AK PARTİLİLERİN ÖNÜ AÇILMIŞTIR

Şaka gibiydi  sanki, o gece hiç kimse darbe olduğuna inanamadı. 15 Temmuz gecesinden söz ediyorum. Emareler zayıf, geleneksel yöntemlere benzemiyordu. Hükümet asker içinde küçük bir gruptan söz ederek ?Kalkışma var? Diyordu. Hafifçe bir söylemdi. Yukarılardan mesajlar gelmeye başlayınca işin ciddiyeti anlaşılmaya başlandı. Ve valilik binası önüne aktı halk. Üzerinden 2 gün geçti. TV´ ler çok yeni şeyler söylüyor şimdilerde... Karargâhlarda çatışmalar yaşanmış? Genel Kurmay Başkanımız 11 saat rehin alınarak işkenceye tabi tutulmuş. Boğazında belirgin olarak derin izler var. Darbe ciddi olarak planlanmış. C. başkanımız Marmaris´ den kalkıyor, havada 1 saat tur attıktan sonra İstanbul havalimanına inebiliyor. 1. Ordu Komutanının güvenceli telefonu olmasaydı neler yaşanacaktı acaba? Bu çok ciddi bir iş! Detayların çok daha fazlası ileride ortaya dökülecektir. R. Tayyip Bey o gece yakın bir dostunu da oğluyla birlikte kaybetmiş... Cenazesinde boğazı düğümlendi, hıçkırıklara boğuldu, özür dileyerek konuşamayacağını söyledi. Çok zor bir durum herkes için! C. Başkanımız gerçekten saf adammış? Arkasında olan asker yaveri bile gözaltına alınanlar listesinde olduğuna göre daha ne diyelim? İnanıyor, inandırılıyor; güvenç besliyor, çabuk inanıyor, kuşkulanmıyor. Tevekkeli değilmiş zaman zaman "Kandırılmışız" İtirafında bulunması... Empati yapıyorum, ben de çok kanan, çok aldanan biriyim. Çabucak ve her defasında kandırılan bu tip insanlara saf  temiz denir. O gece, Marmaris´ deki yazlığından İstanbul´a uçakla gelirken diyor ki: ?Herhalde ayrılışımızı hesap edemediler? Haklı! Çünkü konakladığı yer 45 dakika falan sonra bombalanmış. İstihbarat zafiyeti var mı diye düşünmek gerekir, fakat MİT Başkanlığında çatışmaların yaşandığı haberlerini dinleyince planlamaki gizlilik yabana atılır gibi değil. Nasıl bir ülkeyiz yarabbi! Taze bir anım var: Ben 10 gün evvel Semer Köyünde iken bir akşam yemeği sofrasında sohbetler ettik. Orada Selim diye bir genci tanıdım. Sempatik, konuşkan, heyecanlı bir AK Partiliydi. Fanatik kelimesi bile az gelir... Ankara/Kazan´da mukim bir dost! Dün öğrendim ki o genç 5 Temmuz gecesi , TBMM´ ye gidenler arasında ve helikopterden açılan ateşle ensesinden vurulmak suretiyle öldürülmüş. Asker bizim askerse niye halkın üzerine ateş açılıyor? Memleket nasıl normalleşecek bundan böyle akıl erdirmek zor. Ne asker askerliğinden, ne polis polisliğinden, ne yargı yargıç oluşundan memnun! Toplum katmanlarında derin çatlaklar oluştu, huzur bozuldu. Bu işlerin düzelmesi mümkün olabilecek midir bilmiyorum ama bildiğim bir şey var: Yorum gücünü büyük oranda yitirmiş olmam! Ancak bir önemli husus var ki lütfen altını çiziniz: Siyaset arenasının sahipleri bundan böyle AK Partililerindir. Peygamber Efendimizin bir hadisi geldi aklıma; şöyle buyuruyor mübarek: "Türk dilini öğreniniz zira hakimiyetleri uzun sürecektir" Kardeşlerimizin önleri 15 Temmuz vizesi ile açılmıştır. Londra asfaltı gibi taşsız dikensiz yola kavuştular. Bundan böyle; siyasi ikballerini düşünebilir, hesap kitaplarını rahat yapabilirler. Hatta yeni yüzler, gençler başka kapılarda dolanmayıp bu partimizde yerini almaya şimdiden baksınlar! Hak ettiler mi? Evet ettiler... 15 Temmuz gecesi dahil sokaklara dökülerek, sonrasında da "Demokrasi nöbeti" tutarak hak ettiler. Yani... Su bulunmuştur.  Çarkı döndürecek güçlü suya kavuştular. Bu bereketleri inşallah herkese yansır.