Konum NKÜ` dür. Bu alanda akıl almaz olaylar yaşıyoruz... NKÜ Rektörü Osman Şimşek`in gazetecilere yönelik hasmane tutumu yerel gazeteleri iyice hareketlendirdi, deyim yerinde ise teyakkuza geçirdi. Kanımca bir hiç uğruna yapılan bu davranışın gazeteciler

Konum NKÜ` dür. Bu alanda akıl almaz olaylar yaşıyoruz... NKÜ Rektörü Osman Şimşek`in gazetecilere yönelik hasmane tutumu yerel gazeteleri iyice hareketlendirdi, deyim yerinde ise teyakkuza geçirdi. Kanımca bir hiç uğruna yapılan bu davranışın gazeteciler tarafından izahı oldukça zorlaşmaktadır.   Halbuki, NKÜ yerel gazetelerin her zaman ilgi alanındadır. Bizler gelişmeleri yakından takip ediyor, olan biten her şeyden haberdar olmaya çalışıyoruz. Niye derseniz çünkü yaptığımız iş bir çeşit kamu görevi olup kamuoyunu belirli bir üslup içinde aydınlatmaktır. Bu memlekette parayı yatıran herkes dava açabilir, en doğal hakkıdır. Dedim ya, neler olup bittiğinin farkındayız diye! Alın size bir örnek: Devrim gazetesi tarafından manşet yapılan bir olay var; şöyleydi başlık:  " 17 öğretim üyesi üniversiteyi terk etti." (30 Ocak 2014), "İşte o 17 doktor"(sürmanşet 31 Ocak 2014) Sayın NKÜ  Rektörü 1 gün sonra  bu iki manşet habere  bir cevap veriyor:"Para için gittiler" (01 Şubat 2014).  Kocaman ayıp, utanç verici bir açıklamadır. Bir prof. `tan bir başka prof. grubuna böyle bir isnat ne kadar  etiktir? 17 öğretim görevlisi Tekirdağ`ın, Trakya`nın hatta coğrafyanın kaybıdır. Bu 3 kelime ile izah edilemez, büyük vebaldir ve "Para için gittiler" ifadesi kanımca talihsiz bir açıklamadır. Bu halk dilinde alçaltıcı, horlayıcı, menfaatçi bir üslup olmaktadır, ben 17 öğretim görevlisinin bir kaçını bizzat tanıma fırsatını bulmuştum, tam beyefendi kişilerdi. Gaf mı diyelim, maksadını aşan ifadeler mi diyelim, ne derseniz deyin yapılanlar, edilenler hakaret ve onur kırıcı boyutta kabul edilmiş ki kişiliklerini ayakta tutmak için o öğretim üyeleri çalıştıkları kurumu terk etmek gereğini duymuşlar. Başka hoş olmayan gelişmeler de konuşuluyor: Büyükşehir belediyesine idari ve akademik kadrodan geçmek için kuyruğa girenler... Hatta gitmek isteyenlerin sayıları o kadar fazla imiş ki Rektör Bey dilekçelere muvafakat vermeyi sonlandırmış. Net rakam olmasa bile en az 10 daire başkanı ve müdürün nakil yoluyla büyükşehir belediyesine geçtikleri bilinmektedir. Oturun ve düşünün: Sizce bunun sebebi ne olabilir? İnsanlar yıllardır kurdukları düzeni bir çırpıda elinin tersiyle itip kendilerini  neden bir yeni maceraya sürüklesinler. Huzurlu olan yer terk edilir mi? Bunu, sadece parayla izah etmek mümkün değildir. NKÜ` de çalışan bir çok arkadaşımız, büyüğümüz, hocamız var. Psikolojileri yerinde değil, Prof` luk, Doç.` luk bekleyenlerde bir  endişe var. Bir kurumda memurundan hizmetlisine kadar bir tedirginlik yaşanıyorsa orada huzuru cımbızla arar duruma gelirsiniz. Sayın Rektör, devletin verdiği parayla bina dikmek olağanüstü bir şey sayılmaz. Önemli olan oralarda ilim üretmektir. Bizde yaptığı binalarla övünenlere müteahhit denildiğini bir vesileyle hatırlatmak isterim. Üniversite bizim, bizler burada yaşıyoruz, ekmeğimizi burada kazanıyor, vergimizi buraya yatırıyoruz. Mezarımız burada olacak, çocuklarımız burada okuyacak. Üniversitenin başarılı olması  en çok bizleri sevindirir ve üniversitenin bugünkü durumundan elbette mutlu değiliz, içimiz yanıyor. Sayın Şimşek, Siz üniversitenin Rektörü, bizlerse asıl sahipleriyiz.  Yarın Rektörlüğün sona erdiğinde Nizamettin Şenköylü Hoca gibi kendinize yeni bir üniversite arama şansınız her zaman var ama bizlerin yeni bir Tekirdağ bulma şansı yoktur. Güçlü bir Tekirdağ için var gücümüzle çalışacağız, endişeniz olmasın.