Avrupa´da özellikle Türk Milleti deyince hemen başına Barbar sıfatı yapıştırılır. Ülkemizin güneydoğusunda bölücü terör örgütü üyeleri ise ?Katil Devlet? yaftasını utanmadan, sıkılmadan yapıştırırlar. Oysa gerçek çok farklıdır. Türk Milleti her zaman mazluma şefkatini göstermiştir. Tarih bunun örnekleri ile doludur. Birkaç örnekle anlatmak istiyorum.
Timur´un Ordularının önünden yenilerek kaçan Celayir Sultanı Ahmed ve Karakoyunlu Hükümdarı Kara Yusuf´un 1402 yılında Osmanlı Devletine sığınmıştır, Timur´un Yıldırım Bayezid´den ona sığınan bu insanları istemesi ve aldığı hayır cevabı çok önemlidir. Osmanlı kendine sığınan mazlumu kendi bekasını feda etmek uğruna vermemiştir. Sonuçta Ankara Savaşında bunun da bedelini ödemiştir. Ama şerefli bir devlet gibi zalime boyun eğmemiştir. Ne kadar Barbar değil mi Türk Milleti?
Başka bir örnekte Macar Bağımsızlık hareketinin lideri 2. Ferenc RAKOCZY´nin Avusturya Devletinden kaçarak Osmanlı´ya sığınmasıdır(1715). Rakoczy ilk geldiğinde İstanbul´da Yeniköy´e yerleştirilir. İhtiyaçları ve talepleri karşılanır. Hatta Rakoczy´nin istediği yiyecek ve içecekler Adalardan getirtilir, kendisinden taşıma masrafları alınmaz, gümrük vergisinden muaf tutulur. İstanbul´dan sonra kendisi Tekirdağ´da ikamet ettirilir. Kendisine ve mahiyetine 23 konak verilir. İhtiyaçlarının karşılanması için 7500 akçe Osmanlı tarafından ömrünün sonuna kadar ödenir. Türk Devleti ne kadar gaddar değil mi?
Bu sığınan insanlar arasında Rusya´ya karşı yaptığı savaşı kaybederek Osmanlı´ya sığınan İsveç Kralı Demirbaş Şarl´dır. 1709 yılında Osmanlı topraklarına gelmiş. Beş yıl boyunca müthiş bir hayat standardın da ülkesinden bile iyi şartlarda yaşamıştır.
Toplu Sığınmaları da yazmak gerekirse İspanya´daki engizisyondan kaçan Sefarad Yahudileri, 1919´dan itibaren Pehlevi Hanedan´ından kaçan İranlılar, 1988´de Saddam´dan Halepçe ile başlayan süreçte Iraklı Kürtler, (Türkiye Cumhuriyeti Devleti Iraklı Kürtleri mutlak bir katliamdan kurtarmıştır.) Bu gün Suriye´de yaşanan karmaşadan kaçan üç milyon Suriyeli.
İstanbul´da sokağa çıktığınızda binlerce mazlumun Türk Milletine sığındığını görebilirsiniz? Baskıcı Afrika rejimlerinden kaçan Siyahi insanlar, Ortadoğu´nun her yerinden gelenler, Asya´dan Pakistan, Hindistan, Afganistan´dan gelenler bu ülkede huzuru bulmasalar gelirler mi? Şimdi sormak istiyorum; Bu kadar mazluma ve insana kucak açan bizler mi Barbarız yoksa zengin ama ruhu fakir mülteci kabul etmeyen Arap ülkelerimi ya da insanları manavdan meyve seçer gibi işine yarayanları alan diğerlerini kaderine terk eden Batı ve Avrupa devletleri mi?
Bizim Milletimiz zorda olana elini uzatmaktan zul duymaz. Bu gün Katil Devlet naraları atan Bölücü terör örgütü sempatizanları şunun cevabını veremez. Eğer Katil ve Barbar Türk Devleti ise neden o coğrafyadan göçen haklar batıdaki illere gidiyor da, Örgütün yuvalandığı Suriye, Irak´a geçmiyor. İnsan zulüm gördüğü veya öldürüldüğü yere gider mi? Demek ki Türk Devletine can güvenlikleri için yüzde yüz güveniyorlar. Şimdi bunların ışığında katil kim? Batılı devletlerin himayesindeki hain örgüt tatbikî.
Son olarak içimden ettiğim dua yazıyı bitirmek için uygun olacaktır. Türk Milleti var olsun ki dünyadaki mazlumların güvende hissettiği evi olsun. Ezilen milletlerin koruyucusu, zalimlerin ateşten zulmünü söndürecek Türkün çelikleşmiş iradesi var olsun.