Geçenlerde davet üzerine AK Parti Basın toplantısına katıldım. 24 Haziran seçimleri arifesinde yapılan basın daveti elbette bizim açımızdan önemliydi
Geçenlerde davet üzerine AK Parti Basın toplantısına katıldım. 24 Haziran seçimleri arifesinde yapılan basın daveti elbette bizim açımızdan önemliydi. Milletvekilliği aday adaylığı süreci, geleceğe dair vaatler, ekonomide yapılması planlanan hamleler, çiftçinin sıkıntıları, hayvan yetiştiricilerine çare, sanayiciye umut, eğitim, sağlık, vergi affı, emeklilerin enflasyon karşısında eriyip giden maaşlarına yapılacak iyileştirmeler gibi beklentiler içerisindeyken...
Seçim dönemlerinde ne bileyim insan çağrıldığı yere kendini adapte ederek gidiyor. Siyasilerden geleceğe dair yeni sözler duymak isterken eleştiri yağmuruyla karşılaşıyorsanız bir yerde sizin de umutlarınız sönüyor, yok oluyor.
Bugün basın toplantısında 12 yıllık meslek kariyerimde gördüğüm, alıştığım hatta kamuoyunun merakla beklediği tabloyu size aktaramadığım için okuyucularımdan özür diliyorum.
Sabah 10´da başlayan kahvaltıya vaktinde iştirak ettim ve daha önceden belirlenmiş programım dolayısıyla 11.30´da da zorunlu olarak ayrıldım. 1,30 saat boyunca Tekirdağ BB hakkında eleştiri, beceriksizlik, talan, müsriflik, ihaleye fesat karıştırmak gibi kelimelerle daha önceden duyulan, bilinen iddiaların bu kez sözlüsünü dinleyerek geçirdim.
AK PARTİ´NİN VERECEK BİR ŞEYİ KALMAMIŞ!
Verecek bir şeyi kalmayınca insan öfke dilini kullanırmış. Sn. Bahçeli usulü formül üreten AK Partili yöneticiler, ses tonu yüksek bir siyaset tarzı benimsemiş görünüyor. Benden hatırlatmak olsun: Bu formül tutsaydı, 16 yıldır iktidarda Sn. Bahçeli olurdu?
Efendim yeni formül şu:
5 Katrilyon bütçe= Sonuç: 3Ç / 1T (Çöp, Çukur, Çamur, Toz)
TBB Görev süresi: 4 / Vatandaşın aldığı hizmet:0
Sayın Albayrak bu iddialara gerekli gördüğü takdirde cevap verecektir.
Bir vatandaş olarak Cumhuriyet tarihinde almadığı hizmetleri 4 dört yıl gibi kısa sürede alan, gayret gösteren bir belediye için Tekirdağ´a hiçbir şey yapılmadı demek vicdanımı rahatsız eder.
Madalyonun diğer tarafına gelelim:
*16 yıldır aynı partinin hükümetleri tarafından yönetiliyoruz; buna göre:
*Sanayici kıvranıyor,dolarla hammadde ithal ediyor, TL ile satmaya çalışıyor.
*Enerji üreticilerinin başına urgan geçirilmiş iş bastıkları sehpaya tekme atmaya kalmış.
*Memurun yüzü sadece Erbakan döneminde %100 zam ile güldü.Yani Yüzyılın mağdurudur memur.
*Sağlık sektörü halen yabancıların/ülkelerin kontrolü altında; 16 yıldır bu sektörde yerli ve milli olamadık. Diledikleri gibi ülkemizde at koşturuyor, ilaç ve tıbbi malzemede spekülasyon yapabiliyorlar.
*Tarım sektörü Rusya´nın domates serbestîsine mahkûm edildi. ?Rusya 4 firmaya daha domates ihracatı için yeşil ışık yaktı? haberleri koca koca tv ve gazetelerde manşet olabiliyor. Tarım sektörü 16 yıl öncesinde kendi kendine yeter vaziyette iken şimdi Gübreye özel tüketim vergisi bindirmesi ile ağır bir darbe daha yemiş vaziyette.
*Hayvancılık sektörüne gelelim; daha geçen gün, bir süt üreticisi, süt güğümlerini Ziraat Bankası önüne boşaltırken, ?Borçlarımı ödeyemiyorum!? diye feryat etti. 16 yıldır yanlış uygulanan politikalar neticesinde et, yem, ot ve saman ithal eder duruma geldik.
*Meralar, 2B kapsamında yandaşa cevizlik diye dağıtıldı, teşvikler verildi.
*Eğitim sektöründeki başarı İmam Hatip Liselerinin artışına endekslendi. Bakın bilmem kaç bin derslikli okul yaptık lafları var ya, o okulların 3/2´si İmam Hatip Lisesidir. Müfredat, sınav sistemi ve sendikal gasplara zaten hiç girmiyorum, çünkü hiç birimiz altından kalkamayız. Sonuç: 16 Yılda iflas eden, bir öncekini ret eden eğitim sistemleri ve kafaları çorbaya dönen çocuklar.
HADİ BUNLAR ULUSAL KONULAR BİZ YERELİZ DİYORSUNUZ, SIRALIYORUM:
*2009´dan bu yana her seçimde temeli atılan ama bir türlü inşaatı başlamayan Şehir hastanesi. (Geçenlerde çalışma başlatıldı, umarım seçim için göstermelik değildir).
*1990 lı yıllarda temeli atılan ve kabası biten Kültür Sarayı inşaatı nihayet 2015 yılında tamamlandı derken, boş vaziyette 3 yıldır yine çürümeye terk edildi.
* Tekirdağ´da yeterli sayıda spor tesisleri yok, stadyum yok, spor salonları yeterli değil, antrenman sahaları yetersiz, dövüş sporuyla uğraşanlar sığıntı gibiler.
*Marinamız hala muamma,
*Hastanelerde doktor yetersiz, randevu sistemi günler hatta haftalar sonrasına randevu veriyor, Araştırma hastanesinde sağlık raporu alamıyorsunuz vatandaş Edirne´ye gidiyor.
*Naip Barajı tamamlanalı 3 yıl oldu ama şehre su gelmedi henüz. Nehirlerimiz hala zehir akıyor?
16 yıldır vatandaşa, ?Paris olacağız vaadi? yapıldı; nerede o Paris?
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi 4 yılda neden sıfır çekti(!) yetkili ağızlar isterlerse cevabını verirler.
Bizler bu gerçekleri yaşıyoruz şu an.
Basın toplantılarına her defasında yeni umutlarla gidiyoruz ama tümü eleştiri olan açıklamaları duyarak geri dönüyoruz.
Bu usulün artık değişmesi gerektiğine inanarak sizlere düşen sorumlulukları hatırlatmak istedim.