A-12-897 / A-155105 Bölüm 1: Auschwitz ? Ölüm Fabrikası
Baktığımız zaman gördüğümüz sadece basit rakamlar. Ama bu rakamlar 2.Dünya Savaşı öncesinde ve savaş sırasında Hitlerin emriyle Nazi askerleri tarafından yaşama hakları elinden alınmış insanları temsil ediyor. Çünkü onlar Hitler için üzerlerinde acımasızca deney yapabileceği, ağır şartlarda çalıştırabileceği, istediği zaman çeşitli işkencelerle öldürebileceği basit birer Rakamdılar.
İsim yok, hitap yok, cinsiyet, kadın, çocuk, erkek ayrımı yok.
Yahudi, Çingene, Evsiz, Özürlü, Savaş esirleri olmaktı tek suçları.
Giydikleri çizgili pijamalarında ve kollarına dövme ile yapılan numaralandırılmaydı hepsi.
1940 yılında ilk olarak işçi Kampı olarak yapılmış Auschwitz Kampı. Polonya´nın Siyasi Mahkûmlarını çalıştıracaklardı orada. 2. Dünya Savaşı esnasında Rusya´dan esir alınan mahkûmlarda getirilmeye başladığında yer kalmamaya başlamıştı.
10 bin kişilik kamp yeterli gelmiyordu. Esir alınan köleleri çalıştırarak kapasitesi yükseltilse de yetmiyordu Hitlerin Planları için.
Daha iyi bir Ülke için savaşıyordu. Almanya´nın ekonomik çöküşünün Yahudilerden kaynaklı olduğunu ileri sürüp onları yok etme planları içerisindeydi. Adım adım ilerliyordu planlarında.
Öyle bir gün düşünün ki, her gün gittiğiniz işinize artık Yahudilere iş yok diye kapıdan kovuluyorsunuz. Her zaman gittiğiniz Cafe ye Yahudiler giremez yazısıyla karşılaşıyorsunuz ve içeri alınmıyorsunuz.
Gıda alışverişine gidiyorsunuz Yahudi´siniz diye alışverişiniz engelleniyor. Parka çıkıyorsunuz Yahudiler buradan yürüyemez diye askerler tarafından darp ediliyorsunuz. Dışarıya çıkarken mutlaka kolunuza Yahudi amblemi takmak zorundasınız. Kısaca artık insan değilsiniz.
Sabaha karşı evinize askerler giriyor ve apar topar toplanıyorsunuz. Trenlere bindirilip acı bir sona doğru yola çıkarılıyorsunuz.
Uzun süren yolculuğun ardından Ölüm Fabrikasına geldiklerinde Kadınlar ve çocukları bir tarafa, Erkekleri bir tarafa ayırıyorlardı. Artık onlarda birer rakamdı.
Yatakları kuru tahtalardan yapılmış ranzalar. Bir yatağa 3 kişi yatmak zorunda kalıyorlardı.
Ağır şartlarda insanlık dışı çalıştırılmaktan bünyeleri yenik düşüyor ve ölüyorlardı.
Cesetleri gömmeye yer kalmadığından insanlık dışı bir fikir çıktı ortaya. Hızlıca bir çözüme ulaşılmalıydı. Bir seferde birçok insandan kurtulmalıydı ve yer işgal etmemeliydi cesetleri. Nede olsa onlar bu dünyada fazlalıktılar.
Kimyasal Silah Zyklon B kullandılar. Aslında katı bir madde olan Zyklon B gazı hava ile temas edince en fazla 3 dakika içerisinde zehir salmaya başlar. Kapalı bir ortamda Gaz solunmaya başlandığında akciğere ciddi şekilde zarar verir. Yani insanlar havasızlıktan değil akciğer kanamasından ölür.
Uygulamak için penceresiz odalar yaptılar. İçerisini duş başlıklarına benzer metal borularla döşediler.
GAZ ODALARI artık hazırdı. Şimdi sıra cesetlerden nasıl kurtulacaklarına geldi.
Auschwitz esir işçi Kampını Ölüm Fabrikasına çeviren KREMATORİUM odaları yapıldı.
Krematorium siyah demir dökümden, yapıldı. Yüksek sıcağa dayanılmalıydı çünkü. İçeri dışarı çıkarılabilen sedye ve küreği hazırlandı. Morg ya da odun fırını gibi düşünün. İnsanların küle dönüştüğü ölüm fırını. Düşünemiyorsunuz değil mi?
Önce kadınları ve çocukları alıyorlardı yine. Ellerine ufak birer sabun vererek ?´hadi yıkanmaya gidiyorsunuz´´ yalanıyla götürüyorlardı gaz odalarına. Zavallı esirler yıkanacakları için mutlu oluyorlar ne derseler yapıyorlardı. Gaz odalarını adım atılmayacak kadar doldurduklarında üzerlerine kapı kilitlendikten sonra anlıyorlardı asıl gerçeği. Orası onlar için artık sondu. Belki de esaretten kurtuluş.
Devam edecek?