ARANAN TAZE KAN BULUNDU !!!

İstikrar diye diye yıllardır durgunlaşan Türk Siyasetinde aranan taze kan bulunmuştur. Nasıl mı? Adalet yürüyüşü ile başlayan ve gerçekten tarih yazılarak sonlandırılan Adalet mitingiyle.. Kemal KILIÇDAROĞLU çıktığı adalet yürüyüşüyle Türk siyasetine yeni kan yeni heyecan olmuştur. İnsanlar bu ülkede de seslerini duyurabileceklerini, sonuca varılamasa da ses getirebileceklerini görmüş oldular. Susadığımız, ihtiyaç duyduğumuz gururu, özgüveni, heyecanı verdi bizlere o gün KILIÇDAROĞLU. Gelin o gün verilen manifestonun maddelerini inceleyelim birlikte: 1-?15 Temmuz darbe girişimini bir kez daha açık ve kesin bir dille lanetliyoruz. 249 şehidimizin aziz hatırası ve 2301 gazimiz için Fetullah Gülen Terör Örgütü´nün siyasi ayağı ortaya çıkarılmalı ve gerçek darbecilerden hesap sorulmalıdır.?  Bu maddenin devamında söyleyebileceğim çok kelime var fakat yazamam. Sebebi ise maalesef ki korku!!! Kocaeli´de yerel bir gazetede yazan Yeliz KORAY desem sanırım yeterli olur size korkumun sebebini anlatmakta. Fakat #gazeteciliksuçdeğildir!!!! 2-? Bir sivil darbeye dönüşen OHAL uygulamaları yasama, yargı ve yürütme gücünü tek kişide toplamıştır. OHAL derhal kaldırılmalı ve hukuk düzeni evrensel ilkelere uygun olarak yeniden tesis edilmelidir.? 1982 darbe anayasası hakkında o kadar ileri geri konuşan kişilerin bugün darbe girişimini fırsat bilip ellerinden geldiğince bunu kullanması ne kadar büyük bir çelişkidir böyle??? 3-? Demokrasinin, can ve mal güvenliğinin vazgeçilmez kuralı olan yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı sağlanmalıdır. Adil yargılanma hakkı eksiksiz bir şekilde uygulanmalıdır. ?Kolektif suç´ gibi insan haklarına aykırı uygulamalardan vazgeçilmelidir.? Kişiselleştirilen yargı ile hiçbir zaman tarafsız olamaz ve tarafsız yargıya güven duyulmaz. Ülke içinde yaşayan insanların suç işlerken aklına benim arkam sağlam bana bişey olmaz diye düşünürse bu ülke de huzur ve güven ortamı nasıl sağlanır? 4- ?OHAL mağdurları adeta ?sivil ölüme´ terk edilmiştir. Mağdurların yargıya erişim ve sosyal güvenlik haklarını kısıtlayan tüm uygulamalara hukuk devletinin gereği olarak son verilmelidir.? 5- ?15 Temmuz darbe girişimiyle veya onun arkasındaki örgütle hiçbir ilişkisi bulunmayan, ama sırf hükümete muhalif görüldüğü için bütün haklarından yoksun kılınan akademisyenler ve diğer kamu görevlileri görevlerine iade edilmelidir. Anayasa Mahkemesi´nin içtihatları dikkate alınarak, tutuklu milletvekilleri derhal serbest bırakılmalıdır.? Gerçekten darbe girişiminde bulunmamış ama kendilerine karşıt görüş bildirdi diye işlerinden geleceklerinden olan insanlar var bu ülkede. Çok acı bir örnek var günden güne eriyen tek istekleri yıllardır emek harcadıkları mesleklerine geri kavuşabilmek olan SEMİH VE NURİYE tam 130 gündür açlık grevinde ve gün be gün ölürken devletin bu derece sessiz kalınması kabul edilemez. 6- ?150´nin üzerinde gazetecinin hapiste olduğu bir ülkede demokrasiden söz edilemez. Sadece mesleklerini yaptıkları için tutuklanan gazeteciler derhal serbest bırakılmalı, medya üzerindeki tüm baskılara son verilmelidir. Düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.? Gazetecilik hiç şartta ve hiçbir koşulda suç SAYILAMAZ!!!! 7- ?OHAL koşullarında, serbest tartışmanın yapılamadığı bir ortamda ve üstelik ?devletin bütün imkânları seferber edilerek´ gerçekleştirilen Anayasa değişikliği gayrimeşrudur. Bu bir ?mühürsüz seçimdir´. Türkiye gayrimeşru bir anayasa ile yönetilemez, yönetilmemelidir.? 8- ?Din ve vicdan özgürlüğünün güvencesi olan, insan haklarına dayalı demokratik, laik, sosyal hukuk devleti güçlendirilmeli, liyakat esası kamuda göreve başlama ve yükselmede esas alınmalıdır. Eğitimde laiklik ilkesinin aşındırılmasına son verilmeli ve toplumsal adaletsizliği yeniden üreten eğitim politikaları değiştirilmelidir.? 9- ?Toplumsal barışımızı bozan tüm antidemokratik uygulamalara eşit yurttaşlık temelinde son verilmelidir. Toplumsal adaletsizliğin en vahim görünümlerden biri olan kadınlara karşı ayrımcılığın önüne geçilmeli, kadınların özgürlük alanları korunmalı, kadın hakları toplumsal hayatın her alanında uygulanmalıdır.? 10- ?Adalet uluslararası ilişkilere de hâkim olmalıdır. Türkiye coğrafyasındaki tüm halklara, tüm kimliklere kardeşçe, adilane yaklaşan, barışçıl ve uluslararası hukuka saygılı bir dış politikaya dönüş yapmalıdır.? İşte 10 maddelik Adalet mitingi manifestosu. Son olarak; Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK´ün 1927´de yaptığı bir konuşma geldi aklıma ve tek tek maddeleri yorumlamaktan vazgeçtim. İşte o muhteşem öngörüyle yapılmış o konuşma: ?Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil, bilakis bu gibi yapılar din ve devlet düşmanı oldukları, Selçuklu ve Osmanlı´yı bu yüzden batırdığı için yasakladık. Çok değil yüzyıla kalmadan eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki, bazı kişiler bazı cemaatlerle bir araya gelerek bizlerin din düşmanı olduğunu öne sürecek, sizlerin oyunu alarak başa geçecek ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirlerine düşeceklerdir. Ayrıca unutmayın ki, o gün geldiğinde, her bir taraf diğerini dinsizlikle ve vatan hainliği ile suçlamaktan geri kalmayacaklardır.? 7 Aralık 1927. Bugünden tam 90 yıl önce kurulmuş bu cümleler ve üzerine söylenebilecek tek bir cümlem yok. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK´ÜN ışığında ve sevgiyle kalın?