ATALARLA ÖVÜNMEK

Bize ışık olacak olan; Kürşad´la, Fatih´le, Mustafa Kemal´le övünmek değildir yalnızca, aynı zamanda onları öğrenmek, tanımak ve onlara benzemektir. Hiç kitap okumadan, araştırmadan, kendini geliştirmeden, milletine hiçbir fayda sağlamadan ilimden ve bilimden uzak kalıp, vakitlerini daima kafelerde ve eğlence merkezlerinde heba eden gençler, hiçbir şey yapmadan da tarihine, atalarına, ırkına ve milletine ihanet edilebiliyor olduğunun kanıtıdır. Milletine hiçbir fayda sağlamayan bireyler, vücuttaki kangren parmağa benzerler. Sürekli duyarız, ?´Ben Kürşad´ın torunuyum, ben Fatih´in, Atatürk´ün evladıyım´´ naralarını. Fakat o büyük şahsiyetleri örnek alanlara, onlara benzeyenlere çok nadir rastlarız. Sen söylüyorsun, ?´Ben Kürşad´ın, Fatih´in, Atatürk´ün evladıyım torunuyum´´ diye, peki hak ediyor musun, onların torunu olmayı? Onlar, varlıklarını, Türk varlığına armağan etmişler, sen de yaptın mı bunu? Eğlence, keyif ve şahsi ihtiraslarından vazgeçip, kendini Türklüğe adadın mı? Yoksa keyfin, eğlencenin peşine mi düştün? Eğer ki Türklüğü yükseltme yolunda değil de şahsi ihtiraslarının peşinde gidiyorsan, senin ?´Ben Kürşad´ın, Fatih´in, Atatürk´ün torunuyum demeye hakkın yoktur. Türklüğü yüceltecek olan ancak Türk Milletinin fedakârlıklarıdır. Türklüğü yükseltenler; karşılaştıkları zorluklar ne olursa olsun pes etmeyenler ve bu kutlu davada hiçbir fedakârlıktan kaçınmayanlardır. Yapılan kahramanlıkları anlatmak kolaydır fakat kahramanlık yapmak zordur. Türk ırkı varlığını; daima diken üstünde ve ölümle kucak kucağa yaşamış ve Türk için can vermiş atalarına borçludur. Bu yüzdendir ki her Türk borçlu doğar fakat bu borç maddiyatla ödenebilecek bir borç değildir; Ne zaman varlığını, Türk varlığına adarsın, ne zaman Türk için her türlü fedakârlığı göze alırsın işte o zaman borcunu ödemeye başlarsın. Türk yurdu; kan dökerek, canlar feda edilerek alınmış bir yurttur ve bu yurtta yaşamanın bir bedeli vardır. Atalarımıza olan borcumuzu ödemenin tek yolu; hiçbir fedakârlıktan kaçınmayarak Türklüğü yükseltme yolunda ilerlemektir. Türk Genci, atalarına olan borçlarını bilmeli ve milletini yükseltmek için şahsi ihtiraslarını arka plana atmalıdır. Varlığını, Türk varlığına adamalı ve Türk´ü yükseltmeyi bir görev bilmelidir. Bu bilinç; Türk milletini ebediyen ayakta, dinç ve diri tutacak bilinçtir. Vatan kahramanı olacak yiğitler ve vatan haini olacak et ve kemik yığınları kendilerini küçük yaşlarda belli ettiler. Vatan kahramanları, tüyleri diken diken buğulu gözlerle ve çatallaşmış sesleri ile istiklal marşını haykırırken, hain olacaklar ya okuldan kaçtılar ya gülüp eğlendiler ya da sustular. Tüyleri diken diken olan, gözleri buğulanan çocuklar büyüdü; Fırat Çakıroğlu oldu, Ömer Halisdemir oldu, Eren Bülbül? oldu. Türk´ün büyük tarihine konu oldu, milletine örnek oldu, gelecek nesillere örnek oldu. İstiklal marşından kaçanlar ise dağda leş oldu, bozkurtlarımıza yem oldu. Adi oldu, dönek oldu ve nihayetinde yok oldu.