SADECE PAZARCILAR DEĞİL!

Pazarcılar, Tekirdağ´ın neredeyse tek gündem maddesi oldu diyebiliriz. Her köşe başında, yolda, durakta konuşulan tek konu Pazarcıların ekmek mücadelesi oldu. Kimileri bu isyana şanlı direniş dedi, kimileri de abartılı buldu. Şu da bir gerçek ki bu eylem ilk kez meclis basma vakası olarak tarihi kayıtlara geçti. Pazarcı esnafı kadar çarşı esnafı da çok zor durumda. Şartlar her geçen gün daha ağırlaşmakta. Büyükşehir belediyesi Tekirdağ´ın bir ucuna gitti. Burada çalışan yüzlerce memurun öğle arasındaki yaptığı harcamalar esnafa can suyu idi, bıçak gibi kesildi.   Pazarcı esnafının konusunu fazla uzatmadan bir iki cümle ile bağlamak istiyorum. Kapalı Pazar alanı söylemleri Adem Dalgıç dönemine dayanır. Seçimlere daha 2 yıl vardı, 2014 yerel seçimlerinin üzerinden ise 3 yıl geçti. Yani toplamda 5 yıl. 5 yıldır pazarcı esnafının sorununa çare üretemeyen, birbirinin devamı olan yerel yönetimler hiçbir yasa ile kendilerini haklı duruma çıkaramazlar.  Bu kocaman ayıptır, umursamamazlıktır?   ÇARŞININ DURUMU İÇLER ACISI Büyükşehir belediyesinin taşınmasına kimsenin itirazı yok, olamaz da? Ama alternatifler de bununla paralel hayata geçirilmeliydi. Çarşı merkezi ve ara sokaklara hayat verecek projeler halen raflardaki yerini korumakta. Ertuğrul Mahallesinde yapılması planlanan kültür sokaklarına bir çivi çakılmış değil. Sokak kültürünü harekete geçirecek bir zihniyetten de söz etmek şimdilik mümkün değil. KÜLTÜREL ETKİNLİKLERE KAFA YORMAKTAN? Bir gün Sayın Eşkinat´la konuşuyorum. Ben olsam Tekirdağ´ın bu haliyle, BKM´nin bu rezilliğiyle etkinlik yapmaktan utanırdım, demiştim. Kendisi de bana ne yani etkinlik yapmayalım mı, demişti? O fikrimi halen muhafaza ediyorum. Yapmayalım, gelen konuklara iftihar edeceğimiz, gururlanacağımız Tekirdağ´ı gösterene kadar yapmayalım. "Ayranı yok içmeye atla gider..." pozisyonuna düşmeyin, asıl tepkinin kaynağı da  budur bana göre. Millet can derdinde sizler sefa... Bu görüntü insanın sinirlerini altüst ediyor. Ertuğrul Mahallesi için Kültür sokağı projeniz vardı ne oldu? Küçük bir ada uygulaması yapın, yol açın işte buraları böyle olacak deyin? Esnafa umut, halka moral olun. Gelen konuğunuza çarşınızı gezdirin, kültür sokaklarınızı gezdirin? Ertuğrul Mahallemizde tarihi adada bulunan tüm sokaklarımız sokak müzisyenlerinin itibar edeceği kalitede olsun. Her sokaktan ayrı bir ses, ayrı bir heyecan, ayrı bir enerji gelsin.    Değirmenaltı Sahil Yürüyüş yolu için ne yaptınız? Projeye onay vermiyorlar demiştiniz. Bununla ilgili hangi bakan, hangi müsteşar ile görüştünüz. Mavridis´in fotoğraflarını almak için Atina´ya kadar gittiniz, Umarım bu konu için Ankara´ya da bizatihi gitmişsinizdir.   Piyano, klasik müzik, tiyatro, bale? Ben bu tarz etkinliklere papyonumu takarak gitmek istiyorum arkadaş, bu işin yakışanı budur. Işıltılı koridorda kırımızı halı üzerinde yürüyüp, ambiyansıyla beni büyüleyen salonda Gülsin Onay´ı dinlemek istiyorum. Ben arabamı yıkatıyorum 1 saat içerisinde yine aynısı oluyor. Yıllrdır kösele ayakkabı, takım elbise giyemiyorum. Siz böyle bir kentte hangi sanattan, hangi kültürden keyif alır özendirici olursunuz? Bu kendi kendinizi tatmin etmek değil midir? Bu şehrin acil sorunlarına konsantre olun ve bütün enerjinizi bu sıkıntıları çözmek için harcayın.   BU ÇAĞRIYA KULAK VERİN! 3 YIL SU GİBİ AKIP GEÇTİ HALK OLARAK ÖNCELİĞİMİZ ŞUNLARDIR: 1- Kentimize yakışır bir veya bir kaç Kapalı Pazar yeri, 2-Cadde ve sokakların kabul edilebilir düzeye getirilmesi, 3-Ertuğrul Mahallesinde bir an önce ada bazında Kültür Sokaklarının oluşturulması, 4-Değirmenaltı sahil yürüyüş yolunun tamamlanması. Kalan 2 yılda bunları başarın, Gülsin Onay ve o kalitede sanatçılar rica ile değil de kendi istekleriyle buraya gelecektir zaten... Sizden 24 SAAT YAŞAYAN HAYAT DOLU ŞEHİR İSTİYORUZ, Sayın Başkanlar.