Zamlar günün en önemli konusu

AKP 2002'de iktidara yürürken hangi söylem ve vaatlerle halkın gönlünü kazanmışsa bugün aynı konularda gösterdiği basiretsizlikle halk desteğini kaybetmeye başlamıştır. O yılları yaşayanlar hatırlar; Sayın R.Tayyip Erdoğan en çok yüksek enflasyon ve zamlardan şikayet ediyor, TL'nin değer kaybından dem vuruyor, kamudaki israfı dile getiriyor, Hariciyemizin iyi yetişmiş kadrolarını monşerler diyerek karalıyor, kuyruklardan şikayet ediyor, liyakat ve ehliyetten bahsediyor, kamuda israfa son vereceğini, komşu ülkelerle olan sorunları, AB'ne üyelik meselesini çözeceğini söylüyordu. Bunların hepsi toplumu yakından ilgilendiren konular. Devletlerin bekası ile ilgili çok önemli kriterler bunlar. Bu sorunları siyasetin gündemi haline getiren ve çözüm vaatlerini inandırıcı projelerle halkın önüne koyan liderler veya partiler en güçlü iktidar adayı olurlar. AKP, sayın Erdoğan'ın sergilediği farklı siyaset üslubunun ve karizmatik liderliğinin de çekim gücüyle milletimizin teveccühünü kazanarak uzun yıllar sürecek iktidar yolculuğuna başlamış oldu. Başlangıç yıllarında değişik kesimlerin, farklı düşüncelere sahip insanların umudu olan AKP aslında güzel icraatlara da imza attı denilebilir. Yanlışları söylemek benim için bir vatandaşlık görevi olduğu gibi, yapılan doğru ve güzel işleri alkışlamak da bir erdemdir. Ne ki, iktidar olmanın müthiş sorumlulukları, vaatleri yerine getirmenin zorlukları vardır. Nitekim sayın R.T.Erdoğan da bunu bildiği için, iktidarı eleştiren ve halkın taleplerini dile getiren muhalefete; "Bekara karı boşamak kolaydır!"çıkışını yapar öfkeyle. Doğrudur, en kolay şey muhalefet yapmaktır. Yalnız Erdoğan'ın unuttuğu bir şey var; o da hırçın muhalefet yaparak ve sınırsız vaatlerde bulunarak oturmuştu o koltuğa. İktidarlar yaptıklarıyla övünebilir elbette, ama millet yapamadıklarından ötürü kaldırır o koltukta oturanları. ZAM ZAM ZAM diye kükrüyordu 20 sene önce muhalefetteki Erdoğan. Sosyal medya birer birer hatırlatıyor o zamanlar yaptığı ateşli konuşmaları. Bugün geldiğimiz noktada "YETTİ ARTIK , CANIMIZA TAK ETTİ BU ZAMLAR; GEÇİNEMİYORUZ!"diye feryat eden insanlara ise olmadık hakaretler yapıyor iktidar mensupları. Ne dış güçler suçlaması bitiyor, ne vatan hainliği. Sayın Maliye Bakanımız kuyrukları görmüyor mu? Dövizin karşısında TL'nin düştüğü durumu bilmiyor mu? Marketlerdeki etiketler denetlendi de ne oldu? Düşürebildiniz mi fiyatları? Akaryakıta bir haftada beş kere zam yapılınca esnaf ne yapsın? Kim dayanabilir bu zamlara. Vatandaş isyanında haksız mıdır sayın vekiller? Nebati yağ sıkıntısı yok diyor Nebati bakan. Yahu millet sıkıntı için değil, her gün gelen zamlardan dolayı, daha ucuza alabilmek için kuyruklarda, bunu anlamıyor musunuz? Akaryakıt fiyatlarını, hububat fiyatlarını halk mı yükseltiyor Allah aşkına. Bir yıl önce 550, 600 TL'ye dolan bir aracın deposu bugün 1100 TL'ye doluyorsa bunun sorumlusu ben miyim yahu!? Bir yılda 4 Maliye bakanı değiştiren kaç ülke vardır dünyada? "Faiz sebep, enflasyon sonuç." inadı ve ısrarı olmasa, ekonominin evrensel ilkelerine uyulsa döviz buralara tırmanır, paramız bu kadar değer kaybeder, her şey bu kadar pahalı hale gelir, geçim bu kadar zorlaşır mıydı? Yapılan her güzel işi AKP sahiplenirken, berbat edilen her şeyin sorumlusu muhalefet öyle mi? Açıkçası AKP muhalefet istemiyor. Tamam bunu anlıyorum da, bari bunu tehdit etmeden, muhalefete hakaret etmeden yapsalar diyorum. Çünkü bütün anketler artık bu iktidarın güvenilirliğini yitirdiğini, halk desteğini kaybettiğini gösteriyor. Halk gülmeyi unuttu, cumhurun yüzünde sadece acı bir tebessüm kaldı. Havaya suya toprağa derken sandıklar da nasibini alır inşallah cemrelerden. Bahar geliyor, sağlıklı, huzurlu, iyi ve güneşli günler diliyorum.