SAYIN VALİM BİZ SAF TÜRKLERİZ!
Valimiz Yerlikaya Çorlu Gazeteciler derneğinin açılış töreninde öyle bir konuşma yapmış ki doğru söylemem gerekirse Ben çok feyz aldım.
***
Çorlu derneğini överken Tekirdağ derneğini yeren Sayın Valimiz bizim gözümüzü fal taşı gibi açmış oldu. Konuşmasının bütününü okudum. Acaba ne demek istedi demeye gerek kalmayacak kadar açık sözle Derneğimizi kâğıt üzerinde derneklerden yapı vermiş. Levent Silistre’nin kaleme aldığı bu yazıyı sayın Valimiz bu güne kadar yalanlar ümidini hep içimde taşıdım, ama ses çıkmadı. Şaşırdım, sarsıldım desem yalan değil! Ama Valimizin esas niyetini çözecek kadar gücüm yok, anlıyorum ki bizim derneğimizi artık dernekten saymıyor.
***
Filmi başa alıp az bir girizgâh yapmak istiyorum: Maksadım suçlamak değil, haddim de değil… Sayın Valimiz atandıktan kısa bir süre sonra Tekirdağ’da mevcut iki derneğin gazeteciler için yararlı olmayacağını, bunun teke düşürülmesini gerektiğini tavsiye etmişti. Çoğumuz eyvallah dedik. Valimiz iyiliğimizi istiyordu. Büyüklerimizin tavsiyeleri tabi ki dikkate alınmalıydı, çünkü tavsiye demek destek demekti. Nitekim bunu dikkate alarak iki derneğin birleşmesi için kolları sıvadık. İkna edilmesi gerekenleri birlikte ikna ettik. Sonunda beklenen oldu ömür boyu yan yana gelmeyecek adamlar bir araya gelerek Trakya Gazeteciler Birliği Derneğini kurduk.
***
İlk hamleyle “ birleşme” gerçekleşmiş, ikincisi yani “ söz” hamlesi beklenmeye başlanmıştı.
Valimiz siz birleştiğiniz takdirde sizlere güzel bir hediyem olacak demişti. Sonradan bu hediyenin tarihi evlerden biri olduğunu yine sayın valimiz bir toplantıda söylemişti. Ertuğrul Mahallesinde SİT kayıtlı muhteşem bir bina onarılmaktaydı. Nitekim İki dernek birleşti ve beklenmeye başlandı. SİT kayıtlı bina aylar geçmesine rağmen onarımı bir türlü bitmedi, Vardı bir şeyler, Karamanın koyunu gibi sonradan çıkacak bir kokuyu bekler olmuştuk; fazla sürmedi, Çorlu konuşması tüm niyetleri ortaya sermeye yetti.
***
Vali Beye göre Biz kâğıt üzerinde bir dernek idik, üyelerimizi seçerek yani, kolları 180 derece açarak almıyorduk. Çorlu dernek modeli gibi bir derneğin darısı başımıza düşmeliydi. Anlaşılıyor ki Vali Bey tek dernek derken galiba yeni bir dernek daha tasarlıyor Tekirdağ için… O derneğin modeli “Çorlu” gibi olmalı.
***
Aslında, derneklerin tümü Vali Beyin kol kanat germesi gereken dernekler değil midir? Bunun ayırımı olmaz, olmamalı. Sayın valimiz bir hususu dikkate alarak bu sözleri sarf etseydi bizleri ziyadesiyle memnun ederdi; ince nokta şudur: Tekirdağ’da oluşan dernek iki derneğin birleşmesi suretiyle kuruldu. Birbirine zıt, birbirleriyle uyumsuz, birbirleriyle geçimsiz iki dernek... Hiç yoktan sıfır model bir dernek olsaydı sıkıntı yoktu. Zoru başardıkları için aslında, Tekirdağ gazetecileri örselenmeyi değil tebriki hak etmişlerdir.
***
Sayın valimiz, “Gazetecilere Liderlik Yapmak Zordur” demektesiniz… Elbette… Ancak unutulmasın ki gazetecilik yapmak, gazetecilere liderlik yapmaktan çok daha zordur. Bugünlerde özellikle ulusal basını kontrol etme çabasına yönelik sosyal medyaya düşen tapeleri halkımızla birlikte ibretle dinliyoruz. Çorlu konuşması bizim açımızdan çok mantıklı şekilde tahlil edilecektir. Burada niyet yerel basını gerçekten güçlendirmek mi? Yoksa kontrol altında tutmak mı? İnancım odur ki kötü ihtimalli olanı var sayarsak, her bir gazeteci bağımsız bir ruha sahip olduğu için Trakya’da “kontrollü dernek” formülü tutmaz, öyle bir dernek kurulsa bile, dernek olmaktan çabucak çıkar.
Sayın Valim, kâğıt üzerinde dediğiniz dernek 1 yıl içerisinde tarihinde yapılamamış faaliyetlere imza atmıştır. Bunun başında 42. başkanlar konseyi gelmekle beraber 81 ilin temsilcisi ilimizde ağırlanmıştır, Şarköy, Çorlu ve Merkez ilçeler ziyaretçilere gezdirilerek tanıtılmıştır. BİK ile eğitim programı düzenlenmiş, 24 saat gazetecilere hizmet veren interneti ve 2 adet bilgisayarı olan Basın irtibat bürosu kurulmuş, şehrin göbeğinde gazetelerin yayınlandığı ilan panosu, çeşitli yemek organizasyonları ve Çevrim Santrali gezisi aklıma bir çırpıda gelenlerdir.
***
Bizler bugüne kadar verilen sözlerin tutulmasını sabırla bekleyen “söz dinler” gazetecilerdik sadece. Çorlu konuşmanızla bizleri her ne kadar incitmiş olsanız da aslında bir güzel ders vermiş oldunuz. Atamız Bilge Kağan “ Çinlilerin güzel sözlerine, tatlı dillerine kanmayın!” Demişti. İlk geldiğiniz günlerdeki güzel davranışlarınızı ne kadar özlüyoruz ama roller bile bir yere kadar… Öyle davranıldığı zaman Biz her zaman kanabiliyormuşuz. Saflığımıza sayın; gülen yüz, sıcak yaklaşım yanılgımız olmakta... Ama ne yapalım ki Sayın Valim, Biz her zaman kanabiliyormuşuz. Saflığımıza sayın; gülen yüz, sıcak yaklaşım yanılgımız olmakta... Ama ne yapalım ki Sayın Valim, Biz böyle saf Türkleriz işte!