ANA CADDEDEN SAPARSAN?
Anayasadan saparsan başımıza gelmeyen kalmaz...
Anayasa ancak milletin iradesini kullanan TBMM eliyle değişime uğrar.
Başka yolu, darbedir...
Anayasa ana cadde demektir.
Meşru yollardan saparsan rantiyecilik zuhur eder.
Adları; mafyacı, üçkâğıtçı, dolandırıcı, hain ve şerefsizdir...
Eline geçirirse beytül mali gözünü kırpmadan vizdansızca, hiç gocunmadan yağma ederler.
Bunların galebe çalmasından ne pahasına olursa olsun kendimizi muhafaza etmeliyiz.
Selametimiz için tek bir başvuru noktamız var, tek bir istinatgahımız, tek bir can kurtaran simidimiz var; bunun adı: Anayasa´ dır
Birbirine rakip siyasi partilerin sokakları hep bu caddeye nazar edecek, bu zeminde tezahür eden tüm düşünceler bu caddeye bağlanacaktır.
Eline gücü geçiren ister asker olsun, ister sivil, gerçek değişmez.
Keyfe göre veya birileri istedi diye; hiç bir güç kendi sokağını caddeye, caddeyi sokağa tebdil eyleyemez.
Olmuyor değil... Oluyor, ama buna tevessül edenler başını belaya sokmuştur.
Nedir bu ana cadde?
"I. Devletin Şekli: Madde 1: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri: Madde 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.
III. Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti.
Madde 3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ayyıldızlı al bayraktır. Milli marşı ´İstiklal Marşı´ dır. Başkenti Ankara´dır.
IV. Değiştirilemeyecek hükümler:
Madde 4- Anayasanın 1´inci maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2´nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3´üncü maddesindeki hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez."
İlk üç maddeyi değiştirmek bir tarafa teklif yapmak dahi anayasal suçtur.
Dünden bugüne hep anayasaya riayet edilseydi hiç bir darbe veya teşebbüsü olmazdı.
MGK kararlarının değişmez iki temel ayağı, İrtica ve Bölücülük idi.
Şimdi ben yakın yıllarıma kadar şu mürteci, irtica olayını kavramadan yaşadığımı fark ettim. İrticanın tehlikelerle dolu devasa derinliklerini görmek lazımmış. Bu doğrultuda; MGK, hemen her toplantıda irticayı ?birinci", bölücülüğü ?ikinci" tehdit sayarken kızıyorduk.
Birçok samimi Müslüman; irtica olayına Müslümanların hakları mı kısıtlanıyor, dinsizlik mi özendiriliyor gözüyle bakıyorduk. Zamanla anlaşıldı ki, MGK bu konuda çok daha fazla tecrübeli, çok daha fazla kemal sahibi imiş.
Müslümancıklar(!) Türklük, Atatürk, Cumhuriyet kavramları üzerinde ve aleyhinde niye duruyorlar? Kökleri bizden olsaydı mutlaka bu değerleri severdi. Bunları düşündüm, tarttım ve muhasebesini yaptım. MGK, 1923´ den beri aynı konu üzerinde sabitlenmiş gibidir. (Kamuda ve okullarda kılık - kıyafet kazanımı ile kamu personelinin namaz kılmasına dair serbestiyet kazanımı doğrudur ve insan haklarına girer)
Bir şey daha var ve bugün ikide bir gündeme getirilmeye çalışılıyor: Türklük ve vatandaşlık!
Anayasamızın 66 maddesi çok çok mühimdir ve bu meseleyi şöyle çözmüştür:
?Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.?
Bitti!
CNN´ de bir reklam spotu dolaşıyor, sosyal paylaşımlarda rastladım.Spot reklamın arka planında dalgalanan bir Türk bayrağı ve alt kısmında da, ?Ne Mutlu Arabım?, ?Ne Mutlu Gürcüyüm?, ?Ne Mutlu Kürdüm...? vb. laflar var.
Noldu anayasal düzene, neden kafalar, akıllar bulandırılıyor, şu nazik dönemde bu spotun anlamı nedir?
Bir malın sonradan çok sayıda sahipleri çıkmaya başlarsa orada artık dirlik, birlik, düzen, adalet, hukuk arama! Çünkü bunların her biri anayasal düzene birer tehdit ve düzene çomak sokmaktan başka bir şey değildir.
Bugün darbe girişimini ret ediyoruz ama ne diyoruz her haberde, her hamlemizde:
-Anayasal düzeni bozmaya, yıkmaya kalkmak ve kalkışmak!
Evet, bu suçun niteliği bu kadar ağırdır.
Kim/kimler teşebbüs ettiyse şüphesiz yargılanacaktır, lakin sadece teşebbüs yetmiyor, zemin hazırlamak da ağır bir vebaldir.
Tarladan alacağın mahsul ektiğin tohumun karşılığıdır.
Bu anayasa yürürlükte iken darbe girişimi olmuş...
Bu anayasaya göre darbe boşa çıkarılmış...
Ve... Bu anayasaya göre de hesap sorulacaktır.
Kısaca, Anayasa bize ana cadde olmalı, başka bir arayışa girilmemelidir.
Biz anayasaya uyarsak o bizi her zaman kurtarır.