VALİ KEMELEK İLE EŞKİNAT` IN ÖNGÖRÜLERİ VE MUTABAKAT
Bir önceki dönem valilerimizden Rahmetli Zübeyir Kemelek ile Erdoğan Barkak`ın bir röportajı olmuştu. O röportaj`da Vali Beyin akılda kalan en belirgin cümlesi, "Tekirdağ Tarım, lojistik, öğrenci ve kültür kenti olacak" şeklinde olmuştu. O zaman ki projelerde Yeniçiftlik taraflarına film platosu, Ganos dağlarına Teleferik ve otel inşası, Asya port limanından dolayı lojistik ve yeni üniversitelerin kazandırılmasıyla öğrenci kenti olmamız vardı, çalışmalar ve planlamalar da bu doğrultuda yapılıyordu.
Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat ile bir röportajım oldu ve geçen sayımızda bunu neşrettim. İki röportajı karşılaştırınca gördüm ki, Eşkinat ile Vali Kemelek` in öngörüleri hemen-hemen örtüşmektedir. Neydi dediği Eşkinat` ın? "Tekirdağ`ın kurtuluşu hizmet sektöründedir" Bunun anlamı Kemelek` in sözünü ettiği; tarım, Sağlık turizmi, özel üniversitelerin kente kazandırılmasıyla öğrenci kenti, lojistik üs ve liman kenti...
Aslında bu öngörü tesadüf olmayıp, aklın yolu birdir gerçeğinin tekrarıdır. Yıllar sonra farklı insanlardan birbirine benzer görüşlerin ileri sürülmesi Tekirdağ`ın kimliği için sanırım yeterli olmaktadır. Bir üçüncü akıl da konuşsa aynı görüşleri dile getireceğinden eminim. Bundan sonrası yeni bir kent kimliği aramadan uygulamaya geçmek kalıyor.
Çarşı pazar dolaşıp görüşler alıyoruz. Tahsilli, çarıklı herkeste genel bir kanı oluşmuş durumda...Yeni açılacak sanayi alanlarından halk tedirginlik duyuyor, kontrolsüz göçlerin hayatımıza olumsuz etki yapmasından çekiniyor.
İstikamet belli olduğuna göre Valilik kurumu, belediyelerimiz, üniversitemiz, sivil toplum teşkilatlarımız, siyaset kurumlarımız hep birlikte hareket etmelidir. Kurumlar arası mutabakat sağlanamazsa Tekirdağ el yordamıyla idare edilen bir kent durumuna düşer ki bundan şikayetçi olmayan kimse kalmaz.
Bizim esas problemimiz güç odakları arasında mutabakat sağlanamamasıdır. Yıllardır gördüğümüz şey gücü elinde bulunduranın "Ben" tutumunda ısrar etmesidir. O zaman diğerleri de soruyor: Niye sadece sen kardeşim? Basıncı olduğum için söylemiyorum, dünyanın bir gerçeği var: Basınsız olmaz! Yüzlerce üyesi bulunan Sanayi ve Ticaret Odası kıyıda köşede tutulamaz! Binlerce esnafın toplandığı Esnaflar Birliği Odası ciddiye alınmadan olmaz! Yüzlerce derneği, vakfı, içinde barındıran sivil toplum kuruluşlarını görmezden gelmek olmaz! Ben iradeyim, ben baştayım, en büyük koltukta ben oturuyorum demekle olmaz! Herkes kendi koltuğunu doldurup doldurmadığına bakmalıdır.
Bu kentte, buna karar verdiğimiz an yerel mutabakatın temelleri de atılmış olacaktır. Kan kaybımızın kaynaklarını sanırım anlayabiliyoruz. Vali Kemelek Beye Allah`tan rahmet diliyorum, görüşlerini Gazetemizde paylaşmıştık. Eşkinat` ı da sağduyulu öngörüsünden dolayı kutlamak isterim.
Dileğim odur ki, yüksek tepelerin üzerinde küçük adamlar oturmasın! Geleceğimize yaptıkları darbeyi müstevliler yapmaz. Torpil, arka, kayırma, senden benden devri bitmelidir. Tepeye çıkmak isteyenler ya kendi yetenekleriyle ya da kanatlarıyla uçup çıksınlar, arkadan itelemekle zirveye çıkarsan bilesin ki oraya da kar yağmaz.
Tek derdimiz var: Mutabakat!