MUSTAFA KEMAL PAŞA´YA DÜŞMANLIK EDENLER        Hiç şüphesiz ki o, 10 yılın değil, 100 yılın değil; 1000 yılın adamıydı. Yolları kapatıldı yollar açtı, ordusuz kaldı ordu kurdu, silah yok dendi silah buldu, düşman çok dendi; hepsini perişan etti. ´´ Artık çare yok, Osmanlı imparatorluğu yok oldu.´´ dendi. İşgal edilen büyük imparatorluktan bir Türk devleti çıkarttı. Amansız hastalıklara tutuldu, kaburgaları kırıldı, Trablusgarp´ta yüzü tanınmaz hale geldi, az kalsın bir gözünü kaybediyordu. Fakat yılmadı. ´´Ben hayatımın hiçbir anında karamsarlık nedir tanımadım!´´ dedi, tanımadı. Bir an olsun inancını yitirmedi. Çevresindekilere umut kaynağı oldu.        Baştan başa ateşe verilen köyler, karnı süngüyle delinen hamile kadınlar, duvara çivilenen çocuklar ve daha nice badireler, felaketler...Yanındakiler onu tek tek terkediyor, hürriyet yolunun imkansızlığından bahsediyordu. Fakat o bir idealistti, şöyle seslendi: -?İşittim ki bazı arkadaşlar yoksulluğumuzu bahane ederek memleketlerine dönmek istiyorlarmış. Ben kimseyi zorla Milli Meclise davet etmedim. Herkes kararında hürdür, bunlara başkaları da katılabilirler. Ben bu kutsal davaya inanmış bir insan sıfatıyla buradan bir yere gitmemeye karar verdim. Hatta hepiniz gidebilirsiniz. Asker Mustafa Kemal mavzerini eline alır, fişeklerini göğsüne dizer, bir eline de bayrağı alır, bu şekilde Elmadağı´na çıkar, orada tek kurşunu kalana kadar vatanı müdafaa eder. Kurşunlarım bitince bu aciz vücudumu bayrağıma sarar, düşman kurşunlarıyla yaralanır, temiz kanımı, kutsal bayrağıma içire içire tek başıma can veririm. Ben buna and içtim.?        İşgal edilmiş, sefil, hastalıklardan kırılan bir memleket ve millet aldı eline. Memleketi, 15 yılda 100 yıl ilerletti. Eğitimde, bilimde, sanatta, ekonomide, siyasette ve her alanda bir diriliş harekatı başlattı. Temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti inşa etti. Kalbi Türk Milletine aşk ile doluydu. Türk Milleti için yaşadı, Türk Milleti için öldü. Bir memleket inşa etti fakat saraylarda yaşamadı, yandaş oluşturmadı, yakınlarına ihaleler vermedi milletin hakkını eşine, dostuna yedirmedi. Milletine, ´´Büyük Türk Milleti´´ diyerek seslendi. ´´Ya İstiklal ya Ölüm´´ dedi. Çocuklara bayram ilan etti. ´´Benim sözlerimi değil, bilimi dinleyin!´´ dedi. Ve tarih de onu hafızasına büyük bir asker, siyaset ve fikir adamı diye kaydetti. Tarih ona, ´´Dâhi´´ unvanını hediye etti. Biz de onu çok sevdik, Paşa babamız, Atamız, kahramanız, kurtarıcımız bildik. Her millet bir Mustafa Kemâl´i olsun ister. ´´İsmet Paşa´ya, sen II. Atatürk´sün dediklerinde, ´´Tarih o kadar cömert değildir, Mustafa Kemâl gibi bir dahîyi ancak 1000 yılda bir verir.´´ diye cevap verdi. Her milletin de bir Mustafa Kemâli yoktur. **                                                         **         Bugün, hainlerin, bağnazların, Türk düşmanlarının, haysiyetsizlerin ortak noktası, Atatürk düşmanlığıdır. Öyle büyük bir insan ki Gazi Mustafa Kemâl, ölümünden on yıllar sonra bile bütün kanı bozukları seçebilmemizi sağlıyor. Meydanları boş bulanlar, Atatürk´e saldırarak üstlerine yaltaklık ediyor. Bazen, yüksek makam giydirilmiş düşük profilli bir akıl fukarası çıkıyor, Mustafa Kemâl´in yapmadığını biz yaptık, diyor. Doğru diyor, Mustafa Kemâl´in yapmadıklarını yaptınız, vatana ihanet ettiniz, açlıktan insanları psikolojik buhrana sürükleyip intihara sebebiyet verdiniz, hırsızlık yaptınız, servet edindiniz. Oysa, onun yegane fahri serveti, Türklüğüydü. Kolunuzda haram ürünü milyonluk saatlerle, boynunda idam fermanıyla, Türk Milletine bir Türk devleti armağan eden büyük askere saygısızlık ettiniz! Boynunda idam fermanıyla devlet kuran, Türk evlatlarına Türk devleti armağan eden Mustafa Kemal´in evlatları, elbette bir gün rezil sözlerinizin hesabını soracaktır.        Kurtarıcımız olan büyük Türk Atatürk´e edilen her kötü söz, Türk evlatlarının ruhuna saplanan bir bıçaktır. Beden acıyı unutur fakat ruh unutmaz. Üstlerine yaltaklık etmek için mevki için makam için Atatürk´e saldıranlar, bilmeliler ki her kelimenin hesabı sorulacaktır. ´´Dün yarına benzer, suyun suya benzediğinden çok.´´ Egemenlik Türk Milletinin eline geçtiğinde, Türk Milleti, koşmakta olduğu Türklük şuuruna vardığında, Türk ve Atatürk düşmanları hesap verecekler.