TÜRK DÜŞMANI OLSAM NE YAPARDIM
Ben bir Türk düşmanı olsaydım; öncelikle, bunu asla belli etmezdim. Hatta, millete öyle sevgi, şefkat dolu sözler söyler, milletin kolay kanan kısmının kalbini öyle fethederdim ki en az milletin %50´sini kendime asker ederdim. En açık hataları, yanlışları, gafletleri bile görmezden gelirler, görenlere de savaş açarlardı. Vatansever birey olmanın ilk şartının beni sevmek olduğunu kabullendirirdim. ?´Kimse bana muhalif olan, haindir.´´ Derdim. Öyle ki milleti paramparça eder, bin bir parçaya bölerdim. İnançlı-inançsız, az inançlı-çok inançlı, Alevi-Sünni, İzmirli-Konyalı? koca bir milleti birbirine kırdırırdım. Bununla da kalmazdım.
Sonra, bir milleti çökertmenin ilk şartlarından birinin, o millete geçmişini unutturmak olduğunu bildiğimden, cumhuriyetin kurucularına karşı nifak tohumları ekerdim. Nice savaşlar vermiş, badireler atlatmış devlet kurucularına hakaret eder, hakaret edenlere arka çıkardım. Milli bayramlarını yasaklar, kutsallarına ve tüm manevi değerlerine alenen karşı dururdum. Bunu alenen yapardım fakat kimse sesini çıkaramazdı. Çünkü ben çoktan devletin tüm birimlerini yandaşlarımla doldurmuş olurdum. Bakanlıkları, müfettişlikleri ve tüm kurumları yandaşlarımla doldurdum. Hatta, inanması güç gelecek ama şöförümü bile milletvekili yapardım.
Yetmez! Tek bir fabrika kurmaz, olanları da satardım. Tarımı, hayvancılığı, bilimi, ilimi asla desteklemez, daima karşısında dururdum. Daha başka şeylere gerek yok aslında, ekonomisi, ilmi, bilimi yok olmuş devlet, çoktan batmaya yüz tutmuştur. Ama yetmez! Emrimde olan televizyon kanallarında İsrail´e, Ermenistan´a, Arap´a söver, ertesi gün de vatan topraklarını parsel parsel Arap´a, İsrail´e, Ermeni´ye satardım. Ekonomiyi mahveder, yoksul bir Türk Milleti yaratırdım.
Kültürde, sanatta, sporda, eğitimde ve hukukta geri bir Türkiye inşaa ederdim. Ama yetmez!
İlim, bilim insanlarını, akademisyenleri, öğretmenleri dahası, aklınıza millete fayda sağlayan kim varsa içeri tıkardım. Düşünce özgürlüğü diye bir şey söz konusu bile olamazdı.
Tüm bunları öyle ustaca yapardım ki; milletin büyük çoğunlu bunları görmez, hatta benimle iftihar ederdi. Her şeyin farkında olanların ise seslerini bile çıkarmalarına müsaade etmezdim. Zaten, hali hazırda savaşmaya hazır ?Yüzde ellim´´ bulunuyor olurdu.
Türk Milliyetçiliğini ayaklar altına alırdım.
?´Türkçülük yapamazsın, Türkçülük, bölücülüktür.´´ Derdim.
Limanları, milli kurumları, bağı, bahçeyi? aklınıza ne gelirse satardım. Ve koskoca Türk Milleti´ni perişan ederdim.
** **
Ama bilmezdim ki bir gün bir Mustafa Kemal gelir, saltanatımı başıma yıkar, benden tüm bunların hesabını sorar. Bilmezdim ki bu memlekette Mustafa Kemal´ler bitmez.
** **
Koskoca bir memleketse yanan,
Bazı başlar dikilir elbet!
Damat Ferit´lere kalmışsa meydan,
Bir Mustafa Kemal çıkar elbet?