BAŞKAN BANA KÜSTÜ!

Artık selam vermiyor, yüzünü çeviriyor, yokmuşum gibi davranıyor! Kim? Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak!Kendisi 66 yaşında, bense 36.. Sayın Albayrak; bir kimya mühendisi, Tekel Fabrikasında uzun yıllar müdürlük yapmış bir idareci. Bir dönem CHP Tekirdağ İl Başkanlığı görevinde bulundu. Bense Sanat Okulunu bitiren bir liseli, geçmiş dönemde bir işçi, bugün ise bir gazete sahibi. Bir siyasi partimizin il yönetiminde görev almış bir dava eri. Yani aramızda hayat tecrübe birikimi yönünden mukayese dahi yapılmayacak kadar farklar var; ama bana küsmüş! Daha iyi anlaşılması açısından nedenini biraz özetlemem gerekli olmuştur:      Zaman zaman başkana işiyle alakalı yazı yazarım. Tarzımı, takip edenler bilirler. Biraz mizah, biraz hikâye yazılarımın karakterini oluşturur, nihayetinde vermek istediğim mesaj etkili bir şekilde adrese teslim edilir. Yine bu düşünceyle bir yazı kaleme almıştım okuyanlar hatırlayacaktır. Yazının başlığı: ?Papaz, İmam ve Kadir Albayrak? O yazının son paragrafında, Kadir Albayrak´ ın kaderinin bahtsız bedevi gibi olacağını belirtmiştim. Başkanımız "Bahtsız bedevi" tabirine çok içerlemiş, babamı arayarak üzüntüsünü dile getirmiş. Baba sözü ikiletilmez terbiyesiyle, yazıyı hemen yayından kaldırdım.   Aslında konunun ruhu şuydu: Elinde çok imkân olmasına rağmen doğru yönetim sağlayamadığı için sonunda Başkanımız hüsrana uğrayacaktır!     Bu yazıyı neden kaleme almak gereğini duymuştum, onu da izah edeyim: Yazıdan iki gün evvel Sayın Albayrak ve Poyraz, Ocak başkanını arayarak Türk Ocağını ziyaret edeceğini ve benim de orada olmamı istemiş. Belirtilen saatte buluştuk. Muhteviyatı önemli olmamakla beraber karşılıklı sohbetlerle aramızdaki buzlar eridi ve iyi dileklerle ayrıldık.  Bundan sonra eskisi gibi olacağımızı düşünüyordum. Ancak, 2 gün sonra Belediye Başkanımız bir basın toplantısı yapıyor ve Ben davet edilmiyorum. Durumu sosyal medya fotoğraf paylaşımlarından öğrendim.  Direkleraltı mevkiinde kanalizasyon çalışmalarının nasıl yapıldığını ve iş takviminden bahsettiği kısa zaman sonra anlaşıldı. Hani iyileşmiştik Sayın Başkan?  Gördüğüm bu fotoğraf karesi üzerine yeniden kalemi elime almaya karar verdim. Samimiyetinden şüphe duymamış, ziyareti esnasında ilettiği gerilimsiz bir Tekirdağ´ın hepimize iyi geleceği mesajını kabul etmiştim. Ben inançlı bir insanım; kendime, Kadir Albayrak hakkında uzun bir süre yazı yazmama sözünü vermiştim. Demek ki, Sayın Albayark´ ın iyi niyetle yaklaşım süresi en fazla 2 günlükmüş... Ya kendisi doğrudan hala tavır içindeydi ya da yardımcıları Albayrak´ la aramızı daha da kötülemek için mücadele veriyordu. Oysa bir gazete sahibi olarak okuyucularım ve takipçilerim adına Belediye Başkanlığının toplantılarında bulunmak her zaman hakkımdır. Eğer bizleri birinci ağızdan bilgilendirme gereği duymuyorlarsa o takdirde yazacaklarımızın doğruluğu ya da yanlışlığı da aynı şekilde önemsenmemeli ve bize gönül konulmamalıdır. Gelelim ilk paragrafımıza: Sayın Albayrak bana küstü, umuma açık yerlerde, ilgili ilgisiz kişilerin yanında bir tavır sergiliyor. Sırt çevirmeler, yüz dönmeler... Hayat birikimini tamamlamış kişiler bize örnektir. İyi olurlarsa iyi örnek, kötü davranırlarsa kötü örnektir. Sayın Albayrak kamu görevi yaptığı için bu tavırlar daha da önem kazanıyor. Kamuda, şehrin menfaatleri gereği kişisel takıntılar olmaması gerekir. Sergilemiş olduğu tavırlar konuyla alakası olmayan kişilerin yanında gerçekleştirdiği için bu yaklaşımı ciddiye alıyor ve bu izahı yapma gereği duyduğumu belirtmek isterim. Bu vesileyle tüm okuyucularımızın yeni yılını kutlarım. Saygılarımla.