BUNLAR KIRODUR VE SAYILARI ÇOK FAZLADIR!

Hafta sonu hepimiz bir yerlere kaçışıyoruz, nefes alalım, ailemizle vakit geçirelim diye. Kimi alış veriş merkezlerini tercih ederken kimi de doğa ile iç içe olmak için tabiatın kollarına atıyor kendini. Bende eşimle birlikte tabiatla buluşmak üzere hafta sonunu  Uçmakdere güzergahında geçirmeyi tercih ettim. Kumbağ ormanını geçtikten sonra sağlı sollu çöp atıklarına rastladım. Bu atıklar, aracın camından salla gitsin diyenlerin marifeti olsa gerek diye düşünüyorum. Neyse biraz daha ilerledik ve yamaç paraşütçülerinin atlayış yaptığı 2. piste ulaştık. Orası tam bir felaketti. Çekirdek kabuklarından tutun da poşet atıklarına, sigara izmaritinden  bira şişelerine kadar envai çeşit çöp etrafta uçuşuyordu. Rüzgardan çalıların üzerine takılmış poşetler yerlerde insan pislikleri... Tam bir felaket. Sonra araç plakalarına göz gezdirdim. 59 Plaka`nın yanı sıra hatırı sayılır derece 34 plakaya da rastladım. Demek ki burada ulusal bir cehaletten söz etmemiz gerekiyor. İşin garip tarafı hemen oraya konulmuş metal çöp konteynerinin içi ise tertemiz, tek bir çöp dahi atılmamış. Öküzlük bizim ruhumuzda var diyeceğim ama gariban hayvanın günahı ne diye de kendimi frenliyorum. Bu tiplere ne denir bilmiyorum. Lütfen adını siz koyun. Maalesef medenileşemiyoruz, içimiz dışımız pislik içinde, gırtlağımıza kadar b.ka batmışız. Bir tanıdığımla zaman zaman kısa mesafeli yolculuk yaparız. Kendisi 60`ına merdiven dayamış, 2 de yetişmiş evladı var. Allah uzun ömürler versin. Yolculuk sırasında arabanın camını açar elinde çöp niteliği taşıyan ne varsa dışarıya atar. Defalarca arabayı durdurup indirdim ve attığını aldırdım. Ama iflah olmadı... O sadece hayvanlar gibi karnına girecek iki lokmanın hesabını yapar gerisi boştur, önemi de yoktur. Bu zihniyette olan kişiler maalesef topluma bireyler yetiştirirler, marka giyinme hevesindeler, güya lüks yaşamaya gayret ederler ama bildiğin kırodurlar ve bunların sayısı hiç de az değildir. Bundan 3 yıl önce bir program için Macaristan`a gittim. Program kırda yapılıyordu, yüz binlerce insanın 3 gün boyunca gidip geldiği bir alandan bahsediyorum.   Bu alanda yerlere atılmış tek bir çöp göremedim çöp kovaları ne kadar uzakta olursa olsun çöpler muntazaman çöp kovasına atılmış. Bana "insan" ne demektir? Diye sorsanız cevabım "çöpünü ortada bırakmayan" diye tanımlardım her halde. Neyse o alanda  ben de sigara izmaritimi yere atma gafletinde bulundum, "dağ başı ne olacak!" diye düşündüm sanırım. Bir Macar, izmariti yere attığımı gördü ve yanıma geldi. Macarca bir şeyler söyledi dilinden anlamazsam da ne demek istediğini gayet iyi anladım. Özür diledim ve izmariti attığım yerden alıp 50 metre ileride ki çöp kovasına attım. O Macar dost bana okkalı bir insanlık dersi verdi. Kimdir, necidir bilmem ama bana medeniyetin sadece şehirde geçerli olmadığını  dağda, kırda... İnsanın olduğu her yerde "insan ol mesajı" verdiği için kendisine minnettarım.   Medeniyet denince akla teknolojiyi kullanıp, marka giyinmek geliyorsa, burada bir hata var demektir. Benim lügatimde buna, her ne olursan olsun "KIRO" dur ve bunların sayıları çok fazladır. Saygılarımla....