ŞEHİD-İ ÂLÂ VE GÂZÎ-İ NAMDAR ENVER PAŞA       Savaş sanatında bir çırak, cesarette ve yiğitlikte fukara fakat hîle ve desisede üstat olan Ermenilerin gerçekleştirdiği katliamlarda hayatlarını kaybeden şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Ermeni soykırımının bir yalandan ibaret olduğunu tarih bilimi ışığında bilmekle beraber, aklımızın ve kalbimizin de bir noktalarında hissediyoruz. Biliyoruz, bir soykırım gerçekleştirmedik ve yine biliyoruz, eğer ki bir soykırım tahakkuk etmiş olsaydı, tarihten bir milletin silinmiş olacağı muhakkaktı. Seçilen yol, soykırım değil, tecritti. Şehitlerimizi anmakla beraber, tecriti gerçekleştiren İttihatçıları anıyorum, saygıyla, sevgiyle, özlemle, minnetle.                         Makedonya dağlarından, Türkistan bozkırlarına kadar çizmesine çamurun değmediği cephe kalmamış, harp içinde yiğitlikle geçen ve şehadetle biten bir hikâye... Bir kahramanlık hikâyesi. Ülkesine ve milletine âşık bir Türk Milliyetçisi, cesaretin vücûd bulmuş hâli, idealleri uğrunda düşman mermilerine göğüs geren Türk kahramanı; Şehid-i âlâ ve Gâzî-i namdar ENVER PAŞA.      1922 senesinin kurban bayramıydı. Günlerden 4 Ağustos Cuma. Her zamanki gibi erkenden kalkan Enver Paşa, askerlerine toplanmalarını emreder. Evlâtlarıyla bayramlaşacak ve evlâtlarına bayram harçlığı dağıtacaktır. Bu esnada, nöbetçi askerlerden biri baskın yediklerinin haberini verir. Gün o gündür; toprak, bir yiğidi daha basacaktır sînesine, bir Türk kahramanının daha bedeni toprakla kavuşacaktır. Gün o gündür ki Enver Paşa´nın kutsal bedeni toprağı şereflendirecektir.      Kutsâlı olmayan, savaş ahlâkından bihaber Rusların planı bellidir. Enver Paşa´nın karargâhı en savunmasız anında basılacaktır; Bayram namazı kılınırken! Fakat hesaplar dakîkaları yakalayamaz. Baskın haberini alan Enver Paşa hemen atına biner ve silâhın patladığı tarafa koşturur. Başta, Rusların her zamanki saldırılarından biri sanılır, bu sebeple pek ciddiye alınmaz. Fakat atışlar öylesine şiddetlenir ki nihayetinde kapıyı çalanın büyük bir tehlike olduğu anlaşılır. Enver paşa bütün kumandan ve askerlerine savaşa katılmalarını emrederken kendisi de düşman mevzilerine doğru atılır. Yeri, kahramanların yeridir; en önde! Damarlarında şerefli Türk kanının ateşini hisseden Enver, karşıdaki mevzilere ulaşınca, elinde kılıcıyla Rusların içine atılır. Birkaç Rus askerini de haklar. Bu süratli ilerleyiş Rus askerlerini şaşkına çevirmiştir. Düşman bu hızlı ilerleyiş esnasında korkmuş ve şaşırmıştır. Onun cesareti, Türklüğün cesaretidir. En önde ilerleyen kahraman Enver Paşa tam bu sırada kalbinden vurulur ve ´´Allah´´ diyerek atından düşer. Tıpkı Kürşad gibi atından düşer ve ölür. Tıpkı Kürşad gibi ölür fakat yenilmez.        Selam olsun Enver´in ideallerine... Enver Paşa´nın fikirleri hayâl değil, idealdir ve günün birinde gerçekleşecektir. Bunun güvencesi, Türk gençliğidir.        Onun bedeni toprak oldu fakat fikirleri, inançları ve idalleri Türk çocuklarının yüreklerinde filizlendi.         Şehid-i Âlâ ve Gâzî-i namdar ENVER PAŞA´yı saygı, sevgi, özlem ve minnetle anıyorum.