KOLTUK ENDİŞEM YOK!
Koltuk endişem yok!
Konumuz, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesidir ve Basınla görevli Daire Başkanlığı da en çok muhatap olacağımız kişidir: Daire Başkanının adı, Ahmet Poyraz.
Önce mevzuumun özetini anlatayım sonra yorumu size bırakacağım.
Belediye Başkanı Adem Dalgıç zamanında Tekirdağ Belediyesi Başkanlığı yerel gazetelere 8‘er adet olmak üzere abone olmaktaydı. Bu gazeteler muhtelif yerlerde kurulu ek hizmet birimlerine ve belediye başkan yardımcılıklarına dağıtılıyordu. Böylece Başkanlık hem yerel haberlerin bütününden haberdar oluyor hem de yerel gazetelere küçük de olsa katkı sağlanmış oluyordu.
Ve… Dalgıç, 2014 Ocak ayından itibaren yine 8 adet olarak Ocak-Şubat-Mart ayları için de abone oldu ve 3’ er aylık abone ücretini ödedi.
Mart ayından itibaren yerel gazeteler Süleymanpaşa belediyesine 8’er adet gazete göndermeye devam edtmiştir. Şimdi yedinci aya gelmiş bulunuyoruz.
Belediye başkanlığı bir karar almış, buna göre 8 sayısı, 3’e indirilmiş… Herkes Mersin’e giderken biz tersine gidiyoruz. Tüm gazeteler genişleyen, büyüyen şehir belediyesinin en azından 8 aboneliği koruyacağını düşünürken faturayı elimize alıp gittiğimizde 3 abonelikle yüz yüze geliverdik.
Bu şunu gösterir, Dalgıç döneminin gazetelere verdiği değer ve Albayrak - Eşkinat döneminin basına verdiği değer. Hiç bir basın mensubunun maaşını belediye ödemiyor, göbek bağımızda yok verecekleri üç kuruşla da abat olacak değiliz. Mesele burada basına verilen değer ve bakış açısıdır. Herkes verdiği değer kadar değer görür, unutulmasın!
Neyse;
Konuyu konuşmak üzere Büyükşehir’de Basın işlerinden görevli Daire Başkanı Ahmet Poyraz’a çıktım. Durumu anlatarak “Neden?” dedim.
Ne derse beğenirsiniz:
“-Ne yani, bütün gazeteleri mi alacaktık!”
Kafaya bak, anlayışa bak, cevaba bak!
Kibir abidesi beyefendiye tek bir cevap verip odasından ayrıldım:
“-Anlayışınız buysa yazıklar olsun! Sizinle tek bir kelime konuşmaya gerek görmüyorum.”
Sevgili okurlarım;
Bir Gazete sahibi olarak anlıyor ve görüyorum ki, Başkan Albayrak çok ehliyetsiz, çok kibirli birine bu daireyi teslim etmiş… Albayrak’ a şimdiden “ Kolay gelsin!” Diyorum.
-Basının önemi bilmeyen bir basın daire başkanımız var…
-Basın ile alay eder vaziyette konuşan bir basın daire başkanımız var…
-Hiç alakası, bilgisi ve tecrübesi olmayan birini İl Dernekler Müdürlüğünden alıp çok önem arz eden bir Dairenin Başkanlığına getirirseniz eyvah gazetelerimize, eyvah CHP’ ye, eyvah Belediye başkanımıza!
Basın dairesi; kurumları halka, halkı da kurumlara yansıtan birimdir.
Basın; belediye başkanın kalbi, gözü, kulağı, oksijenidir.
Siz bunun farkında değilken nasıl olur da o koltuğu işgal edersiniz,
Anlamak mümkün değil.
Bizim rahat olduğumuz bir nokta var; O da kendi işimizin sahibi oluşumuzdur.
Koltuğumuzu altımızdan alacak babayiğit yok bu memlekette… Rızık Allah’tandır.
Fakat, siz o kadar rahat olmayın!
Size nasihatte bulunmayacağım…
Akıllı adam geçmiş dönemlerden ders çıkarır, ona göre politika belirler…
Bay Poyraz, ufak taş diş kırar…
Küçük gördüğünüz, hor baktığınız bu sektör birçok kişiyi adalete teslim etmiştir.
Biliyorum ki, bu yazdıklarımdan ders çıkarmak yerine kahramanlık yapmaya soyunacaksınız.
Anadolu’da; “İtten Kurt, Kurttan İt Olmaz!” Diye bir deyim vardır.
Ben o aşağılama tavrını bir kenara not ettim…
Sen de istersen bu yazımı bir kenara yazıver.