BAŞBAKAN"DAN ARTIK ŞAŞIRMIYORUM!

 Başbakan Türk’ ü sevmiyor. Türk tabirini anayasamızdan kazımaya kadar işi götürmüştü. Başbakan Atatürk’ ü sevmiyor. Gazi Mustafa Kemal der, Atatürk demez. Bu sebeple, Anti-Atatürkçü birçok tarikat mensubu ona tapar gibidir. Başbakan Türklerle problemli bir konuyu önce sulandırır, sonra gündemden yavaşça düşürür. Bu en basit taktiktir. Kanı akıtılan Doğu Türkistan için ağzından tek bir kelam işittiniz mi? 1.5 milyon Azeri 20 senedir hala konteynırlarda yaşamaktadır...Attığı adım var mı? Kıbrıs’ da “Çözüme gelindi” deniliyor… Çözümün mahiyeti nedir?   Kırım Tatar Türklerinin Anavatanı Kırım Ruslarca ilhak edildi. Bu konu yüzde kaç olarak gündemimizdedir? Kürde, Araba açık olan sınırlarımız Türkmenlere kapalı...Soydaşlar Irak içlerine kaçıyorlar. Gazze, Filistin toz bulutları içinde Türkmen feryadı akla dahi gelmemekte... Bunlar Türk’tür… Kanımız, etimiz, parçamızdır. Oysa… Başbakan mikrofonu eline aldığı zaman şu iki hususa yüksek vurgu yapar ve çokça da alkışlanır: Biri, “Kardeşlerim!” Biri, “ Biz Yaradılanı severiz Yaradandan ötürü!” Sanırsınız ki adam bir melaike! Amma ve lakin! Soydaşlar bu iki cümleden de muaftır. Sevgi, ilgi ve celallenmek kapsam alanı içine Türkler giremiyor. O Türkler şarklı, garplı, şimalli, cenuplu olsalar da fark etmez... Kaderleri aynıdır. Uzak durmanın bir kolayını bulmuş zahir: “Bana Türk milliyetçiliği ile gelmeyin” “Bana Türkmen milliyetçiliği ile gelmeyin” Ya ne yapacaklar? Türkçesi, “Türk iseniz hiç gelmeyin!” Yahu insanlar ölüyor, yok oluyor, vatanları, elinden alınıyor… O hala,  ideolojik sütre peşinde... Onun için Türklük adına bu dönem, en talihsiz dönemdir. Onun için dış ülkeler bize itibar etmez, saygı göstermez. Cumhurbaşkanı olmak istiyor. “Milletin adamı” yaftası boynunda… Hay hay! Ama hangi milletin adamı olduğunu bilmek Türk olan milyonların hakkıdır. Bendeniz,  enine boyuna tartıp, ölçüp biçebildiğim için diyorum ki: Başbakandan artık hiç şaşırmıyorum.