Hindular iki kaşın arasına bir üçüncü göz koyarlar.
Kırmızı bir benektir... Yakın zamana kadar sebebini düşünmemiştim.
Ama demek isteniyormuş ki:
Senin iki gözün var ama yukarıda seni izleyen bir göz daha var...
O; seni takip ediyor, kontrol ediyor; yani davranışlarına dikkat et!
Birbirine baktıklarında insan üçüncü gözü görüp daha iyi oluyormuş.
Şimdi siyasete atlayalım:
Halk şu anda iki cami arasına sıkışmış durumda...
Sağına bakıyor AK Parti,
Soluna bakıyor CHP.
MHP ise AK Parti limanına sığınarak rolünü tamamladığını beyan ediyor.
Bu hallerden dolayı vatandaşa bir üçüncü göz gerekli hale geldi.
Dinimizde bile Araf Meydanı adıyla bilinen bir üçüncü mekân var.
Araf nedir, hangi işlevi yapmakta?
Mahşer günü toplanacağımız alandır, meydandır.
Hesap görüldükten sonra cennetine veya cehennemine gireceğiz.
Adam AK Parti´ den bıkmış usanmış; 15 senedir ben de metal yorgunu oldum, diyor.
Fikriyatından dolayı da CHP ye gitmek istemiyor.
N´ apacak bu şahıs?
3. kapı yoksa ya bulunduğu partide parazit olarak kalacak veya siyasete küsüp kenara çekilecektir.
Tek başına hükümet olma umudunu yitirmiş bir vatandaş CHP´ den ayrılacak ama AK Parti´ ye de gitmek istemiyor.
2000´ de doğanlar bugün 17 yaşında...
2019 seçimlerinde oy kullanacak yeni neslin kafasında ya Recep Tayyip Bey, ya AKP var.
Hem demokrasi için, hem yeni ufuklar için, hem tüm zihinlerin sirkülâsyonu için bir üçüncü göze ihtiyaç var mı, yok mu?
Meral Akşener olayına biraz da bu açıdan bakmak zorundayız.
25 EKİM, böyle bir ihtiyacın tezahür edeceği gündür.
Ve bu tür siyasi tecelliyata, ?geç kaldı? bile diyebiliriz.
Ama temenni edelim ki o gün her şey daha iyi olsun.