BİR DESTANDIR ÇANAKKALE
Tarih, sayısı bilinmeyecek kadar çok muharebe kaydetmiştir hatırasına; ilk savaşlar taş ve sopalarla, sonra kılıçlarla, oklarla, tüfeklerle, tanklarla, füzelerle... devam etmiştir. Tarih, zor vaziyetlerde edilen nice savaşlar kaydetmiştir hatırasına ve tarih, gayret ve inancın meydanları esir aldığı nice savaşlar görmüştür. Fakat bunların içinde bir tane daha Çanakkale yoktur.
Metrekareye yüzlerce merminin düştüğü, mehmetçiğin; suyu çürümüş cesetlerle dolu kuyulardan içtiği, açlıktan ölmek üzere olan askerlerin ateş olup parladığı, rüzgar olup estiği yerdir, Çanakkale! ´´Komutanım, tüfek ateş almıyor!´´ diyen askere, komutanın ´´Oğlum, senin parmağın kopmuş´´ cevabını verdiği yerdir Çanakkale. Bir bedene bürünseydi tarih, bir dili, şuuru olsaydı tarihin ve tarihe Çanakkale´yi sorsaydınız, ayağa kalkar; önünü ilikler, saygı duruşuna geçer ve öyle anlatırdı Çanakkale´yi.
Türk Milleti Çanakkale´de, kanının, canının, ruhunun son damlasına kadar savaşarak, tüm dünyaya vatanı uğrunda ne kadar vahşi olabileceğini gösterirken, düşman askeriyle ekmeğini, suyunu paylaşarak da merhametini, insanlığını ve manevi zeninliğini göstermiştir.
Çanakkale´yi şu dizelerle özetliyor üstadımız Mehmet Akif:
Ölüm indirmede gök, Ölü püskürtmede yer,O ne müthiş tipidir savrulur enkaaz-ı beşer...Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak....Boşanır sırtlara, vâdilere sağnak sağnak...
Tarih değişiyor, çağ değişiyor, teknoloji gelişiyor, sanat değişiyor fakat ruh aynı ruh. Çarıksız, aşsız, susuz; yeri geldiğinde süngüyle mücadele ederek tarih yazan kahraman ecdadımızı, başta övünç kaynağımız deha Gazi Mustafa Kemal Paşa olmak üzere, saygı, sevgi, minnet ve rahmetle anıyorum.