HANİ ROZETİNİ ÇIKARMIŞTIN!

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi kurulduğu günden bu yana şaibelerin odak noktasında olmaya devam ediyor. İşçi alımları, daire başkanlıklarının atamaları, 2 daire başkanlığını bir daire başkanına verme, Genel Sekreterde liyakat sorunu, ihale iptalleriyle ilgili trilyonluk hesap hataları gibi.. Bir de vaadlerin hüsrana uğraması var tabi! Sayın Albayrak seçim döneminde her aday gibi vaad kitapçığı hazırlamış, adaylığı döneminde -sağ olsun- kendisi gelip bırakmıştı. Başkan olduktan sonra bir daha uğramadı ya neyse... Albayrak büyükşehir başkanı oldu ve o kitapçığı eline bir türlü alamadı. Adem Dalgıç´tan kalan yarım projeleri tamamlamayı düşünüyor sanırım. Yani kendisine ait tek bir proje 2 yıla yaklaşan bir sürede hayata geçmiş değil. Geriye 2,5 yıl kaldı. İnşallah bir ´hokus pokus´ yaparak en azında vaatlerin %50´sine Tekirdağ halkı kavuşmuş olur. Olur diyeceğiz de olma ihtimali Nasa´nın Plüton uydusuna yaşam alanı oluşturması kadar zor. Konumuza gelelim. Fenomen olmuş internet yayın organı "Lambadaki Cin" yine çok konuşulacak bir yayıncılığa imza attı. CHP´li Büyükşehir ve Süleymanpaşa Belediyesine torpille girenlerin listesini mizahi üslupla ele alan Nijat Ayvaz o listeyi açıkladı. Listede Çorlu ve Muratlı Belediye başkanlarının çocukları ve damatlarından tutun da, CHP´li belediye meclis üyelerinin yakınlarına sağladığı imkanlara varıncaya kadar, hatta Sayın Albayrak´ın makam şoförünün 2 kızı, 3 yeğeni ve 1 damadını yani toplam 6 yakınını belediye bünyesine katması oldukça ilginç değil mi? Aslında biz bu duruma şaşırmıyoruz, "bal tutan parmağını yalar" sözü hafızamızda her zaman yerini koruyacaktır. Bizlerin üzüldüğü nokta muhtaç olan ailelerin liyakat sahibi evlatlarına neden bu imkanların sağlanmadığıdır. Sayın Albayrak´ın kürsü konuşmaları hala kulaklarımda çınlıyor. Diyordu ki: "Ben Tekirdağ´ın Büyükşehir Belediye başkanıyım, bu makama oturduktan sonra CHP rozetini çıkardım, Tekirdağ´ı birlikte yöneteceğiz..."  Sizler de sanırım aynısını yüzlerce kez duymuş olmalısınız. Bu rozet meselesi bu saatten sonra ne anlama geliyor? Anlaşılıyor ki; Sayın Albayrak bu rozeti hiç çıkarmamış. "Halktan" görüntüsünü vererek etrafında dolaşan yağdanlıklara umut kapısı olmakmış maksadı! Elbette saltanatların ömrü demokrasiye kadardır. Kul hakkının, yetim hakkının en ağır veballer arasında olduğunu az çok camiyle manazla iştigal eden herkes bilir. Merak ettiğim başka bir konu da şudur: Büyükşehir ve Süleymanpaşa meclislerinde 3 parti yer almasına karşılık hakkaniyet ve adil olma açısından meclisteki sandalye oranına göre diğer partilere de eleman yerleştirme hakkı sağlanıp sağlanmadığıdır. Bu konuda Sayın Albayrak´ın bir açıklaması olacaktır sanırım.