GÖKSEL ÇAKIR
2010 senesiydi. Milli ve Manevi değerleri önceleyen bir gençlik kuruluşunda vazifeliydik. Pek çok alanda eğitim seminerleri yapılıyordu.Seminer konularımız arasında; Türk Tarihi, Şuur dersleri, Kur´an Meali, Siyer Okumaları ve Fikir Dersleri vardı.
O dönemlerde tefsir konusu dikkatimi çekiyordu. Tefsir adına ne bulursam okuyordum. Bu alanda da bir seminer programı koyabilirsek oldukça faydalı bir iş yapacağımız kanaati taşıyordum.
Uzun yıllar önceydi, bir gün dernekte gençlerle oturmakta iken kapı çaldı, açtık.Yirmili yaşlarda genç bir çocuk ilk defa derneğimizi ziyarete gelmiş. Yeni çıkmaya başlayan sakalı, sarığı ve cübbesiyle bir tarikatın bağlısı olduğu hemen farkediliyordu.
Sohbet edip tanıştık çay ikram ettik.Yoldan gelip geçerken derneğimizi sürekli gördüğünde içinde bir merak uyanmış ve gelip faaliyetlerimiz hakkında bilgi almak istemiş. Temiz düşünceli, iyi niyetli ve gayet efendi birine benziyordu. Laf lafı açtı ve aramızda o gün mealen şöyle bir konuşma geçti:
İlk sorusu -Ne gibi seminerleriniz var, tefsir dersi yapıyor musunuz? Şeklinde oldu. Buna cevabım:
-Ne güzel, tefsir mi okuyorsun, evet, tefsir dersi yapmıyoruz ama yapmayı çok istiyoruz. Ben de tefsir okumaya gayet meraklıyım, kimleri okuyorsunuz?
-Bir Hocaefendi´nin tefsirini, yalnızca onu okuyorum.
-Niçin yalnızca onu okuyorsun, bak falanca falanca tefsirler de var?
-Olmaz! Bu tefsir dışındaki tüm tefsirler ahir zamanda bizi imansız bırakmak için yazıldı. Hem bunu melekler yazdırıyor!!
Aldığım cevap karşısında şaşırmıştım. Bir an susup kaldım; öyle ya melekler yazdırıyor demek Allah yazdırıyor demekti. Neyse,devam ettim:
-O hocaefendi, tefsirinde eski Osmanlı Alimlerinden nakiller yapıyor, tefsirinde bir kısım noksanlar da var, melekler nasıl hatalı, noksan tefsir yapar?
Genç cevaplıyor:
-Hoca efendi, düzenli olarak Hz.Peygamber(SAV) ile görüşüyor, bu tefsirin her bölümü peygamber tarafından incelenip onaylamaktadır; demesin mi?
Şaşırmamak mümkün değil.
Öyle bir tefsir ki o, hem melekler yazdıracak, (Allah´ın emriyle tabi çünkü melekler robot gibidir, Allah´ın emriyle çalışırlar) hem de (Belki melekler yanlış dikte ettirir diye olacak) Hz.Peygamber(SAV) tarafından onaylanacak.
Bu hâdiseyi hiç unutmam, daha o tarihlerde belleğimde yer etmiştir. Böyle bir pazarlama metoduyla satılan bir kitabı ölçü ve değerlendirmeye tabi tutmak artık aklın konusu değil imanın konusu olacaktır. Bu pazarlama yönteminin sonu yok, kârı çoktur. Ne kadar basit ve kolaymış; yalnız bizim topluluğun eserlerini oku ve sorgusuz cennete git!
Oysa Kur´an dışında hiç bir kitap mutlak doğru ve Peygamber(SAV) dışında hiç bir insan tartışılmaz değildir.
Tefsir de bir yorumdur. Hatalı da olabilir isabetli de...Çünkü insan elinden çıkmaktadır. Tefsirlere bir yerde Kur´an´ ın çağdaşlaşması veya güncellenmesi de denebilir. Insan elinden, emeğinden çıkmış bir şeyi böyle kutsal, dokunulmaz kılmak bu işe Melekleri ve Rasulullah(SAV)´ı müdahil kılmak, insanı cennete değil felakete götürür.
Aklın önemi Kuran, Sünnet ve Icma ile ortadayken sırf dünyalık kazanç için zihnimize, mantigimiza, irademize ve aklımıza Allah´ın koymadığı "ipoteği" koyanlar ve bunu imanımızın icabı mesafesine yükseltenler hem nesilleri hem de ahiretlerini mahvediyorlar.
"DİKKAT EDİN; ALDATICI, SİZİ ALLAH İLE ALDATMASIN"(Fatır Suresi-5.Ayet)