DEVE KUŞU MİSALİ
Bir haftadan fazla oldu yazamıyorum. Vakit darlığı, yoğunluk vs değil yazamamın sebebi konu bolluğu..Öyle karışık bir ülke gündemi var ki elimiz de... Hangisini seçeyim araştırmasını yapıp yazayım bilemiyorum inanın... Her konu hakkında söz sahibi de değilim yanlış anlaşılmasın. Öyle bir çabam da yok açıkçası. Ama bir arayış içinde olduğumu söyleyebilirim . Gündem , gündem dışı , yerel sorunlar , bilinmeyen ya da yanlış bilinen tarih , yaşanmış olaylar derken yazı yazılabilicek bir çok seçenek karşıma çıkıyor . Kabuk arıyorum kendime herkesin söylediğini anlattığını değil de kimsenin dile getiremedini söyleyip kaleme almak çabasındayım . Bu sebepledir ki git gide uzuyor yazı yazma sürem .
Çok ağır eleştiri almadım bugüne kadar. Aksine güzel geri dönüşler aldım hep . Bu güzellikler aslında beni kampçılayan hep bir tık daha iyisini yazma hevesi veren . Bu sebeple siz değerli okuyucularımızdan da anlayış beklemekteyim . Bazı taşlar yerine oturana kadar bu şekilde yazmaya devam edeceğim , umarım sıkılmazsınız bıkmazsınız benden . Gelelim bu ülke gündemindeki jet hızına. Gerçekten tek bir konu belirleyip bir hafta içinde konuyla ilgili yazmakta güçlük çekiyorum . Ne oluyor ne gidiyor demeden yeni bir gündem başlığıyla uyanıyoruz . Adalet yürüşüydü, mitingiydi derken Lozan Antlaşması süresi gündeme geldi . Bunu geçmeden "Kıyafetime Karışma" eylemi geldi geçti üzerine konuşamadan . Tabi bu arada sürekli gündem de olmasına rağmen yok sayılan Semih ´i ve Nuriye ´yi unutmuş değilim.
Tüm bunlar olup biterken öyle bir yasa tasarısı ortaya atıldı ki bana kalırsa evli veya değil tüm kadınların sokaklara dökülüp gerekirse kazan kaldırmak gereken bir olaydır bu. Fakat başta Tekirdağ´lı kadınlar olmak üzere ülke genelinde bile çıt çıkmadı . Kuru kuru basın açıklamaları, bildirilerle geçiştirildi bu . Sebebi şuan meclisin tatilde olup yasayı geçirmemiş olması mı? OHAL ´in devam ettiğini unuttuk mu peki ? Bir gece de KHK ile geçti diyelim , ne yapacaksınız ? Bırakın on sekiz yaşını doldurup doldurmamayı ilk okul çağında ki minnacık bir kız çocuğunun dedesi yaşında bir adamın kolların da yakalandığında "biz imam nikahı yaptık" deyiverip elini kolunu sallaya sallaya sizin sokaklarınız da dolaşmaya devam ettiğin de mi çıkacak sesiniz ? ki yaşandı da bu rezillik yakın zaman da ama her ne hikmetse kimseden çıt çıkmadı. Tecavüzcüsüyle evlendirilme yasasından ne farkı var bunun ? Neden korkuyoruz bu kadar ? Neden yer yerinden oynamadı bir anlam veremiyorum . Daha beterinin olması mı gerek harekete geçmek için ? Yoksa yaz sezonundayız diye vicdanlarınız da mı tatile çıktı?
Peki ya bu yeni devlet kuruyoruz saçmalığı ? Bunu da mı duymadınız görmediniz ? Yoksa klavye başına geçip üç beş satır kınadık lanetledik gibi saçma sapan basın bildirileri ile geçiştirince geri mi alınmış oldu o kurulan gereksiz cümle ... Ya da kurulan yeni ülkenin açılış merasimine katılıp kurdela kesmeyi mi planlıyosunuz? Organik hoşaflarla kutlama yapmak mı yoksa niyetiniz? Biz böyle sus pus kaldıkça başımıza çıktıklarını göremiyor mu gözleriniz ? İlla birilerinin çıkıp sizin yerine ses çıkarması sizin hakkınızı sizden daha iyi savunmasını mı beklemeniz gerekiyor . Kaldırın şu kuma gömdüğünüz kafalarınızı . çok geç olmadan...