PAZAR YERİ ACİLEN

Kent estetiğini bozan, Pazartesi ve Perşembe günleri trafiği neredeyse durma noktasına getiren bir pazar yerine sahibiz. Buraları böyle salkım saçak gördükçe aklıma hemencecik Çin, Hind diyarları geliveriyor. Şehrin tam göbeğinde en değerli yerinde ama esnafı riskler içinde... Sel gelir vurur, esnaf isyan eder; kar kış gelir, siftah yapacak müşteri gelmez tezgâh başlarına... Buzlaşmış halatlar, rüzgâra yakalanmış eğri böğrü direklere bağlı çadırlar; tenekeler içinde ısınmaya çalışan gariban pazarcılar… Bu devirde bu manzara! Oysa modern kentlerde pazarlar kentin can damarıdır, belirli günlerde değil her daim açıktır, muhafazalı ve her ihtiyacı giderebileceğiniz sosyal mekânlardır. Kente Turist olarak gelenler ilk merakı önce pazar yerini gezmektir, çünkü orada hayatın ta kendisi pazarlanmaktadır. Vatandaş belediyeye trafik sorununu çözün diye yükleniyor; açık ve net söylüyorum: Pazar yeri oradan kalkarsa trafik problemi tek kalemde çözülür. Yeni yapılacak yollar ve göbekler tam da pazar yerden geçmektedir. Pazar yeri kalkamadığı sürece trafik sorununun çözülmesi mümkün değil. Pazarcılar Odası Başkanı Sayın Sami Kayın 5-6 yıl sonra Gündoğdu Mahallesinde imarda belirtilen yere taşınalım, ancak şu an gidersek esnaf orada ölür, diyor. Hâlbuki bu sorun dönemin belediye başkanı Âdem Dalgıç tarafından Mart / 2013' de gündeme geldiğinde Başkan Kayın o zaman da aynı direnci göstermiş daha çok erken diyerek umutları bir kaç yıl sonrasına ötelemişti. Ne oldu peki? Aradan 2 yıl geçmesine rağmen bir arpa boyu yol alınamadı, üstelik sorun yumağı daha da büyüdü ve trafikle beraber içinden çıkılmaz hale geldi. Belediye başkanı Ekrem Eşkinat konu ortaya geldiğinde, her türlü alt yapıyı hazırlayacağını söylemesine rağmen Kayın neden direniyor anlamak mümkün değil. Hâlbuki bu kentte sadece pazarcılar yok; büyük bir nüfus trafik girdabının içinde kıvranıp durmakta iken onların hakları, mağduriyetleri ne olacak, düşünülüyor mu hiç? Değerli Başkan Kayın, ayak sürmenin bir yarar getirmeyeceğini bir fark etse tez zamanda mesele çözüme doğru gidecektir. Bir gerçek daha var; vakit kaybı maliyetleri de arttıracaktır. O sebeple düzenlemenin bir yerden başlaması gerekiyor. Kentin güzelleşmesi ve gelişmesi önünde duran ne gibi engeller varsa bir an önce aşılmalıdır. Yaşanabilir bir kent hepimizin hakkıdır. Hadi Sami Kayın sizden özverili bir adım bekliyoruz.