DEVLET TEKİRDAĞ´A DIŞARIDAN GELENLERİ AN-BE AN İZLİYOR

´Tekirdağ ticaret için gelenlerin uzun süre kaldığı yerlerden biri olduğundan, devlet güvenlik için tedbir almaktan geri durmuyor. Gelenleri kalacakları yerlere yerleştirdiği gibi her birisinin fotoğrafını da adeta kelimelerle çekip kayıt altına alıyor. En küçük bir hareketliliği de günü gününe kaydediyor.´ (21 Şubat 1854 Kaynak: ARŞİV BELGELERİNE GÖRE XVII-XX. YY´DA TEKİRDAĞ´DA EKONOMİK HAYAT s.146)   Tekirdağ sadece Osmanlı döneminde değil var olduğu günden buyana her zaman stratejik önemini korumuştur.   Bundan 100-150 yıl evvel Tekirdağ birçok farklı kültürlerin yaşadığı Osmanlı ve Avrupa´nın önemli ticaret merkezlerinden olduğu dönemin arşivlerinden anlaşılmaktadır. Aslında her biri başlıca üzerinde durulması gereken arşiv belgelerinin özetinde Tekirdağ geçmişini bildiği takdirde geleceğe çok daha sağlam adımlarla basacaktır anlamını çıkarabiliriz.   İşte Tekirdağ´ın ekonomisini yansıtan bazı başlıklar: -Siyah Barut İmali için Tekirdağ Tüccarının elindeki Güherçileye ihtiyaç duyuluyor (20 Haziran 1697 tarihli kadı ve gümrük eminlerine yazılan belge)     -Deniz Kuvvetlerinin peksimeti (Ekmeği) Tekirdağ´da pişiriliyor (27 Haziran 1697 tarihinde Tekirdağ Kadısına gönderilen hüküm ) -Saray için Buğday Tekirdağ´dan getiriliyor (20 Ağustos 1786 tarihli Tekirdağ Naibi ve Kapıcıbaşısına gönderilen emir) -Dubrovnik elçisi, Tekirdağ ve Diğer iskelelerden içki satın almak isteyince kıyamet kopuyor. (20 Eylül 1789 tarihli Padişah III. Selim´in hatt-ı hümayunu) -İstanbul evlerinin çatılarını Tekirdağ kiremidi süslüyor. (18 Nisan 1819 Tarihli Hassa Mimarının Tekirdağ´a gönderdiği emir)   -İngiliz kaptanlar da Tekirdağ içkisine müptela (30 Temmuz 1821 tarihli İngiliz Büyükelçisinin talebi) -Sicilyalı Tüccarın İstanbul ve Tekirdağ´dan aldığı yapağı İzmir´e götürmek istiyor (29 Mayıs 1822 tarihli Tersane-i Amire ve Gümrük eminine gönderilen belge) -Mehterhane için Pamuk ipliği Tekirdağ´dan temin ediliyor (10 Kasım 1822 tarihli Mehterbaşı tarafından kaleme alınan yazı) -Tekirdağ´dan Sığır Derisi İhracatı Yapılıyor (23 Ağustos 1830 tarihli İngiliz Büyükelçisi Robet Gordon´a verilen izin belgesi) 1900 lü yıllarda Deutsche Bank´ın bir şubesinin Tekirdağ´da olduğu anlaşılan arşiv belgelerinde Tekirdağ sadece Trakya´nın değil Doğu Avrupa´nın da sayılı ticaret merkezlerinden olduğunu söylemek abartı olmaz. O yıllarda 65 bin nüfusa sahip olan Tekirdağ´da Rum, Ermeni ve Yahudilerin de ticarette önemli bir paya sahip olduğu anlaşılmaktadır. Çoklu kültürlerin şehir yaşamına pozitif katkısı tartışılmaz iken elimizdeki değerlerin yıllar geçtikçe heba edilmesi Tekirdağ´ı kimliksiz ve sahipsiz bir kent haline getirmiştir. Tekirdağ geçmişiyle yeniden yüzleşmek zorundadır. Mevcut olan tarihi ahşap binaların yanı sıra arşivlerde de var olan ama günümüze ulaşamayan tarihi yapıları yeniden gün yüzüne çıkarmak aciliyetler arasında olmalıdır. Yeniden muhteşem Tekirdağ´ı inşa etmek, tarihimizi gün yüzüne çıkarmak ile mümkün olacaktır.