Yunanistan, Kavala, Drama, Kurabiye, Gezi

GREECE - KAVALA - DRAMA Yunanistan´da tıpkı Türkiye gibi gerek tarih, gerek kültür bakımından oldukça zengin bir Ülke.Yakın olan gezi noktalarımızı her zaman en sona bırakıyoruz ya, işte onu yapmayalım... tam tersine en yakınımızdan başlayalım. Ben gezime ünlü Kavala kurabiyesi şehrinden start verdim. Kavala Yunanistan´ın Doğu Makedonya ve Doğu Trakya bölgesinde yer alan güzel ve görülmeye değer bir sahil kenti. M.Ö. 7. yüzyılda kurulan Kavala 1387´den 1912´ye kadar Osmanlının hakimiyeti altındaymış. O dönemde Osmanlı için Balkanlar´ın en önemli merkezlerinden biri... 16.yy. ortasında İbrahim Paşa, Sadrazam ve Kanuni Sultan Süleyman´ın bir su kemeri inşaasıyla Kavala´nın gelişmesinde katkıda bulunmuş. Şehir ayrıca Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşanında doğum yeri. 1700´lü yıllarda dünyanın en büyük tütün ticareti limanı olarak biliniyor. Sadece bir kaç saate sığan hızlı bir şehir turu, denize karşı keyifli bir öğlen yemeği, her zamanki gibi minik alışverişler, bir fincan kahve ve çekilen fotoğraflar... Limana geldiğinizde yan yana iki restoran göreceksiniz; Panos Zafira, Orea Mitilini. Her ikisi de yemeklerini aynı lezzette servis ettiğine eminim. Ben tercihimi Orea Mitilini´den yana kullandım. Orea Mitilini´ de servis kapıdan başlıyor. Sizi direk tatlı bir şiveli Türkçe ile karşılıyorlar. Menü ingilizce, yunanca ve Türkçe. Porsiyonların çok büyük olduğuna dikkatinizi çekerim. Ya çok aç gidin ya da yiyebileceğiniz kadar sipariş verin benden söylemesi. Yemeğinizi yedikten sonra atın kendinizi Palmiye ağaçlarıyla süslenmiş sahile. Kordonu yavaş adımlarla yürüyün. Benim gibi fotoğraf çekerek giderseniz temponuz zaten yavaş olacaktır. ((Kavala deyince akla ilk gelen tabiki Kavala´ nın adını verdiği kurabiyelerdir. Bu lezziz kurabiyelerden tatmak için yerleşim alanında ki küçük dükkanları eleyin. Şehrin hemen girişinde asıl üretim yeri olan ve tüm tur otobüslerinin uğramadan geçmediği ´´Kourabies Lovies´´ bulunuyor. Orjinal bademli kurabiyenin dışında portakallı, limonlu, çilekli, ballı, şaraplı, uzolu ve narlı çeşitlerini yapmışlar.Orjinal olandan vazgeçmeyip yanında tavsiye üzerine nar aromalısını da aldım. Size tavsiye ediyorum narlı kavalayı mutlaka deneyin. )) Limandan yukarı doğru çıktıkça hem buradaki evlerin hem de tepeye konuşlanmış güzel cafelere hayran kalacaksınız. Yol boyunca tüm yapılar gerçekten göz ziyafeti sunuyor size. Tepeye ulaştığınızda sizi Kavalalı Mehmet Ali Paşanın evi, büstü ve bir kilise karşılıyor. Şehirde büstü dikilecek kadar seviliyor Paşa. Bunun başlıca nedeni ise Osmanlı imparatorluğuna karşı başkaldırıp kendi hanedanlığını kurmuş olması. Kavala turumuzdan sonra rotamızı Drama´ya doğru çevirdik.Orada bize masallardan, çizgi filmlerden canlandırılmış sadece Noel-Christmas için hazırlanmış bir köy ev sahipliği yaptı.Küçük ahşap dükkanlar, şekerlemelerden evler, kostümlü maskeli animatörler gezinize renk katıyor. Köyün tam ortasında kurulmuş sahne, canlı müzik, akşam üstü gidilldiği için her şey tam bir masal dünyası gibi. İster kurabiye evlerinin önünde isterseniz Elf kılığına girmiş animatör ile de anılarınızı ölümsüzleştirebilirsiniz. ElifCe Dipnot: Yunanistan´da kendimi hiç yabancı hissetmedim. Avusturya´daki kültür ve şehir düzeni neredeyse aynı. Evlerin dış mimarisi kusursuz göze hitap ediyorlar, birçoğundaki balkon varlığı dikkatimden kaçmadı. Fakat Türkiye ile de benzerlikleri var. Komşu olduklarından mı kaynaklıdır bilemedim. Turist sirkulasyonu çok yoğun olduğundan gift shoplarda kapalı çarşı esnafını aratmıyorlar. İki ülke iki kültür arasında kalmış üçüncü ülke. Her iki tarafında özelliklerini benimsemiş gibi.