HUN - TÜRK KURULTAYI´NIN KAZANDIRDIKLARI!
Dünya haritasını şöyle bir göz önüne getirin. Türkler çoğunluklu olarak hangi bölgelerde yaşıyor? Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Tuva, Hakasya, Altay Cumhuriyeti, Saka Cumhuriyeti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Batı Trakya, Makedonya, Doğu Türkistan, Güney Azerbaycan, Irak Türkmenleri, Kumuklar, Nogaylar, Şorya, Dağıstan, Karaçay, Balkar, Karakalpak, Gagavuzya, Kırım, Çuvaşistan, Başkurdistan, Tataristan? Artık Bu listeye Macaristan ve Sekelistan´ı da gönül rahatlığıyla katabiliriz.
Yazdığım bu bağımsız, özerk ve muhtar cumhuriyetlerinin haritadaki yerlerini işaretleyin azıcık haritadan uzaklaşarak kapladığı alanı görün. İşte o gördüğünüz bölgelerde Türk Soylular yaşamakta. Yaşadıkları bu bölgelerin enerji sahası ya da enerji koridoru olduğunu unutmayın. Her bir alan dünya için stratejik öneme sahiptir. Böyle önemli bölgelerde Türkler çoğunlukta yaşıyor olmasına rağmen kimler bu bölgeleri idare ediyor ve kimler söz sahibi? Emin olun bizler değiliz! Rusya, ABD, Çin, İran başta olmak üzere çeşitli Avrupa ülkeleri bu bölgelerde ülke menfaatleri için bir takım ayak oyunlarıyla enerji sahalarını ve koridorlarını kendilerine bağımlı hale getirmeyi hedefliyorlar. Bugün enerjiden söz edildiğinde Ortadoğu nasıl aklımıza geliyorsa 50 yıl sonra enerjinin kalbi yukarıda saydığım coğrafi alanlar olacaktır. Ortadoğu enerji konusunda bugün ne haldeyse 50 yıl sonra aynı duruma bizim kardeşlerimiz yaşadığı coğrafyalarda düşebilir. Orta Asya fosil türevli Enerji kaynaklarının çok küçük bir kısmını dünya piyasasına arz etmektedir. Daha araştırılacak çok enerji yatağı olduğu konuyla ilgilenenlerin malumudur. Bu duruma düşmemek için Türk Halkları olarak çok güçlü olmak zorundayız.
İşte böyle stratejik bir durumda Hun-Türk Kurultayının önemi daha çok meydana çıkıyor. Bu kurultayın başlangıç hikâyesini özetler isem okuyucularımız daha iyi anlayacaklardır.
2005 Yılında Macar Asıllı Antropolog Andras Biro bilimsel çalışma yapmak üzere Kazakistan´a gider. Kazakistan´da yaptığı araştırmalarda ?Magyar? isimli kabilelere rastlar ve yaptığı çalışmalar neticesinde Macar Halkının kökenin Orta Asya olduğunu bilimsel olarak ispatlar. Bu ispatını Kazakistan Hükümeti ile paylaşır, Macar ve Kazak halkların birbirlerini daha yakından tanımaları için kurultay kararı alınır. Birincisi 2006 Yılında Kazakistan´da gerçekleşir. Bu kurultay farklı bölgelerde yaşayan Magyar kabilelerinin yüksek katılımıyla çok verimli geçer. Daha sonra yeniden bir karar alınarak bunun her iki yılda bir Macaristan´da yapılması uygun görülür. 2. Kurultay 2008 Yılında Macaristan´ın Bugac ovasında düzenlenir ve buraya Türk Soylu cumhuriyetlerden delegeler davet edilir. Şölen havasında geçen Kurultay 2010, 2012, 2014 yıllarında büyük bir katılımla devam eder. Katılım o kadar fazladır ki 3 gün süren kurultay´a 3 yüz bin civarında ziyaretçi gelir. Orada Hun -Türk Gelenekleri bire bir canlandırılır, geleneksel savaşçı kostümleriyle atlı gösteriler, savaş sahneleri, şaman törenleri aslına uygun olarak yapılır. Yüzlerce kurulmuş otağlarda konaklama fırsatını yakalanabilir, Dünyanın dört bir yanından gelen Turan soylularla tanışma ve kaynaşma fırsatı bulanabilir.
İşte böyle devasa organizasyonu Macaristan´da faaliyet gösteren Turan Vakfı yapmaktadır. Kazakistan ile müşterek yapılan bu organizasyona yukarıda saydığım ülkelerin üst düzey temsilcileri, sanatçıları katılarak kültür birliği oluşturuyorlar. Bugünün Kültür birliği, yarının dil birliği, ya sonrası işte HUN-TÜRK BİRLİĞİ´dir? Enerjiye hükmeden dünyada söz sahibi olur, Enerji bizim coğrafyamızda olmasına rağmen hükmedemeyecek kadar dağınık durumdayız. Bizi bir yapan, geleneklerimize ve değerlerimize bağlayan, kardeşlik hukukumuzu yeniden tesis eden bu organizasyonun kurucusu Sayın Andras Biro´ya ve ona inanıp imkân sağlayan tüm destekçilerine Turan halkı olarak minnettarız. İnşallah bu kurultaydan doğan kardeşlik hukuku büyüyüp TURAN olacak.
?Tengri Türükük közedsün.?