-Gazeteci olacaksan, sade bir dilin olmalı. Kitap yazarsan bile sadelikten vazgeçme.
1946´da İstanbul´da doğan Duygu Asena, Kadıköy Özel Kız Kolejini ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Pedogoloji Bölümünü bitirdi. 1972 yılında Hürriyet gazetesi Kelebek ekinde ?Şirinden Sevgilerle? başlığıyla köşe yazıları yazdı. Daha sonra Man Ajans´ta metin yazarlığı (1976-1978),Gelişim Yayınları´nda genel yönetmenliği (1978) yaptı ve Kadınca dergisini çıkardı.
Söz, Sabah, Güneş gazetelerinde köşe yazarlığı, yöneticilik ve röportaj yazarlığı yaptı. Milliyet ,Yarın ve Vatan gazetelerinde yazarlığını sürdürdü. Kadın haklarının, kadın-erkek eşitliğinin önde gelen savunucularından oldu. İlk romanı ?Kadının Adı Yok? (1987) 50.basıma ulaştı. PEN ve Doğan Kitap adına roman ödülü veriyor. Eserleri; Kadının Adı Yok (1987),Aslında Aşk da Yok (1989), Aynada Aşk Vardı (1997), Aslında Sen Özgürsün(2002), Aşk Gidiyorum Demez (2003), Paramparça (2004), Kahramanlar Hep Erkek(1992),Değişen Bir Şey Yok(1998) (Hikmet Altınkaynak,Türk Edebiyatında Yazarlar ve Şairler, Hürriyet Kitap, Mart 2018).
30.07.2006´da vefat eden Duygu Asena´yı bazı görüş ve düşüncelerini anımsatarak anmak istiyoruz:
-Gazeteci olacaksan, sade bir dilin olmalı. Kitap yazarsan bile sadelikten vazgeçme.
-Söyleşiye, hazırlanıp gidin. Sınava çalışır gibi. Konuşacağınız kişiyle ilgili tam donanıma sahip bir halde.
-Söyleşi yaparken, sorgu hakimi gibi davranmayın. Sorularınızı tatlı tatlı sorun. Ama karşınızdakine kendinizi sevdirmek için zor sorulardan kaçmayın. Cevabı alamadığımız taktirde gerekirse aynı soruyu farklı cümlelerle defalarca tekrarlayın?
-Bazen sizin sorduklarınızı cevaplamak yerine, söylemek istediklerini anlatırlar. Buna elbette izin verin ama sorunuzu unutmayın, ondan vazgeçmeyin.
-Soruyu sorduktan sonra , söyleşi yaptığınız kişi sizi cevaplarken , bir sonraki sorunuzu asla düşünmeyin. Onu büyük bir dikkatle dinleyin. Çoğu zaman, en güzel cevaplar sizin hazırladıklarınıza değil, konuştuğunuz kişinin verdiği cevaptan türettiğiniz sorulara gelir.
-Unutmayın , iyi söyleşi, kaseti deşifre ettikten sonra başlığı bulduğunuz değil, başlığın söyleşi esnasında ortaya çıkıp size ?Başlık benim? dedirttiği söyleşidir. Söyleşi boyunca kaç başlık yakalarsanız, o söyleşi o kadar iyidir.
-Erkekler durumdan memnun, onlar hiç ilgilenmediği için kadınlar kendi hakları üzerinde savaşmak zorunda kaldılar. Üstelik kadınlar bilinçsiz bırakıldıkları için erkekle el ele neyin savaşını vereceğini bile bilmiyorlar.
-Bugün değişen bir siyasal kültür ve değişen bir politikacı tipi var. Bir iki sözcükle tanımlarsak bir sıradanlık ve hatta yer yer arabeskleşme söz konusu?
-Kadınca -erkekçe diye bir mücadele yoktur, toplumun genel kuralları içinde mücadele tektir, kişiye özgü bir mücadele vardır.
-Çok zengin olmak mutluluk değildir, her istediğin şeyi yapabileceğin için heyecan duymazsın.
-Kadınlar erkeklerin namusunu kurtarmıyor, erkeğin kurtarılacak namusu yok ki? Erkekler kadının namus bekçileri..
-Kadınların erkekte çok hoşlandığı bir nitelik kendini güldürmesidir. Bir kadını güldürmeyi başarmış erkek onu yarı yarıya tavlamış demektir.
-Ruh, beynin fonksiyonudur, beyin durunca o da durur.
-Dünyada bir çok felaketler var. Savaşlar, açlık, insanlar arası eşitsizlik! Niçin Afrika´daki insan aç da, İsveç´teki insan tok?
-Batı ülkelerinde politika bir sanatçı sorumluluğu sayılıyor ve çoğu sanatçı bir partinin, bir liderin arkasında yerlerini alıyorlar.
-Erkeğin elinin kiri, kadının alnının karasıdır ülkemizde.
-Sanatçılar genellikle kendilerinden başkasını beğenmiyorlar, beğendikleri isimleri de söylemiyorlar.
-İnsanlar evliliklerinde birbirlerine sahip olmamalı, iki ayrı dünyaları, bir de ortak dünyaları olmalı?
-Erkekler kadının kendilerinden daha ünlü olmasını pek istemiyor, rahatsız oluyorlar, oysa kadın erkeğin başarılı ve ünlü olmasından gurur duyuyor.
-Bir köy kahvesinde Kadın konularını anlatmış, sorulara geçtiğimizde bir köylü kadının şu yakarışını unutamıyorum: ?Erkeklerle eşitlik meşitlik bir yana, tek dileğimiz erkeklerimizin bizleri beş dakkacık bile olsa dinlemelerini istiyoruz, bunu sağlayın yeter! Eşitsizlik onların olsun!? (Duygu Asena, Zamana Değen Sorular, Doğan Kitap, 1.Baskı:Mayıs 2019)
22.07.2019