İŞ KUR İHBAR HATTI!

Aslında İş Kur gündemimde yoktu. Geçen hafta Süleymanpaşa`da ne kadar işsiz olduğunu öğrenmek istemiştim. Tabi bunun adresi İş Kur' dur. Yetkiliyi aradım ama bana valilik kapısını gösterildi,  bürokrasi hazretlerinin bir bariyer olduğunu görmüş oldum. Bu devirde, ileri demokraside hala dik yokuşlar varmış…Yetkili Bey, Validen izin almamı söylemişti. Bu sebepledir ki İş Kur`u ister istemez gündemime tekrar almış oluyorum, tekrar diyorum zira 20.02.2015 tarihli İŞ Kur Müdürüne” başlıklı bir yazı yazmıştım, o yazı yüksek okunma rakamına ulaştı. Okurlarımızdan çok sayıda bilgilendirmeler gelmeye başlayınca konunun çok hassas olduğunu anladım ve bu arada ilginç bir ihbar da geldi. Özü şöyle, lütfen dikkatli okuyalım: İş Kur,  1 Ocak-12 Haziran tarihleri arasında devlet dairelerine 6 aylığına geçici istihdam sağlamakta imiş… Neden 12 Haziran, neden 6 aylık istihdam yapıldığını varın siz değerlendirin. Ama yine de kapıyı biraz aralayalım: Malum, genel seçimlere gidiyoruz. 7 Haziran' da sandık var. İnsanın aklına ister istemez devlet eliyle siyasi yatırım geliyor. Umut tacirliği, istikbal sömürgeciliği geliyor. 400 vekile ulaşmanın yollarından biri olarak geliyor. Böyle bir uygulamanın ne zamandır yapıldığını elbette bilmiyorum. Bunu ilgili birimler -ihtiyaç duyarlarsa- cevaplayabilir. Türkiye' nin en büyük, en acı problemi işsizliktir. Sosyo-psikolojik açıdan artık işsizlik de bir çeşit terör tetikleyicisi olarak kabul ediliyor. Medya haberleri cinnet geçirme haberleriyle doludur.  Bu açıdan hemen her evde anasını, babasını, karısını, çoluk çocuğunu doğrayıp biçmeye hazır canlı bombalar barındırıyoruz. Yazımın rağbet görmesinden de anlıyorum ki insanlar bırakın 6 aylığına, 6 günlüğüne dahi iş bulmaya muhtaç duruma gelmiş bulunuyor. Ver iş, al oy” belki de en güçlü gizli slogandır. İş Kur yazısından sonra bana çok fazla dönüş oldu. İşsizlik, İş Kur,  birbirinin vazgeçilmez parçası... İş Kur; ümit kapısı, ekmek kapısı, binlerce gencin hayalindeki işi yakalayabileceği bir kurumdur. İş arayanlar oraya gidip kaydını yapmak zorunda…Böyle kurumlar büyük öneminden dolayı göz önünde olan birinci kurumlardır. Biz gazeteciler halkın menfaatleri doğrultusunda yayın yaptığımız için bazı kurumlara bilgi sorabilir, onlarla içli dışlı bilgi alışverişinde bulunabiliriz. Normali de zaten budur. Ama önümüze dik yokuşlar, geçilemeyecek bariyerler konduğunu  o gün müdürün tavrından anladım. Perde arkasından çok şey kotarılacak ama medyaya yansıma yolları basit sebeplerle tıkalı tutulacaktır. O an şeffaflık ilkesinin sadece lafta kalan bir yüce dilek olduğunu fark ettim; aslında bunlar bir hikayeden ibaretmiş. İleri Demokrasi böyle bir şey olsa gerek; kendine her yol açık, dışında olan her şeye tüm yollar kapalı olma ilkesi! Cevap alamayacağımı bilerek yine de İş Kur Müdürüne  halk adına, okurlarım adına, tüm işşizler adına soruyorum: -Neden 6 aylığına kurumlara adam gönderdiğiniz, doğru mudur? -Doğru ise hangi kriterlere göre çalışıyorsunuz? - Siyasileri sevindirecek olmasına karşılık asıl mağdurları üzecek görevlendirmeler yapıyor musunuz? -Son soru: Bu görevlendirmeleriniz iktidara yan destek anlamına gelmiyor mu? Şimdi de okurlarıma sesleniyorum: Aranızda mağdur olduğuna, haksızlığa uğradığına inan, kuşku duyduğunuz bir konu varsa bana yazabilirsiniz. Söz; her birini köşemde veya gazetemde yayınlayacağım. [email protected] mail adresi, sizin adresinizdir.