PAPAZDAN KURTULDUK-KİTAPLARA KAVUŞTUK
Ülkemizin en önemli gündem maddelerinden birisi Rahip Brunson olayı.Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle iki papazdan birinin adı bu.Yani bizim ülkemizde yargılanan,casuslukla suçlanan,PKK terör örgütüyle ilişkisi belgelenen,35 yıl hapis cezası alabileceği söylenen... Hatta yine Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle ;?bu fakir bu görevde kaldıkça asla teslim edilmeyecek olan? rahip Brunson. Onlarda da bir papaz vardı.Pensilvanya´da kaşanesinde mehdilik hülyalarıyla aklı başından uçmuş, ülkesinde kanlı bir darbeye cüret edebilecek kadar paranoyak,Mehmetçiğe kurşun yağdırma alçaklığına ve 250 canın kanına ekmek doğrama zilletine müptela olmuş bir papaz.
ABD´li Evangelistlerin kucağında çağdaş Lavrens´leri yetiştiren, yüzbinlerce müminin tertemiz inançlarını iğfal eden sarıklı,örme takkeli,kehribar tesbihli bir papaz yani,adı F.Gülenson. Biz yakalayıp yargıya teslim etmiştik.Trump ise onlardaki papazı adeta koruma altına almıştı.Belki yeni görevler için fitne senaryolarını birlikte yazıyorlardı. Arada bir de bize efelenip kendi papazlarını derhal bırakmamamızı istiyordu.
Öyle yağma yok.Ne dedi bizim Başkanımız;?Ver papazı,al papazı.? ? Biz ne Düyun-u Umumiye ile kuşattıkları Osmanlıydık,ne de Cumhuriyetin çömez yöneticileri.? Bize kimse öyle baskı yapamaz,emir dikte edemezdi. Nasıl da gururlanmış,nasıl da ayranımız kabarmıştı. Ne olduysa son duruşmada oldu.TSK´ya kumpas kurulurken ,iyi yetişmiş binlerce subay, apoletleri sökülüp ordudan atılırken ifadelerine itibar edilen gizli tanıklar gibi ,bu davanın gizli tanıkları da yaptılar yapacaklarını.
Önceki ifadelerinin yanlış anlaşıldığını,yani Brunson için söylediklerinin birer duyum veya dedikodu olduğunu dile getirince eee bağımsız yargı ne yapsın,o da kararını verdi,Brunson´un bağları çözüldü,serbest kaldı.İçerde yattığı süre aldığı ceza için yeterliydi.Hani mahkemedeki iyi halini de düşünürsek yani. O Trump´ın gönderdiği özel uçakla aştı dağları,bize kaldı Angara´nın bağları... Hadi bari, herkes işine baksın bundan gaariii.Yalnız bizim için iyi mi oldu, kötü mü oldu bilemedim.Kimisi; aman bir beladan kurtulduk derken,kimileri de tribün şovuyla coşmuş,nasıl kovduk adamı,arkasına bakmadan kaçtı Amerika´ya,diyor.Bazıları da şöyle yazmış facede; adamın elinde bir papaz vardı,şimdi iki papaz oldu.Bizim elimizde ise iki tane sinek ikilisi kaldı..Bu el nasıl biter?Yazık oldu Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt´un Brunson yüzünden Amerika´yı protesto ederken yere vurup kırdığı IPhone telefonuna.
Pazar günü Edirne´de kitap fuarına gittik ailece.Belediye´nin Kipa AVM´dedüzenlediği fuara çok sayıda yayınevi ve yazar katıldı.Aradığınız her kitabı bulmanız mümkündü.Tabiki fuarın yıldızı SÖZCÜ Gazetesi yazarı Yılmaz ÖZDİL idi. Son kitabı M.Kemal´e adanmış bir çalışma.Onun standının önünde kitabını imzalaması için sonu görülemeyen çok uzun bir kuyruk oluşmuştu.Tam saatinde geldi Özdil.Hem de İzmir Marşıyla.Atatürk´e,Cumhuriyet´e,akla ve bilime inanmış Özdil tiryakilerinin coşkusunu görmeliydiniz.
Görüp de duygulanmalıydınız.Kitap elimdeydi,Atatürk gönlümde.İmza için bekleyecek zamanım yoktu.Olsun kitabın kapağında zaten bir imza vardı: ? Mustafa Kemal.? Herkesin kucağında bu kitap.Nereye dönseniz gözbebeklerinize o yapışıyor bir çıkartma gibi. Beni en çok sevindirense kızımın ilgisiydi. Kitabın sayfalarını merakla karıştırırken;?Baba bu kitabı mutlaka okumalıyım.?diyordu.
Gençler bizim zamanımızdaki gibi pek öyle klasikleri okumuyorlar.Halbuki onlarda hiç eskimeyen,tüm zamanlarda geçerli insanlığın ortak serüvenleri ile karşılaşmak ne kadar heyecan verici. Gençlerimizin seçtikleri ve severek okudukları yazarlar neredeyse yaşıtları. Adı sanı pek bilinmeyen,henüz yolun başında olanlar.Öyle demeyin,gençler tanıyor.Nereden mi belli? Baksanıza Didem Duygu Demir´in yazıp yayınladığı sadece bir kitabı var.Adı: Kore´deki Çatı Katından Sesleniyorum.Daha ilk baskısında elli bin satmış.Bugün imzaladıklarının üzerinde ondördüncü baskı yazıyor.Koray Yersüren de Dilara Ay da öyle.Büşra Yılmaz zaten yok satıyor.Olsun, okumaları,kitaplarla arkadaş olmaları önemli.?Bu dijital çağda kolay mı telefonları kapatıp,TV dizilerinden uzaklaşarak kitaplarla haşır neşir olmak.
Çok da edebi eser değerinde olmasa bile kendilerini buluyorlar gençlik çağlarına yeni adım atmış o yazarlarda. Onlara kitap imzalatmak,onlarla bir fotoğraf karesinde beraber olabilmek yaşayabilecekleri en büyük mutluluk. Sevdikleri yazarla birlikte olmanın tarifsiz mutluluğu ile onlara sarılıp ağlayan gençler gördüm. Edirnelilere bu kültür hizmetini sunduğu için Belediye Başkanı Recep Gürkan´a teşekkür ettim.Halkın ilgisi onu da mutlu etmiş ki,sağol dostum derken gözlerinin içi gülüyordu.
Papaz ve kitap fuarı.Ne alakası var diye mırldandığınızı duyar gibiyim. Vallahi çok alakası var.Kitaplardan ve düşünmekten uzaksanız siz de papazı bulur ama çabuk kaybedersiniz. Pratik bir zeka ve okuyan bir beyne sahipseniz oyunun sonucunu görebilmek için son hamleyi beklemez,senaryoyu siz yazar,kodlamayı siz yapar,kuklaları oynatan siz olursunuz. Bilmem anlatabildim mi?