SİYASETTE KADIN OLMAK
Dünyadaki insanların yarısının kadın olduğu halde, dünyayı erkeklerin yönettiği, dünyaya yön veren karar alma mekanizmalarında kadının sayısal çoğunluğuna uygun bir yer bulamadığı maalesef bir gerçektir. Aileden başlayarak sosyal alanların yanında ekonomik, hukuki, bürokratik ve siyasi alanlarda kadının yeterli temsil bulduğundan bahsetmek mümkün değildir.
Bu alanlar içinde, özellikle kadının siyasette var olması, siyasi kararlarda aktif rol oynaması, diğer bütün alanlarda ki varlığını güçlendirecek sonuçlar ortaya çıkarabilecek niteliktedir. Bu nedenle, kadınlar siyasette ne kadar temsil edilmektedirler? Ülkemizi ele aldığımızda, rakamlar nasıldır? Acaba nüfusun yüzde ellisi siyasette temsil edilmekte midir? Yoksa temsili kadınlar mı vardır? gibi soruları cevapladığımızda durum şudur. 24 Haziran seçim sonuçlarına göre oluşan Mecliste kadın temsil oranı %17( HDP %37 ;AKP %17.9 ; CHP %12.2 ; MHP %10 ; İYİ PARTİ %6,9 ) olarak gerçekleşmiştir. Ülkemizde durum böyleyken; Dünya genelinde, Parlamentolar Arası Birlik( IPU) verilerine göre 2016´da parlamentolardaki kadınların temsil oranı , Amerika kıtasında %28, Avrupa´da %26, Asya´da %19 olarak gerçekleşmiştir. Avrupa´da da görüldüğü gibi ne Avrupa Kadın Lobisinin talep ettiği % 50 kotaya ; ne de Avrupa Konseyi Ülkelerinin % 40 kadın temsili hedeflerine ulaşılmıştır.
Görünen odur ki bu genel bir durumdur. Bu durumun temel nedeni kadınlarla erkeklerin bu dünyayı bölüştüklerinde aslan payının erkeklere kalması, birlikte paylaşmamalarıdır. İşsizliğin sebebi olarak kadınların iş talepleri olmasına bağlayan erkek egemen zihniyet bu anlayışını siyaset alanında daha da derinleştirmektedir. Seçme ve Seçilme hakkını almada dünyaya fark atan Türk kadını siyasette hak ettiği yeri bir türlü alamıyor. Bunun için temel şart hukukun desteğidir. Anayasa, Siyasi Partiler ve Seçim Kanunlarını değiştirerek koyulacak cinsiyet kotaları bu alanda kadınların elini güçlendirecektir. Siyasi parti tüzüklerinde cinsiyet kotalarının mevcut olması yetersizdir. Fakat var olmaları yine de önemlidir. Kadınlara kolaylık sağlamak için getirilen kotalar hem kadınların siyaset yapmalarını, hem de siyaset yapan erkeklere kadınlarla siyaset yapmalarını öğreten bir yöntem. Fakat keyfi olduğu için bir sonuç vermiyor. Biz kadınlar diyoruz ki hakkımız olan seçme ve seçilme özgürlüğümüzü kullanmamıza erkek egemen zihniyet engel olmaktadır. Hedefimiz erkek egemen dünyanın verdiği oran değil hayatın verdiği % 50 oranıdır. Toplumun yarısıyız. Bizim olanı istiyoruz.
İsteyen herkes bir siyasi partiye üye olup siyasi faaliyet yürütebilir. Bunda yasalar bakımından bir engel yoktur. Fakat çalışmaya başlayınca bir kadın olarak erkek egemen bir dünyaya geldiğinizi anlıyorsunuz. Siyasette sizden iki şey isterler ..Zamanınızı ve paranızı ? Eğer kadının düzenli bir geliri yoksa aidatlar bile problemdir. Düzenli bir işi varsa çalışıyorsa bu defa da zaman ayırması problem olur. Ayrıca bütün kadınların ev, aş , çocuk, eş gibi sorumlulukları olduğundan zaman ayırmak hepsi için sıkıntıdır. Bu engelleri aşan kadınları da başka zorluklar bekler. Toplantılar genellikle iş çıkışlarına konur. Bu saatler kadınlar için elzemken , parti binası erkekler için iş çıkışı uğranılacak kahvehaneye döner. Kadının gönlü ister ama ne toplantılara ne de faaliyetlere katılamaz. Bu nedenlerle dışlanır ve faydası yok yorumuyla çizilir. Partilerin seçim zamanları kadınlardan beklediği sadece kapı kapı dolaşıp broşür dağıtmaktır. Kadınlara partinin politikaları ile ilgili örneğin kadın sorunları konulu bir çalışma yaptırmak kimsenin aklına gelmez. Parti içi bir pozisyona aday olan kadınlarda erkek işbirliği ile bertaraf edilirler. Seçim dönemlerinde kadınlar aday olmak istediklerinde erkek egemen dünyada erkek adaylar için sadece parasının olması yeterli görülürken, size liyakat sistemi uygulanır. Eğitiminiz yeterli mi, Mesleğiniz var mı? Daha önceki toplumsal faaliyetleriniz neler? inceden inceye incelenir, özel hayatınız irdelenir. (Bu gün meclise baktığınız da kadın temsilcilerin erkek vekillerden çok daha donanımlı olduğu görülebilir. )
Bence halkımızın kadın siyasetçilere ve kadın adaylara bir sempatisi bulunmaktadır. Kadınlar siyasette olduğu zaman siyasi üslubun değişeceğine, daha doğru kararlar alınacağına ve yolsuzlukların azalacağına inanmaktalar. Bu nedenlerle önümüzdeki yerel seçimlerde siyasi partiler kadın üyelerini aday olmaları konusunda desteklemeli ve teşvik çalışmaları yapmalıdırlar. Seçim çalışmalarının finansmanı konusunda kolaylıklar sağlanmalıdır. Liyakat olarak ta bu ülkeye, insanına, hizmet etme noktasında istekli olmak yeterlidir. Haydi Kadınlar hangi siyasi partide olursanız olun Belediye başkanlıkları, yerel meclis üyelikleri ve muhtarlıklar sizleri bekliyor.