KADIN DÜŞMANI SEFİL KAFALAR
Tecavüz edilerek yakılan kadınlar, kurşuna dizilenler, işkence edilenler, daimi şiddete maruz kalanlar, eve hapsedilenler, hayatı zindan edilenler, satılanlar ve nice bedbaht hâller... Bir kadına düşmanlık furyası tezahür etti gidiyor. Suçlular, suçların failleridir fakat yalnızca onlar mıdır? ´´Mini etek giymeseymiş!´´ diyen, akıl fukarası da suç ortağı değil midir? ´´O saatte orada ne işi varmış?´´ diyerek, ruhunu bunalımlara teslim eden hanıma bir darbe de vuran, bu soysuz değil midir? Muhakkak öyledir. Yazımızda, bu minvalde beyanda bulunanları ifşa edeceğiz.
AKP MV. AYHAN SEFER ÜSTÜN: Kürtaj yaptıran, tecavüz kurbanından daha masumdur. HIRSIZLIKLA ANILAN ESKİ BLD. BŞK. MELİH GÖKÇEK: Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün, anası ölsün. AKP´li BAKAN VEYSEL EROĞLU: (Kendisinden iş isteyen kadına) Evdeki işler yetmiyor mu? AKP´li BAKAN MEHMET ŞİMŞEK: Kadınlar iş aradığı için işsizlik yüksek. AKP´li BAKAN VECDİ GÖNÜL: Türk kadını evinin süsüdür. AKP MEDYA BAŞKANI SÜLEYMAN DEMİRCİ: Örtüsüz kadın perdesiz eve benzer Perdesiz ev ya satılıktır ya kiralık. AKP´li BELEDİYE BAŞKANI: Kadından alacağımız eğitime ihtiyacımız yok. AKP´li MÜEZZİNOĞLU: Kadının tek kariyeri annelik!
Efendiler! Türk kadınına hudut çizmek hiç kimsenin haddi değildir. Kadını arka planda bırakmayı gerekli ve uygun bulan her kafa hastalıklı kafadır. Bu kafaların yüksek mevkilerde bulunmasının hiçbir önemi ve kıymeti yoktur. Tarih, uygun nitelikte olmamasına rağmen yüksek makamlara oturan insanları gösterdiği gibi o insanların yarattığı sıkıntıları da göstermiştir. Bu kafaların yaratacağı sıkıntıların bilincindeyiz. Aziz Atsız Bey diyordu ki: Bu memleket delilerle, geri zekâlılarla ve ruh hastalarıyla doludur. Kadına düşmanî hisler taşıyanlar, Atsız Hoca´nın bahsettiği sınıfa giren insan müsveddeleridir. Namus ölçütü kadın değildir. ´´Namus, dendiğinde aklına kadın gelen, namussuzdur.´´
**
Sizler kimsiniz, kimlerdensiniz, gücünüz kuvvetiniz nedir, hepsini biliyoruz. Fakat size mukavemet göstermekten zerre korkmuyor ve mukavemeti göstermekte zerre tereddüt etmiyoruz. Çünkü sizlerin sözlerinizin kaynağı, kör, köhne ve sefil beyinlerinizken, bizim kaynağımız; Binlerce yıllık TÜRK TÖRESİ, akıl, mantık, adalet, hak, merhamet, kültür ve medeniyettir. Bu denli kuvvetli bir dayanağı olan düşüncenin üstün geleceği mukadderdir. Yürümekte olduğumuz terakki yolunda izini takip ettiğimiz büyük Türk ve büyük Türkçü Gazi Mustafa Kemal Atatürk kadın meseleleri hakkında şöyle söylüyordu:
*Toplumdaki başarısızlığın sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ihmâl ve kusurdan doğmaktadır.
*Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmâl ve kusurdur.*
*İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça, öteki yarısı göklere yükselebilsin?
Ve son olarak: Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.