Şartlandırılmış Özgürlük!

Öncelikle yeni öğretim yılında bütün öğrenci kardeşlerime başarılar diliyorum. Biz kitabevi sahiplerine de bol sabırlar. Neden diyeceksiniz? Geçtiğimiz haftalarda vaktimin çoğunu kitapevimde geçirdim. Kitapların arasında mutlu olmam gerekirken ben üzüldüm. Üzüldüm çünkü kitaplara gelen zamlar o kadar yüksek ki bunu müşterilerimize aktarırken zorlanmak bir yana utandım resmen. Oysa utanması gereken ben değilim. Sürekli etiket yenilemekten, insanlara bunun bizimle alakası olmadığını anlatmaktan yoruldum. Üzüldüm çünkü kitap almaya gelenler arasında parası olan var olmayan var. Bazıları sadece fiyat sormak için uğruyor ve ücreti duyunca yüzlerinde beliren ifadeyi anlatmaya kelime bulamıyorum. Üzüntü, hayal kırıklığı, eziklik hissi bir karışım. Şehir dışından gelen öğrenciler için ailelerinin gönderdiği harçlıkların bir lirasının bile değeri var. Tabii hepsi için geçerli değil. Durumu iyi olan kendini belli ediyor. Üzüldüm çünkü Bazı yayınlar elimizde olmuyor, olamıyor. Belirli kitapevleri bayiliklerini aldığı için bize vermiyorlar. Satma hakkı sadece onların. Buraya kadar yanlış bir şey yok. Yanlış olan kanunen kesinlikle yasak olmasına rağmen bazı öğretmenlerin ders kitabı olarak bu yayınları vermesi ve yine yasak olduğu halde ?´bu kitapevlerinden alacaksınız ben orasıyla anlaştım´´diyerek öğrencilere şart koşulması; işte, Ben bunu anlamıyorum. Kanunen yasak olduğu bilindiği halde bu cesareti nereden ve nasıl buluyorlar ve buna kimse neden dur demiyor? Torunlarını yanlarına alarak gelen yaşlı teyzeler var, çocuklarını alıp gelen anne babalar var. Hepsi yorgun hepsi bezmiş. ?Bu yayın bizde yok, biz satmıyoruz, ?´ (!) kitapevine bakın´´ dediğimde: ?Neden her yerde bulunan yayınları vermiyorlar?? Diye artık isyan ediyorlar! Öğretmenler çocukların gözünü nasıl korkuttuysa annesinin elinden tutup kapıdan soktuğu çocuğun ?? Hayır burası değil, (x)Kitapevine gidelim öğretmenim kızar!´´  Dediğine kaç defa şahit oldum. Ya da veli gelmiş sınıf annesinin whatsapptan herkese gönderdiği kitap fotoğrafını gösteriyor ve diyor ki öğretmenimiz buradan alacaksınız diye şart koşmadı. Şart yok ama ayrıntı var. Bize gösterilen fotoğrafta kitabın kenarına malum kitapevinin kartı iliştirilmiş. Algı yaratıyor. Başka bir müşterimiz gelmiş 9 kitaplık bir setten sadece birine ihtiyacım var diyor. Ama seti bozamayız dedikleri için mecburen aynı kitapları tekrar almak zorunda kaldığını söylüyor. Başka bir anneye sordum: Siz bütün anneler toplanıp itiraz etseniz, biz istediğimiz yerden alırız bize şart koşamazsınız deseniz ne olur diye? Herkes uymuyor ki, dedi. Aralarında gidip alanlar var ve benim çocuğum onların arasında küçük düşmesin diye almak zorunda kalıyorum. Başka bir veli biraz olsun indirim talep ettim diye anlattı, kitabı önüme fırlatıp ücret bu ister al ister alma cevabını almış! Çünkü almak zorunda olduğunu biliyor. Bunlar ve daha niceleri. Bir sürü örnek sayabilirim. Her konuda Avrupa hayranı olanlar böyle bir durumu Avrupa´da göremezler ve yaşayamazlar. Çünkü yasaklara uyulur. Kanun neyse o yapılır. Şimdi soru şu: Devlet tarafından Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanmış bir yasağı nasıl oluyor da bu insanlar hiçe sayarak herkesin gözünün önünde hiç çekinmeden çiğneyebiliyorlar? Tekirdağ´ımızda bunun kontrolü denetlemesi yapılmıyor mu? Yapılmıyorsa sebebi ne? Senelerdir süre gelen bir durumdan söz ediyorum. Birileri bu durumdan ciddi paralar kazanırken bizler ? küçük kitapevleri- sadece kiramız, elektrik ve su giderimizi kazanabiliyorsak ve bu sırf denetim olmadığı için, gerekli mercilerin buna dur demedikleri için oluyorsa bu haksızlık değil mi ???? Sorusu bile fazla olup düpedüz haksızlıktır ve çok sayıda kitapevi de bu uygulamalardan göz göre, göre mağdur olmaktadır. Sn. Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri sizlerden atılacak bir adım bekliyoruz.   ElifCe