AİDİYET DUYGUSU VE ANDIMIZ

Milletin tarifini hatırlamakta yarar var. Tarihi terim olarak; Felsefe, Psikoloji, Sosyoloji ve Mantık terimi olarak; Sosyal Bilgiler terimi olarak; Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi terimi olarak; Beden Eğitimi ve Spor terimi olarak farklı farklı tanımlanmıştır. Her bir tanımda ortak noktalar mevcuttur. Şimdi bu tarifleri bir gözden geçirelim: -Tarihi Terim Olarak Millet Kime Denir? Genel olarak millet, aynı topraklar üzerinde yaşayan kültür, tarih, gelenek ve dil bakımından aralarında ortaklık bulunan insan topluluklarını ifade eder. Atatürk ise milleti şöyle tanımlamaktadır: "Zengin anılar mirasına sahip olan, beraber yaşamak hususunda ortak istek ve anlaşmada samimi olan ve sahip olunan mirasın korunmasına devam hususunda da iradeleri ortak olan insanların birleşmesinden oluşan topluma millet adı verilir. " Millet sadece ırkî bir zümre de değildir.? -Felsefe, Psikoloji, Sosyoloji, Mantık Terimi Olarak Millet Kime Denir? 1- Belli bir toprak üzerinde yaşayan, ortak tarih ve ülküleri benimseyen insanların oluşturduğu topluma millet denir. 2- Aynı coğrafi bölgede yaşayan; aynı ekonomiyi, dili ve kültürü paylaşan; tarihsel geçmişe dayanan ve ortak amaçları bulunan en geniş insan topluluğudur. -Sosyal Bilgiler Terimi Olarak Millet Kime Denir? Çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu, ulus. -Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Terimi Olarak Millet Kime Denir? Din, dil, tarih, kültür, ülkü birliği olan insan topluluğu. -Beden Eğitimi ve Spor Terimi Olarak Millet Kime Denir? Siyasi bir birlik şeklinde yaşayan, ortak, mazi ve kültüre sahip, devlet şeklinde teşkilatlanmış fert ve zümrelerin toplamı. Tanımlardan da anlaşılacağı üzere ırki ve ayırımcı bir nokta olmadığı gibi tam tersi birleştirici mayalar ne ise onlardan yola çıkılarak ?Millet? tanımı yapılmıştır. Aidiyet duygusunun gelişmesi ve pekişmesi içinde günlük hayat içerisinde ve Devlet Protokolünde, Eğitim dilinde millet olma bilincinin hayatta kalması için bir takım uygulamalar gerekmektedir. ?Andımız? okullarımızda okutulmakla bu anlamda aidiyet duygusunun, vatan bilincinin, aynı ülkünün, Birlik ve beraberliğin, Milli kalkınma hamlesinin itici gücünün körpe zihinlere ve gönüllere art niyetsiz yerleşmesinin, kökleşmesinin bir ürünüdür. Türk Milleti dediğimiz de ırki bir öylem değil tanımlardan da anlaşılacağı üzere yüce sevdalara yelken açabilecek çocuk ve gençlik var etmenin dışa vurumudur. Bu sözlerde, ?Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir? cümlesi motive edicidir. İlim, irfan, kültür, sanat, teknoloji, bilişim vs. ne varsa her birisi için çaba harcamak ve yükselmektir. O yüzden de ?Varlığım Türk varlığına armağan olsun.? denilmiştir. Vatan toprağına, bölünmez bütünlüğümüze, milli birlik ve beraberliğimize dair son gayret, son nefese kadar mücadelemiz sürecektir denilmektedir. ? Ne mutlu Türk´üm diyene!? bütün bu sözü edilenler için çaba harcamanın önemi vurgulanmaktadır. ?Türk´üm, doğruyum, çalışkanım? baş cümleleri ile de birbirini tamamlamaktadır. Dolayısıyla bu bakış açısının içselleştirilmesi, zenginleştirilmesi yararlı olacaktır. Bunun için kafa yormak, gönül yoğurmak şiarımız olmalıdır. Kavga, gürültü, ayrımcılığın hiçbir şeye faydası olamaz, zararı dokunur. Yazık olur geleceğimize, Ülkemize, Ülkümüze ve vatanıma can sebil etmiş onca şehidimize, gazimize! Andımız motive edicidir, düşüncesindeyiz, efendim. ŞAİRCE Gülay SORMAGEÇ