ANAYASA DEĞİŞİMİ BİR İHTİYAÇ MI?

Daha mükemmel olmak şartıyla anayasalar yenilenebilir. Allah önce Tevrat´ ı, sonra İncil ve en son Kur´ an-ı Kerimi göndermiş. Kur´ an, kendinden evvel gelen kitapların tamamlayıcısı, doğrulayıcısı ve yenilikleri beraberinde getiren bir görevle geliyor. Yeni anayasalar; yeni nüfusa, yeni dünya düzenine, yeni haklara göre elbette bir ihtiyaç; bu anlamda yenisine kafa yorabilir, teklifler ileri sürebiliriz. Başkanlık sistemi ise apayrı bir konu! İktidar partisi için Başkanlık, ?vazgeçilmez? şartların ilkidir. O olmazsa yeni anayasa teklifinin gündeme gelip gelmeyeceği de belli değil. Sn. C. Başkanı, 81 ili gezerek başkanlığın faziletlerinden bahsedecekmiş. Birçok AK Partili ile Başkanlık nasıl bir şey, modeliniz var mı şeklinde konuşuyorum. İnanın cevap alamıyorsunuz çünkü hakkında çok az şey bilinmektedir. Buna rağmen yine herkes başkanlık şart demekten de beri durmuyor. hata nerede o zaman? hata, içeriklerden mahrum olunmasıdır. Yaldızlı bir şişeden bahsediliyor ama içinde ne olduğundan söz edilmiyor. Konu bu kadar mühimse muhteva da şart! Meselenin oldu bittiye getirilecek yanı yoktur. Mevcut anayasa için, ?12 Eylül ürünüdür? demek yeni anayasaya için haklı gerekçe olamaz. AK Parti tarafından hazırlanan taslakta ?Türklük? kavramı da meçhuldür. Başkanlık sisteminde dünyada mevcut modellerden biri mi örnek alınacak, yoksa kendimiz mi bir şeyler üreteceğiz, bunlar da belirsizdir. Tüm bu belirsizlikler ortada iken illa ki yeni anayasa ve başkanlık gelsin demekle çok vahim hatalar yaparız. Mesela; Yeni anayasada Meclis nasıl bir meclis olacak? Yeni anayasada yargı bağımsızlığı konuşulmuyor? Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş´ın çizdiği hududa bakalım: ?Yargı elbette bağımsız olmalı ama o yargı milli iradenin üstünde olmamalıdır? Oysa adaletten öte hiçbir şeyin olmadığını hepimiz biliyor, Padişah yargılayan mahkemelerin varlığını bir gurur timsali olarak hafızalarımızda saklı tutuyoruz. Efendim deniyor ki, yeni anayasayı üniversite, medya, sivil toplum kuruluşları? Herkes tartışmalı, ortaya bir şeyler koymalıdır. Amenna? Ancak, şu soruyu da sormak gerek: Yeni anayasa kimin rızasına uygun olacak; milletin mi, şahsın mı? Velev ki, tüm tartışma ve müzakereler sonunda başkanlık sisteminin doğru olmadığı sonucuna varılırsa Sn. C. Başkanı buna rıza gösterecek mi?   Bu tablodan demokratça bir sonucun çıkmayacağı açıktır. Anayasa değişimleri şartlara göre her dönemde ihtiyaç olduğu elbette bir gerçek ancak bunun için hür irade kullanımı da bir o kadar hakikattir. Aksi halde dayatmalarla alınacak neticenin milli irade ile uzaktan yakından alakası olmayacağı aşikardir.