KIŞ KARA KAR BEYAZ

Kış kara, kar beyaz. İkisi birbirine zıt kara ve beyaz. Zıtlıklarıyla güzel kara ve beyaz. Tabiata kara kışın beyazı nasıl da yakışır. Kalemim depreşir. Şiirler titreşir. Alır götürür insanı kar beyaz. Her bir kar tanesinin gökyüzünden ahenkli inişi insanı hayran bırakır seyrine doyum olmaz. Çocuklar kar mutluluğunu oyunlarına katar. Kartopu oynar, kardan adam yapar. Üstüne üşümesin diye bir de kaşkol asar. Üşümesin kardan adam.  Kartopu oynar çocuklar, elleri ve yürekleri kardan beyaz! Üşümesin sokakta çocuklar, kimsesizler, garipler üşümesin, yüreğimiz hiç üşümesin. Kuşlar üşümesin. Kuzular üşümesin. Kediler üşümesin. Kar beyaz yağdıkça bereket getirsin, neşe getirsin. Kirlettiğimiz dünyayı temizlesin. Yorgan olsun toprağa, toprak daha fazla incinmesin. Dinlensin kar altında. Bahara uyanmak için uyusun mışıl mışıl. Kuşlar ninni söylesin toprağa ve tohumları koynunda saklasın. Saklasın ki; tohuma zeval olmadan bahara kavuşsun!  Üşümesin Mehmet´im cephede, solmasın yüzü, kurşun değmesin alnına kar beyaz alnına kurşun değmesin! Analar gözü yaşlı, balalar ömür boyu yaslı kalmasın. Yağ kar yağ acıların üstüne kar beyaz yağ. İnce ince süzüle süzüle yağ, safran rengi acıların üstüne tül tül ört beyazını! Yorgunluğumuzu dinginlikle takas et. Hüznümüzü, umutla? Güneşin altında direnemeyip eridiğin gibi yürek güneşimizle buluşmayı, konuşmayı kin ve nefreti eritmeyi öğret bize; yağ beyaz yağ. Kara kışa kar beyaz yağ! Hani dirilişin müjdesiydi kar. Hani yenilenmenin mevsimiydi. Kefen giymiş tabiatın yeniden dirilişe bir giyinişi şimdiye kadar üzerinde taşıdığı bütün giysileri bir çırpıda hiç edişi!? İnsan ömrünün son noktasını ve son yolculuğunu, son elbisesini nasıl giyeceğini, göz kırpmadan kıymetlilerini bırakıp gideceğini nasıl da fısıldar kar beyaz! Hırslar beyaza teslim, günahlar beyaza teslim öylece gidivermek. Sığamadığımız dünyaya iki metre beze sarılıp da gidivermek. Kıyamadığımız teni bir çırpıda ait olduğu toprağın koynuna koyuvermek? Kar beyaz?. Ölüm kara, kefen beyaz! Toprak kara, kefen beyaz. Kulluğun zirvesinde niyaz, naz, niyaz kar beyaz! Susuza su ol, yağ beyaz. Yüzlere nur ol, yağ beyaz. O kadar özledik ki, yağ beyaz. Beyaza olan özlemimizi gider, yağ beyaz. Nasırlaşmış inatlarımız üstüne yağ beyaz. Yumuşamayı öğret bize biraz. Har olmayı, yar olmayı, zar olmayı öğret bize biraz. Tabiata yar olduğun gibi,  Nehir´e, Okyanus´a har olduğun gibi, ağaca, çiçeğe zar olduğun gibi usulca sokularak öğret bize, anlat bize kar beyaz! Elleri ve yürekleri kardan beyaz insan olmayı anlat bize, öğret bize yağ biraz, kar beyaz. Kış kara, kar beyaz!