Madame Tussauds
Hiç, bir balmumu figürü yaratmanın ne kadar sürdüğünü ve nasıl başladığını merak ettiniz mi? Veya balmumu heykeli denince aklımıza ilk gelen isim neden, ´´Madame Tussauds´´ oluyor. Ben bunu merak ettim ve Madame Tussaude´u biraz araştırdım.
Anna Maria Grosholtz 1761 yılında Fransa da dünyaya geldi. Henüz 16 yaşındayken ünlü yazar ve filozof Francois Voltaire´in figürünü heykelleştirdi. Tanınmış bir balmumu sanatçısı Dr. Philippe Curtius´ın gündelikçisinin kızı olan Marie´nin çocukluğu Fransa´da geçti. -Bence bu kadar başarılı bir balmumu heykel sanatçısı olmasında Dr. Curtius´un payı büyük?
Heykel yapmayı genç yaşta öğrendikten sonra, 20 yaşında Fransa Kralı´nın kız kardeşine sanat dersleri vermeye başladı ve 8 yıl boyunca ünlü Versailles sarayında kraliyet ailesinin yanında yaşadı ve çalıştı. 1793 yılında Marie ve annesi Taht´a olan bağlılıklarının sorgulanmasının ardından hapse atıldılar. Buna karşın, Marie´nin becerileri ve Dr. Curtius´un Milli Askerler üzerindeki etkisi onları kurtardı. Serbest kalmasının bedeli, giyotin kurbanlarına ölüm maskeleri üretmekti. Maskelerin daha gerçekçi görünmeleri için camdan göz ve giyotinde idam edilen kurbanların dişleri kullanıldı.
Marie, 1795´te Francois Tussaud ile evlendi ve Fransız devriminden kısa bir süre sonra 2 oğlu oldu. Daha sonra Dr. Curtius hayatını kaybedince sergisi Madame Tussauds´a miras kaldı ve o da yeni seyirci arayışıyla Londra´ya yerleşti. Ondan yapılması en çok istenen heykeller arasında kraliyet mensupları, politikacılar, devrimciler ve katiller yer alıyor ve gündem Madame Tussauds Sergisi ile takip ediliyordu.
O günlerde haberler daha çok kulaktan kulağa dolaşarak yayılırdı. Madame Tussauds sergisi ile İngiltere´de gezindiği bu seneler boyunca adeta ayaklı gazete muamelesi görmüş, sıradan insanlarla ünlüleri bir araya getirmesiyle oldukça dikkat çekmişti. Madame Tussauds, Avrupa´da gündelik hayatın içerisinde Fransız Devrimi ve Napolyon Savaşlarını çok iyi bir şekilde sergilediğinden, insanların çok fazla ilgisini çekiyordu. Özellikle Marie´nin ´´Korku Odası Sergisi´´ (bu sanırım sadece Londra´ daki sergide), seyircilerin hayal gücüne dokunan, Dr. Curtius´un ´´Hırsızlar Mağarası´´ndan modellenen tüyler ürpertici bir sergiydi. Madame Tussauds´u dünyaca ünlü bir marka haline getiren ve ölümsüzleştirende bu oldu.
Her bir heykelin en az 4 ay yapım süresi olduğunu düşünürsek gerçekten de o yıllarda çok büyük bir başarıya imza attığını söylemeden geçemiyorum. Figürün kalıbının çıkartılması ve şekil vermesi 4 ay sürüyor. Göz oluşturma sadece 2 gün. Kafaya renk verme 35 saat fakat sahici bir ten renginin oluşturulması için 20 farklı renk kullanılıyor.
Ten rengine yarısaydamlılık, gerçekçi bir doku ve renk katmak amacıyla renk katmanları oluşturmak için yüz kısmında on kat yağlı boya kullanılıyor. Her bir çil, ben, kırışıklık ve gamze olmak üzere tüm ayrıntılarıyla taklit ediliyor. Diğer bir uzun işlem ise saç ekimi. Etik bir şekilde insanlardan elde edilen saçlar teker teker başa takılıyor ve stil vermek için orjinaline uygun kesiliyor. Tüm saçların takılması yaklaşık 6 hafta sürüyor.
Heykellerin boylarını orjinallerinden %2 daha büyük yapıyorlar. Nedeni ise Müze de sürekli ışıklar altında oldukları için balmumu zamanla çekme yapabilir.
250 yıllık görkemli bir geçmişe sahip olan Madame Tussauds markası geçmişten bu güne sanat, spor ve siyaset dünyasının ünlülerine ev sahipliği yapıyor. Müzeyi gezmeye gittiğinizde tarihi bir gezintinin yanı sıra uluslararası müzik, spor ve film yıldızlarıyla da tanışabilirsiniz.
Tüm dünyada sadece 24 şehirde bulunan bu Müze bence gezilmeye değer. Hangi ülkelerde olduğunu merak ediyorsanız şöyle sıralayayım:1. Amerika: Hollywood, Las Vegas, Nashville, New York, Orlando, San Francisco, Washington DC2. Asya: Bangkong, Beijing, Chongqing, Delhi, Hong Kong, Shanghai, Singapore, Tokyo, Wuhan3.Avusturalya: Sydney4. Avrupa: Amsterdam, Berlin, Blackpool, İstanbul, London, Prag, Viyana
Müzelerde Kraliçe Elizabeth heykeli toplam 25 kez sergiye çıkmakla birinci sırada yer alıyor. İkinci ve üçüncü sırada Michael Jackson ve Lady Gaga bulunuyor.
Ben şimdilik Viyana´da Madame Tussauds müzesini gezme imkanı buldum. Diğerlerini de gezmek hedefimde. Heykellerin neredeyse canlı bir insandan farkı yok. Okadar gerçekçi yapmışlar ki, sanki nefes alıyorlar ve gözlerini heran kırpacakmış gibi durmaları gerçekten çok etkileyici. Tamam itiraf ediyorum bir saç veya bıyık çektim, biraz dürttüm onları, arada belki canlılarda olabilir mi diye emin olmak istedim. Heykellerin yanında o anı ölümsüzleştirmek için ve onların dünyasına biraz daha yakından bakabilmek için kullanabileceğiniz aksesuarlarda mevcut. Örneğin Obamaya asistanlık yapabilirsiniz, Michael Jackson ile dans edebilirsiniz, Kralice Elizabethin yanındaki muhteşem taht koltuğuna kurulabilirsiniz. Yada benim gibi hayranı olduğunuz bir aktör ile gözünün içine bakarak bir kahve içebilirsiniz. Dediğim gibi okadar canlı yapmışlar ki gerçek George Clooney ile kahve içiyor gibi heyecanlandım. Kendisinin haberi olmasa da aramızda 40 yıllık bir hatır oldu.