Lozan Barış mı, Hezimet mi?
Yıllardır durmaksızın pompalanan yanlış milliyetçilik propagandası sayesinde günümüzde daha sık sorulmaya başlanan soru.
Ancak; Lozan Antlaşması´na "Hezimet" diyen kişilerin tarih bilgilerinin orta 3 tarih kitapları yerine daha objektif kaynaklardan edinmelerinin zamanı gelmiştir.
En popüler Lozan yalanlarını sıralarsak birinci sıraya gelecek olan hiç kuşkusuz on iki ada yalanıdır. Ege adaları, Balkan Savaşları sırasında Yunanistan tarafından işgal edilmiştir. 12 Ada´da Trablusgarp Savaşı sonunda 18 Ekim 1912´de ki Uşi Antlaşması´yla Balkan Savaşları süresince geçici olarak İtalya´ya bırakılmıştır. 1. Dünya Savaşı ile 12 Ada´da hukuki olarak kaybedilmiştir. Türkiye Lozan´da Meis Adası dışında hiçbir adayı kaybetmemiştir. Dahası Türkiye Lozan´da İmroz (Gökçeada), Bozcaada, Tavşan Adaları ve Asya kıyısına 3 milden uzaktaki tüm adalar ve kayalıkları elde etmeyi başarmıştır.
Gelelim ikinci büyük yalana; Musul ve Kerkük neden Misak-ı Milli sınırlarında kalmadı? Her şeyden önce Musul Lozan´la kaybedilmedi. Musul 10-11 Kasım 1918´de İngilizler´ in eline geçti ve kaybedildi. Lozan´da Musul meselesi taraflar arasında çözüme kavuşturulamayınca görüşmeler sonra devam edilmesine karar verildi.
Lozan´dan sonra Musul çözüm sürecine girdiğinde İngiltere´nin doğuda desteklediği Nasturi İsyanı (1924) ve merakla beklediği Şeyh Sait İsyanı(1925) çıktı. Her iki Kürtçü İsyan Türkiye´nin Musul konusunda elini zayıflattı. İngilizler Lozan görüşmeleri sırasında henüz Boğazları boşaltmadılar. Ayrıca Kıbrıs´a hâkimdiler. Irak´ta çok ciddi bir İngiliz hava gücü (RAF) vardı. Ayağında çorapları ve elinde Sovyetlerin verdiği eski tüfeklerle savaşan birkaç Anadolu gencimizin Musul´a, Batı Trakya´ya saldırabileceğini düşünmek hangi aklın eseridir? İstenen topraklar o günün en kuvvetli devleti ve onun yenilmez ordusu tarafından korunurken o günün en zeki devlet adamlarının bizim dedelerimiz ölmesin diye diplomasiyi kullanmalarını basiretsizlik olarak adlandırmak nasıl bir nankörlüğün sonucudur. Yunan Adaları dediğimiz adaların o dönemde İtalya´da olduğunu bilmemek cahilliktir, onu geçiyorum, donanması bile olmayan 1922 ordusu için hala "Atina´ya, Selanik´e yürümedik" diye sayıklamak yayılmacılık değil de nedir?
Birinci Dünya Savaşı boyunca Osmanlı ordusunun en büyük kayıplarını verdiği Arabistan´ı İngiliz işgali altındayken bile hala kendi toprağı olarak görmek, "saldırsaydık 15 dakika da Musul´daydık" yalanları ile kendini yırtmak cahilliktir; İngilizler için Arabistan´ın önemini şöyle ifade edecek olursak, kanal savaşları sırasında alacakları birkaç metrelik toprak için umutsuz şekilde saldıran Türk güçlerini, durdurmak için Asya Kıtasında kullanılan ilk tanklar İngilizler tarafından getirilmiştir ve İngiltere´nin en büyük asker yığınağını Arabistan bölgesine yapılmıştır.Gazi Mustafa Kemal Atatürk bütün Kurtuluş Savaşı sırasında İngiltere ile çatışmaya girmekten bilerek ve zekice kaçınmıştır, aslında Dünya´nın en büyük ordusuna ve donanmasına sahip modern silahlar ile donatılmış bir ülkeye saldırmamak çok büyük bir zekânın eseri olmasa gerek, düşünebilen her insan bu sonuca ulaşacaktır.
Lozan´la ilgili bir diğer popüler yalana gelirsek "Gizli Protokol", petrol ve madenlerimizi çıkarmamızın yasaklanması yalanıdır.Lozan, 17 ek belge, 5 bölüm, 5 antlaşma, 5 protokol ve 5 bildiriden oluşan tam 143 maddelik bir uluslararası antlaşmadır. Sadece iki taraf arasında değil birçok ülke tarafından imzalanan bir antlaşmadır. Lozan´ "Gizli Protokol" yapmak mantıken ve hukuken mümkün değildir. Ülkemiz´ de ki petrol ve madenleri çıkarmamız yasaklandı diye bir madde söz konusu bile değildir. Tam tersine Lozan´da kapitülasyonlar tamamen kaldırıldığı için Osmanlı döneminde yabancılara verilen maden, petrol imtiyazları Lozan´dan sonra yırtılmış ve Cumhuriyet kendi madenlerine ve petrollerine kendisi sahip çıkmıştır.
En komik yalana gelecek olursak Lozan´ın güya 100 yıllık olduğu ve 2023´te biteceğidir. Lozan´ın hiç bir maddesinde, ekinde veya protokolünde bu antlaşmanın 2023´te veya başka bir zaman sona ereceğine yönelik madde yoktur! Lozan Türkiye Cumhuriyeti´nin tapusudur, Türkiye Cumhuriyeti var oldukça var olacaktır.
143 maddeden bahsediyoruz! Daha yazılacak, anlatılacak, araştırılması gereken o kadar çok konu var ki bu maddelerde. Ama oturduğumuz yerden o günleri yaşamadan ahkâm kesmekten başka bir halt yediğimiz yok. Daha o dillerden düşmeyen Sevr´in maddeleriyle Lozan´ı karşılaştırmadım bile düşünün!
Tüm bu sonuçlara rağmen hala Lozan hezimettir diye sayıklayan Kahraman Türk gençlerini sınırımızdan birkaç yüz kilometre ötede bulunan Musul ve Kerkük´e davet ediyorum, durum pek değişmedi yine Dünya´nın en kuvvetli ülkesi tarafından işgal altındalar, buyurun gidin alın Musul´u ne de olsa bir Türk Dünya´ya bedeldir...