ATATÜRK, YENİ HARFLERİ 90 YIL ÖNCE TEKİRDAĞ´DA TANIMIŞTI
23.8.1928´de Ertuğrul Yatı ile Tekirdağ´a gelen Gazi Mustafa Kemal Paşa ve beraberindekiler halen Valilik Makam Odası olan İl Genel Meclisi Salonu´na geldiler. Atatürk, karatahtanın başına geçti. İmtihanı Vali Arif Hikmet Bey´den başladı. Atatürk Valiye ?Jandarma? ve? Zerdali? kelimelerini yazdırdı. Sıra Odacı Hamdi Efendiye geldiği zaman Atatürk ,Hamdi Efendi´ye:? Barbaros? kelimesini yaz dedi: Hamdi derhal ?Barbaros? yazdı .Atatürk: ?oku? dedi .Hamdi: ? Barbarus? diye okudu. Atatürk gülerek Hamdi Efendi´nin arkasını sıvazladı.
-Belediye´den sonra o zaman Zabitan Yurdu lokaline girdi,burada Liva Kumandanına yeni yazı için şunları yazdırdı:
?Bugün Tekirdağ´da bulunan Zabit arkadaşlarımı ziyaretten çok memnun oldum. Bu memnuniyetimi burada hazır bulunmayanlara da lütfen söylersiniz . Yeni Türk harflerini bütün muhitlerine serian öğretmenlerini kendilerinden hassaten rica ve talep ederim.?
-Zabitan Yurdu´ndan sonra Atatürk, o sırada CHP İl Başkanı olan Ekrem Pekel´in eczanesine girdi. Bu sırada eczane dışında toplanan kalabalık arasında eski cami İmam Hatibi ve Müftü Vekili Hoca Mevlana Mustafa Özeren gözüne çarptı . Hoca´yı içeriye çağırdı. Atatürk, Hoca´yı bir iskemleye oturttu. ?Hocam Sen Eski Cami İmamhatibi değil misin?, beni tanıdın mı? diye sordu, Hoca: ?Sen Türkiye´nin bir numaralı adamısın.? dedi. Atatürk Hoca´ya: ?Hocam Sen Eski Camide İmam Hatiptin. Ben Çanakkale harbine giderken sen o camide idin, ben seni her sabah görürdüm, sen de bana selam verirdin,? dedi. Atatürk , kağıt ve kalem istedi, Hoca Mustafa Efendi ?ye verdi. Hocam yaz bakalım, dedi: ?Vettini, vezzeytuni ve turi sinine ve hazel beledil emin Lekad halaknel insane fi ahseni takvim sümme?? Hoca, Atatürk´ün söylediklerini kağıda yazdı. Atatürk: Hocam, ben bu yazdıklarını ?Valtin, Valziton ? diye okuyabilirim, buna ne dersin? diye sordu. Hoca: Efendim, bunun üstünü var, esresi var, şeddesi var, meddi var; bunları koyduğunuz zaman aslı gibi okunur, cevabını verdi . Bunun üzerine Atatürk, kalemi eline aldı. Hocanın yazısını çizerek aynı sureyi yeni Türk harfleriyle yazdı, yanındakilere okuttu. Atatürk Hoca´ya dedi ki : ?Görüyorsun ya hocam bu harflerin şeddesi meddesi yok. Hem bak bu harflerle ne kadar yanlışsız okunuyor. İşte biz bunu düşünerek ve Batı eserlerini kolaylıkla öğretebilmek için Latin harflerini kabul ediyoruz .Buna ne dersiniz?? Hoca :Çok güzel efendim , çok güzel , diyecek bir şey yok. Allah muvaffak etsin, dedi. Atatürk kendi el yazısı olan kağıdı Mustafa Özeren´ e uzatarak; - Bu kâğıt sende kalsın, bir hatıram olsun, dedi . Yeni harfleri öğren ve herkesi öğrenmeye teşvik et, bir daha gelişimde seni böyle göreyim, dedi.
-Eczane´den çıkan Atatürk ,otomobile binerek eski Mumcu yolu üzerinden eski 159 Kışlası şimdi göğüs Hastanesi olan kışlaya gitti. Kışlada dut ağacının altına oturdu. Tek cümle söyledi: - Hiç değişmemiş , aynı bıraktığım gibi. Saat 15 civarında iskeleye geldi, kendisini uğurlamaya gelen askeri birliğe resmi Geçit yaptırdı, yata döndü.
- 24 Ağustos 1928 tarihli Cumhuriyet gazetesinde Atatürk´ün Anadolu Ajansına vermiş olduğu beyanat şu şekilde yayınlanmıştır: ?İlk fırka kumandanı olduğum Tekirdağı´nı 14 sene sonra ziyaret edebildim. Bundan çok memnun ve mütehassısım. Fakat daha çok memnun ve münşerih olduğum nokta şudur ki; Tekirdağlı vatandaşların daha şimdiden Türk harfleriyle yazıp okumayı hemen öğrenmişlerdir diyebilirim. Memurların kaffesini bizzat imtihan ettim . Sokaklarda ve dükkanlarda halk ile temrinler yaptık . Henüz ortada salahiyettar makamatın tasdikinden geçmiş bir rehber olmadan, henüz millet muallimleri delalet faaliyetine geçmeden koca Türk Milletinin hayırlı olduğuna kanaat getirdiği bu yazı meselesinde bu kadar yüksek şuur ve intikal ve bilhassa istical görmekte olduğunu görmek benim için cidden büyük, amma çok büyük saadettir? Ben yalnız bugün Tekirdağlılarda sezdiğim ruh ve hissiyata, yalnız buna dahi istinaden kati olarak beyan edebilirim ki, bütün Türk Milleti bu meselede benim gördüğümü, benim hissettiğimi, aynen görmekte ve hissetmektedir . Bu kadar hassas ve şuurlu olan Türk Milleti, kendinin refahına, İtilasına binlerce senelerden beri hayal edegelmekte olduğunu artık temyiz eylediği bütün maddi ve manevi manileri muhakkak parça parça ederek ortadan kaldıracaktır. Bundan artık şüpheye mahal yoktur. Dimağını, vicdanını bu kadar azim ve katiyetle temizlemeye karar vermiş olan büyük milletimin istikbalini tasavvur etmek hiç de güç değildir. ( Mehmet Serez, Gazi Mustafa Kemal ve Harf İnkılabın´ da Tekirdağ´ın yeri ,Tekirdağ Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yayını ,2. Baskı Ağustos 2012)
16.8.2018