(SÖZDE) TÜRKİYE İTTİFAKI  Bana sorsanız ki, ´´Dünyada, söylemleri ve eylemleri daima birbiriyle çatışan siyasi parti hangisidir?´´ diye, hiç tereddüt etmem, ´´Ak Parti´´ derim. Zerre tereddüt etmem. Neden mi? Çünkü herhangi bir AK Parti yöneticisinin konuşmalarını dinlerken, ben kusur aramıyorum, o kusurlar kendiliğinden benim kulaklarımın içine giriyor. Bugüne kadar edilmiş tüm gafları yazmak isterdim fakat bunları yazmaya ne benim ömrüm yeter ne de okumaya sizin gözleriniz dayanır; zaten fazla da uzatmamak gerekir, malumunuz, artık kağıtlar altın değerinde; kağıt fabrikasını da sattılar, 3 kuruşa... Geçtiğimiz günlerde, AKP lideri ve Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, yeni bir ittifaktan bahsetti, ´´ Türkiye İttifakı´´. Fakat ben bu söylemin samimi ve içten olduğuna inanmadım. Çünkü hiçbir şey bir anda oluşmaz, her sonuç, bir sürecin parçasıdır. Sayın Erdoğan´ın, bugün bir Türkiye ittifakı ilan edebilmesi için bugüne kadar bu ittifak uğrunda çok çalışmış, çaba sarfetmiş olması gerekirdi. Örneğin, Sayın Erdoğan´ın, bir Cumhurbaşkanı´na yakışmayacak bir jargonla, ´´CHP pisliktir, CHP çöplüktür.´´ dememesi gerekirdi.  Mitinglerde, televizyonlarda ayrıştırıcı sözler söylenmemesi gerekirdi, daima söylendi. İnsan kayırılmaması, ihalelerin yandaşa verilmemesi gerekirdi, kayrıldı, verdildi. Kan-yakınlık bağına göre değil, liyakate göre iş ehline verilmeliydi. İş ehline verilmezse, kabiliyetsiz ve vasıfsız adamlar bakan yapılırsa, dolar 5 de olur 15 de olur. Yargının bağımsız bırakılması gerekirdi, çiftçiye ´´ Ananı da al git´´ dememek gerekirdi. 1-2 TV kanalı ve gazete haricindeki tüm kanal ve gazetelerin tahakküm altına alınmaması gerekirdi. Hatırlarsanız, geçtiğimiz seçimlerde Meral Akşener´in, Muharrem İnce´nin yüzlerini göremezken, her kanalda Tayyip Bey´i görüyorduk.  ATM memurlarına yıllarca maaş ödememek, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yememek gerekirdi, afiyetle yendi. İnsanlara dinlerine göre değil, ahlak ve seciyelerine göre değer vermek gerekirdi. Herkes müslüman olmak zorunda değildir, kimi deist kimi ateist kimi de budisttir; bu değerlendirme, gericilikten kurtuşmuş, belirli kültür, medeniyet ve zeka seviyesine ulaşmış tüm zihniyetlerin ilkesidir. Toplumu, bizden olanlar- bizden olmayanlar diye ikiye ayırmamak gerekirdi. İnsanların seçim iradelerine saygı duymak, İstanbul seçimlerinde insanlara işini, gücünü bıraktırıp oy nöbeti tutturmamak gerekirdi. Millete, ´´Ey Cehape´liler, ey onlar ey bunlar´´ diye değil, Türk´ün Başbuğu Mustafa Kemal Atatürk gibi ´´Büyük Türk Milleti´´ diye seslenmek gerekirdi.                  Umuyorum ki bir gün ´´Türkiye İttifakı´´ ruhuna kavuşur; AKP´liler, CHP´liler, Müslümanlar, Sunniler diye bölünmez, ´´TÜRK MİLLETİ´´ diye birleşiriz.