TAŞLARI YERİNE KOYUNCA REKTÖR!

Tekirdağ NKÜ, rektörden kaynaklanan kara yıllarını yaşamaya devam ediyor. Zira NKÜ, bilim haricinde her türlü entrikaların döndüğü yer olarak hafızalarda yerini çoktan aldı.   Geçen yıl hatırlayacağınız gibi Rektör, birkaç gazeteciye rektör adaylığı döneminde basın açıklaması yapmıştı. Orada bir gazeteci paralel yapıyla olan ilişkisini sormuş ve rektör şu cevabı vermişti. ?Beni bilen bilir. O yapı ile ilişkim yok. Çevremdeki insanlara sorabilirsiniz. Ekibimde bir kişinin paralel yapı ile ilişkisi var. Ona da istifa et dedim etmedi?? http://www.59haber.com/haber/ekibimdebirparalelcivar-7861.html Hâlbuki Nisan 2015 tarihli birçok haber sitesinde rektörün paralel yapıda olduğunu söylediği kişiyi kendisinin üniversiteye getirdiğini öğrendik. Ne büyük tezat değil mi? Haberlerde sadece bu değil, haber sitelerinde kendi çocuklarının da yine bu yapıya ait kolejlerden mezun olduğu bilgisi, hatta rektörün paralel yapının tv kanallarında meşhur olmuş kişilerle çekilmiş hatıra fotoğrafları da yer alıyor.   Yerel basın o zaman üzerine düşeni yapmış ve NKÜ rektörlüğüne 2. dönem aday olan rektörün şehre sıkıntıdan başka bir şey getirmeyeceğini kamuoyuna aktarmışlardı. Tabi bu uyarılar dikkate alınmadı ve rektör makama 2. Kez oturuverdi.   7 Haziran genel seçimlerinden sonra ortaya çıkan belirsizlikten istifade eden terör örgütü 1 Kasım seçimlerine kadar ortalığı kan gölüne çevirdi. Birçok askerimiz ve polisimiz şehit olurken sivil vatandaşlar da hayatını kaybetti.    İşte bu kargaşa ortamında 1 Kasım seçimlerine girildi ve Ak Parti tek başına iktidar oldu. Kabine oluşturulduktan sonra Güneydoğu başta olmak üzere tüm yurtta PKK´nın şehir ve dağ yapılanmalarına karşı hükümet amansız bir silahlı mücadele başlattı. O operasyonlar bugün bile tüm hızıyla devam ediyor.   Paralel yapı, böyle hassas bir dönemde yazılı ve görsel araçlarını HDP, PKK ve CHP ittifakını halkın DNA sına ters düşecek şekilde servis etmiş tepkileri üzerine çekmişti. Bu destekvari yayınlar sadece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan´a olan kızgınlıkla izah edilemezdi. Zira burada vatanın bütünlüğü söz konusuydu. İşte böyle bir ortamda iddialara göre NKÜ´de Prof. Olan bir bayan kendi sosyal medyasından devlete ve Cumhurbaşkanına hakaret dolu yayınlar paylaşmaya başladı. Ve rektör bu paylaşımları ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirerek Prof.´a dolaylı olarak destek çıkmış oldu. Elbette sadece bu da değil, yine başka bir bayan Doç. Dr. şahsına ait sosyal medyadan PKK ve uzantısı olan bir siyasi partinin propagandasını alenen yapmış ve bu öğretim görevlisi de Rektör tarafından dekan yardımcılığıyla ödüllendirilmişti. İddialar bu yönde! Her iki iddiayla ilgili NKÜ Rektörünün kişilerle ilgili her hangi bir tasarrufu şuana kadar olmadı. Ve bunlar iddiaya göre rektör tarafından ifade özgürlüğü olarak değerlendirildi.   Taşları yerine koyduğumuzda Paralel yapıyla ismi anılan ve sonrasında devletin bütünlüğüne ve reisi cumhura yapılan hakaretlere göz yuman rektörün niyetinin ne olduğunu ilgili makamlara bırakıyoruz. NKÜ´nün bu tarz şeylerle anılması bizleri çok üzüyor. ?Bir musibet bin nasihatten iyidir? sözünü hatırlatarak aydınlık günler inşallah yakındır.    İDDİALAR DOĞRUYSA REKTÖR NE YAPACAK?