İbrahim BİRELMA- Osmanlıca’da “Eşşeref-i mekân bil mekin” deyimi, “Kentler, mekânlar içinden çıkardıkları ya da birlikte yaşamış oldukları kişi ve olaylarla şereflenirler” biçiminde açıklanabilir.

Çanakkale Zaferi'nin öncesi 19. Fırka ve 57. Alayın kuruluş döneminde Tekirdağ önemli rol almış bir bölgedir. Yarbay Mustafa Kemal Sofya'dan Tekirdağ'a gelip 2-23 Şubat 1915 tarihleri arasında Çanakkale Destanının yaratılmasında büyük rol oynayan 19. Fırka (Tümen) ve onun şanlı 57. Alay'ının kuruluşunu sağlamıştık. (Kenan Oflaz, 100. Yıl Anısına Uluslararası Çanakkale Savaşları'nda Tekirdağ Sempozyumu, Toprak Ofset, Nisan 2015, Tekirdağ) 27 Ekim 1913'de Sofya Ataşemiliterliği'ne atanan Atatürk, 3. Kolordu'ya bağlı olarak Tekirdağ'da teşkil edilecek 19. Tümen Komutanlığı'na 20 Ocak 1915'te atanmıştır. (Prof. Dr. Utkan Kocatürk, Araştırma Merkezi, İkinci Basım 2007, Ankara). 3. Kolordu'ya malzeme taşıyan küçük bir gemi ile 1 Şubat 1915'te Tekirdağ'a gelen Mustafa Kemal, 19. Tümen'i kurma çalışmalarına başladı, ertesi gün tüm subayları toplayarak; "Bir ordunun ruhu subaylardır. Subay ne kadarsa ordu da o kadardır. Orduyu subay yapar. Askere örnek olun, kendinizi iyi yetiştirin. Sırf asker bilgiyle iyi asker olunmaz. Okuyun, sanata ilgi duyun, hayata bakın, düşünen asker olun. Hepinizden askerlerinizin ruhunu, beynini yurt sevgisiyle kararak, bilgiyle donatarak eğitmenizi istiyorum. Gözüm her an üzerinizde olacak! Görevde yanlışlığı bağışlamam, bağışlayamam!" sözlerini dile getiriyor, tümenine ilk emrini vermiş oluyordu. (Yüzbaşı Murat Altuntuğ, Çanakkale Savaşları'nda Tekirdağ, Nisan 2015). 19. Tümen çalışmalarını tamamlayıp, 25 Şubat'ta Maydos'a (Eceabat) intikal etmiştir. İtilaf devletleri 19 Şubat 1915'ten beri denizden Çanakkale Boğazı'nı zorlamaktaydılar. Müstahkem Mevkii Komutanlığı düşman kuvvetlerinin karaya çıkarma yapma ihtimali karşısında savunma görevini 19. Tümen'e vermiştir. (Elif Baksı, Tekirdağ Şehir ve Kültür - 2, Aralık 2017, Tekirdağ) Atatürk, 30 Mart 1915 tarihinde yazdığı mektupta şöyle diyordu: "Vaziyet Çanakkale Boğazı'nda biraz kritik bir hal alınca, Rhodosto (Tekirdağ)'ya gidip orada bulunan bir tümenimizin kumandasını üzerime almamı isteyen gayet acil bir telgraf emri aldım. 24 saatte Rhodosto'da hazırdım ve oluşturduğum tümenle Maydos (Eceabat)'a gitmek ve orada bulunan bütün kuvvetlerin kumandasını üstlenmek emrini aldım. Bu kuvvetler, Çanakkale Boğazı'nı müdafaa eden iki topçu tümeniydi. Bir aydır buradayım ve Çanakkale Boğazı'nı Müttefiklerin çıkarma teşebbüsünde bulunan donanmalarına ve kuvvetlerine karşı müdafaa ediyorum. Bu an'a kadar hep başarılı oldum ve kuvvetle ümit ediyorum ki daima başarılı olacağım" (Madam Corinne'e Mektup, Atatürk'ün Bütün Eserleri, Cilt: 1, Kaynak Yayınları, Birinci Basım, Ekim 1998). Atatürk'ün Çankaya'da Tekirdağ Heyetini kabulünde söyledikleri. "Trakya'nın güzel ve sevimli bir parçası olan Tekirdağ'ının bende ayrı ve tatlı bir hatırası saklıdır. Harbi Umumi esnasında 19. Fırka Kumandanlığını Tekirdağı'nda üstlenmiş ve fırkayı teşkil etmekliğim Maydos, Arıburnu ve Anafartalar'daki askeri faaliyetimin esasını teşkil eylemiştir. Yüksek heyetinizle görüşmek suretiyle bu hatırayı canlandırdığımdan, sizlere ayrıca teşekkür eder ve muhterem Tekirdağ, halkına hürmet ve selamlarımın tebliğini yüksek heyetinizden rica ile en müsait bir zamanda ziyaretlerine geleceğimi arz eylerim. (Tekirdağ Heyetine Nutuk, 18 Ağustos 1926, Atatürk'ün Bütün Eserleri, Cilt 18, Kaynak Yayınları, Mart 2006). 19. Fırka'nın büyük zaferlerinin vermiş olduğu güvenle T.C.'nin temellerini atmış olan Atatürk, bir ulusun sadece savaşla değil, eğitimle de kalkınması gerektiğini vurgulamış ve yıllar sonra Tekirdağ'a gelerek (23.8.1928) yeni Türk alfabesinin hamlesine başlamıştır. Kim ne derse desin Atatürk'ün 2 Şubat 1915 tarihinde Tekirdağ'a gelişi Türkiye'nin gelecekteki temellerinin atılımını sağlamıştır. (Yılmaz Akbulut, 19. Fırka ve Tekirdağ'dan Anafartalar'a, Tekirdağ 2010).