KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARI VE TÜRKİYE
Kredi derecelendirme kuruluşlarından Fitch, Türkiye´nin uluslararası uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunu, yatırım yapılabilir (BBB-) düzeyinin bir basamak altına (BB+) çekti. Not görünümünü de ?durağan´ olarak açıkladı. Türk Lirası cinsinden riskini ?BBB-´de korudu. Bu durum zaten bekleniyordu ve daha önce piyasa buna göre yönlenmişti. Beklenen oldu. Sürpriz olan, henüz not açıklamasına aylar olan diğer bir kredi derecelendirme kuruluşu olan Standart&Poor´s´un da Türkiye´nin notunu korurken görünümünü ?durağan´dan ?negatif´e çekmesiydi.
S&P´den yapılan açıklamada, uygulanan para politikasının, kur ve enflasyon yükselişlerinde etkili olamadığı, bunun Türkiye´deki şirketlerin ve bankaların finansman gücünü zayıflatarak büyümeyi olumsuz etkileyebileceği belirtildi.2017 yılı ekonomik büyüme oranının yüzde 2,4 olarak öngören S&P, Türkiye´nin yabancı para cinsinden kredi notunu "BB", yerli para cinsinden notunu "BB+" seviyesinde teyit edildiğini, not görünümünün ise "durağan"dan "negatif"e indirildiğini açıkladı. Fitch Ratings raporunda ise, Türkiye ile ilgili olarak gelecek birkaç yılda ekonomik büyümenin ivme kazanacağı ve enflasyonun düşeceği öngörüleri öne çıktı.Buna göre, Türkiye´de gayri safi yurtiçi hasılanın bu yıl yüzde 3, gelecek sene yüzde 3,2, 2018´de de yüzde 3,5 artması tahmin ediliyor.Ayrıca, Türkiye´de enflasyonun bu sene yüzde 7,9, gelecek yıl yüzde 7,7, 2018´de de yüzde 7,5 olması bekleniyor.
Peki, Bu kredi derecelendirme kuruluşları nedir? Ne iş yaparlar? Derecelendirme kuruluşları bağımsız çalışırlar, belirli bir ücret karşılığında görüş bildirirler. Basit olarak borç vermek isteyenlere sunmak üzere, borç almak isteyenlerin güvenilir olup olmadığını inceler, risk raporunu borç verecek olanlara sunar. Onlarda kararlarını ona göre verirler.Müşterinin kredi notuna göre, riske göre faiz belirlenir. Müşterileri ülkeler, finans kuruluşları, işletmelerdir. Uluslararası sermaye akışlarında da sermaye sahiplerinin yapacağı yatırımlara yol gösterici bilgi sunar ve risklerden haberdar ederler. Yatırımcıların paralarını yönlendirecekleri ülkeyi seçmelerine yardımcı olurlar. Ülkenin notuna göre borç alacağı paraya ödeyeceği faiz de ortaya çıkar. Notu yüksek ülke düşük faiz ile borçlanma imkanı yakalarken, notu düşük ülkeler ancak yüksek faizle borçlanabilirler. Bu notun sonucu bağlayıcı olmamakla birlikte, uluslararası kredi kuruluşları buna göre hareket ettiklerinden bağlayıcı hale gelebilmektedir.
Amerikan Sermaye Piyasası Kurulu, bütün kredi derecelendirme kuruluşlarını tek çatı altında toplayarak NRSRO adlı bir yapı oluşturmuştur. Bunlar arasında cironun neredeyse tamamını toplayan Fitch, Moody, Standard & Poor(S&P) adlı kuruluşlar en bilinenleridir. Derecelendirme piyasası bir bakıma grup tekeli denilen oligopol bir piyasaya sahiptir. Türkiye´de derecelendirme faaliyetinde bulunması Sermaye Piyasası Kurulca kabul edilen uluslararası derecelendirme kuruluşları da bunlardır.
Bir ülkenin finans piyasalarında yatırım yapılabilir sayılması için en az iki kuruluşun notunun yatırım yapılabilir olması gerekiyor.Türkiye´nin kredi notu Standart and Poor´s açısından yatırım yapılabilir seviyeye hiç olmadı. Moody´s´in indirimi ile de sadece Fitch nezdinde yatırım yapılabilir olarak görülüyordu. Bu sonuçla o da ortadan kalktı. Eylül ayı sonunda Moody´s´in yaptığı not indirimi ile Türkiye zaten yatırım yapılabilir ülke seviyesini kaybetmiş oldu ve yaklaşık 15 milyar dolarlık bir sermaye büyüklüğü Türkiye´yi terk etti. Notu düşürülen ülke piyasalarında olabilecek sonuçlara gelince; borçlanma faizi yükselecek, maliyetler artacak, yurtiçinde faizler artacak, girişimci yatırımdan vazgeçecek, işsizlik azalmayacak, yatırım amaçlı yabancı sermaye gelmeyecek, gelen sıcak para elindeki kağıdı satarak dolar olarak ülkeyi terk edecek, sonucunda ülke parası dolar karşısında kaybedecek. Bunların hepsi yaşanabilir.
Bu kadar ağır sonuçlara yol açan bu notları veren derecelendirme kuruluşları kendilerine özgü değerlendirme yöntemleri geliştirmişlerdir. Bu nedenle bir ülkenin farklı derecelendirme kuruluşu tarafından farklı not alabilmesi, verilen notları tartışmalı hale getirmektedir. Kredi notu değiştirilen ülkenin uluslararası finans piyasalarındaki itibarı bu değişiklikten etkilenmektedir.Bu da yabancı yatırım çekerek kalkınmayı hedefleyen devletlere zarar verebilmektedir. 2013 yılında Avrupa´nın en büyük ekonomisi Almanya´nın not görünü düşüren kredi kuruluşuna büyük tepki göstermesi, bu kuruluşlarla ilgili sıkıntılara örnektir. Diğer bir örnekte 2008 yılındaki kriz esnasında ise bu notlara güvenerek yatırım yapan ülkeler, şirketler ve bireysel yatırımcılar büyük zarara uğramasıdır. Ayrıca finans piyasalarını yönlendiren aktörlerin elindeki en önemli enstrümanlardan biri olarak, siyasete alet edildiklerine dair iddialarda dile getirilmektedir.
Dünyada sayılı ülkeler içinde olmak için güçlü olman lazım; güçlü olmak için üretmen lazım; üretmen için yatırım lazım; yatırım için sermaye lazım; sermaye bulmak için kredi derecelendirme kuruluşundan not lazım; düşük not verirler; ancak yüksek faizle sermaye bulursun; yüksek faizle güçlü olamazsın....kısır bir döngü aynı yere geldik.