Bugün elimizde kalan en önemli kültürel zenginliğimiz, bizim Çingenelerimiz (Romanlarımız)?
Biz onları neşeli insanlar olarak tanıdık.
Meyhanelerin, sokakların, filmlerin? Kısacası hayatın başrol oyuncusu oldular hep.
Yeri geldi dertlerini klarnetten üfleyerek attılar,
Bazen çilelerini davula patlarcasına vurdular ama insanları hep sevdiler,
O yanık seslerinde hüzünlenmeyen, neşelenmeyen kaldı mı yeryüzünde?
Kavgaları bile romanlara, filmlere konu olan başka kim var bu hayatta?
***
Kimi yerler yıkılarak, kimi yerler onarılarak güzelleşir. Şehrin dokusu, kültürel varlıkları bir şehrin her zaman zenginliği olmuştur.
Toki yapılacak muhabbeti aldı başını gidiyor?
Eğer doğruysa Aydoğdu Mahallesi yıkılacak, tarihin tozlu sayfalarına karışacak bir yer olmamalı.
Bu neşeli insanların hayat damarları koparılmamalı, onlar evden sokağa hemen yalınayak çıkamazlarsa hasta olacak, hayata küsecek kadar enerji dolu insanlar.
Aydoğdu mahallesini koruyun?
En güzel kaldırım taşlarını Aydoğdu´ya döşeyin.
Sokaklarını en kaliteli aydınlatmalarla aydınlatın.
Evlerini rengârenk boyayın, her tarafı çiçeklerle süsleyin.
En lüks restoranı oraya açın.
En kaliteli kahve Aydoğdu Mahallesi kafeleri olsun.
Sabahlara kadar hayat olsun, hayat versinler ziyaretçilerine.
Kapılarının önünde para kazansınlar, kendi kültürlerini dünyaya pazarlasınlar
Siz onların azıcık ellerinden tutun yeter...
***
Şimdi kalkıp o güzelim insanların hayat damarlarına blok daireler koyacaksınız, yaşam damarlarını koparacaksınız ve onlara hadi buyurun burada oturun diyeceksiniz?
Bu insanlık suçudur, kültürel soykırımdır.
Yapmayın, Allah için yapmayın?