Hak Peygamber Hz.İsa'nın doğum tarihi olarak kabul edilen Miladi Takvime göre 2021'e hayırlısıyla adım attık.

Yüce Peygamberimiz Nebiler Sultanı Hz.Muhammed (SAV) de Milad'ın 570. yılında dünyayı şereflendirmişler ve bugün de örnekleri görülen Cahiliyye karanlıklarını dağıtmışlar, insan haysiyetini ve adaleti hakim kılan vahiyleri, sünnet ve mesajlarını 23 yıl boyunca vermişlerdi. Bu manada bilgilerimizi tazelemek için yeniden okuyacağımız kıymetli eserler vardır. Ben; önce Kur'an Mealini, Hadisleri, seçtiğiniz İlmihal ve Siyer Kitaplarını, Mevlana'nın Mesnevi'sini, Süleyman Çelebi'nin Mevlid'ini , Sinan Paşa'nın Tazarruname'sini, Maarifname'sini, Eşrefoğlu Rumi'nin (Nefisleri Temizleyici) Müzekkinnüfus'unu, Yunus Emre İlahilerini, Ahlak-ı Alai'yi, Dede Korkud'u, A.Nihat ASYA'nın Naat'ını tekrar okumamız gerektiğini acizane söylemekle yetineyim. Yetişmekte olan çocuklarımız için on yıla yayılabilecek liste şüphesiz daha zengindir. 8 ile 18 yaş arasındaki çocuk ve gençlerinize, 20 yaşına doğru şahsiyetini kuracak, aslında Devlet politikası ve Milli Eğitim müfredatının olmazsa olmaz denilebilecek, her yıla 100 kitaptan 10 yılda 1000 temel kitabı okutamıyorsanız,-Allah korusun- onları şimdiden kaybetmeye hazır olalım. Çünkü başkaları internet ve sosyal medya yoluyla her an pusudadır ve bizim uyanmamızı beklemeyecek kadar çakaldırlar. Bu "beyinleri ele geçirme haydutluğu" çağımızın yeni bir savaşıdır ve mağlup olmaya gelmez. Binbir koldan saldırı altındayız. Küçük çocuklardan yeni yetmelere, işsiz güçsüzlere, cahillere, evlere kadar giren bu felaketin TV denilen tembellik kutularında ve güya bilgisayar entelliği, cep telefonu sarhoşluğu ile ne yuvalar yıktığını, facia programlarında seyretmek bile gerekmez. Ayan beyan bir çözülüş vardır, düzeltmekle sorumlu olanlar, şikayet edeceklerine keskin tedbirler almazlarsa "atı alan Üsküdar'ı geçecek" bize de alık alık bakmak, peynirini tilkiye kaptıran aptal kara karganın zavallı bakışlarına şaşırmak garabeti kalacaktır. İslami eğitimle birlikte, Türk ve dünya atasözlerini ve masallarını, destanlarını, kahramanlık hikayelerini, örnek insanların hayatlarını anlatan kitapları, hepsi birbirinden güzel, Asya ve Anadolu oyun ve türkülerini, hatta marşlarını, eğlenceli mani ve bilmecelerini, şenlik içinde bize has hayat neşelerini öğretemezseniz, evleriniz Hristiyani eşya, süslü çam ve şişelerle dolar, çocuklar da normal zannedip alışır ve daha fazlasını daha yabancısını ister, zamanla sizi beğenmez hale gelirler. Çünkü yabancı kültürde tatminsizlik, israf ve ruhsuz zevksizlik vardır. Suratlara pasta çarpmalar, çirkin hediye denilemeyecek güya sürpriz (!) tuhaflığında soğukluklar, sahtelikler alıp başını gider. Bu gibi zeka uyuşukluğu dönemlerinde şok denilecek sert dönüşlere "Titre ve kendi gel !" emirlerine ancak dirayetli büyükler karar verir. Aile reisinden Devletin etkili ve yetkili zirvelerine doğru çocuklarımızı, gençlerimizi ve yarının ailesini kurtaracak muazzam bir seferberliğe ihtiyacımız vardır. Hem temel eserleri seçerek okuma seferberliği hem de 100. yılındaki İstiklal Marşımızın ruhuna uygun bir "Yeniden Milli Edebiyat İçin" toparlanıp ayağa kalkmaya ihtiyacımız vardır, hem de tekrar oturmamacasına, yorulmamacasına.. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifadesiyle "Gençler, yorulsanız bile milli idealimize doğru beni takip edeceksiniz. Çünkü dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler asla yorulmazlar..." Yıllar, insanların buluş ve tespiti ama aslında hayatımızda hepsi birer nimet olan geceler ve gündüzler ile bitmeyecek sandığımız mevsimler var.. Hamd ü senalar olsun.. Ve dilimde dualarla kırk temenni ve yakarış : * Allah bugünümüzü aratmasın * Yüce Mevla kimseyi şaşırtıp yoldan çıkarmasın * Allah kimseyi hırsına, ihtirasına mağlup etmesin * İrademizi başkalarının ellerine düşürüp de perişan eylemesin * Allah bizi nankörlük, vefasızlık zavallılığına düşürmesin * Yüce Mevla kimsenin aklını, iradesini, mantığını; hayat tecrübesini yok sayan maceracılıkla başkasının ellerine teslim etmesin * Allah kimseyi, çok yönlü düşünmeden girilen ani ve sonu belirsiz işlerin tuzağına kaptırmasın * Allah hepimizi korusun, kimseyi şeytanın, kaypak ve ufuksuz insanların oyuncağı yapmasın.. * Allah kimseyi maddeye, lükse, aşırı israfa, tüketim çılgınlığına ve görgüsüzlüğe esir eylemesin.. * Yüce Mevla kimseyi sonradan görme, tatminsiz, kıskanç, huysuz, arsız, inançsız, kibirli, dar ve dik kafalı yapmasın * Allah kimseyi menfaat düşkünü, tavizkar, saygısız, nimetin kadrini kıymetini bilmeyenlerden eylemesin. * Sağlık elden gidince, yataklara düşünce hiçbir servetin önem taşımadığını bilenlerden eylesin * Allah kimseyi muhannete, başa kakıcıya muhtaç eylemesin., * Allah kimseyi kurnaz, oyuncu, dolapçı, canbaz tabiatlı, menfaatperest, ayak kaydırıcı hilekarlıklara düşürmesin * Allah kimseyi üç kuruşluk menfaat için şahsiyetsizlik, riyakarlık, sadakatsizlik batağına sürüklemesin * Allah kimseyi, insanların zayıf taraflarıyla uğraşan, geçimsiz, inatçı,, kavgacı hallere duçar eylemesin. * Allah bize sade, sağlıklı, zinde bir beden ve iç alemi aydınlık bir mütebessim çehre nasip etsin.. * Mutevazı olmayanların, yüksekten uçanların akıbeti felaket olur. Tevazu ile başımızı eğelim, Allah'a sığınalım.. * Peygamber sünnetinden ayrılmayalım ve atalarımızın bin, iki bin yıllık tecrübelerini hiçe sayanların şerrinden Allah'a sığınalım.. * Okuyalım, düşünelim, tefekkür edelim, haddimizi aşmayalım, yoksa son pişmanlık fayda vermez. * "Azıcık aşım, ağrısız başım" diyenler, ruhen ve bedenen sağlıklıdır. Başını yastığa koyunca vesveselere kapılmazlar...Hırsı bitmeyenlere dünyada huzur yoktur..* Merhametli olalım, vefalı olalım, hülasa adam olalım. * Aslımızı, neslimizi, geldiğimiz kaynakları unutmayalım. * Zaaflarımızı meziyet sanmayalım. Meziyetlerimizle de övünmeyelim. * Hatalarımızı düzelte düzelte, yonta yonta hizaya gelelim. * Pişmanlıklarımızdan ders alalım ve bir daha düşmemek için ders alalım. * Ruh asaleti kazanmaya çalışalım.. * Haddimizi bilelim, çizmeden yukarı çıkmayalım. * Olur olmaz her konuya girmeyelim. Bilmediğimiz meselelerde susmayı, dinlemeyi bilelim. * Sade yaşayalım, gösterişe kapılmayalım "ne oldum delisi" tavırlara iltifat etmeyelim. * Sağlığımızın kıymetini bilelim, bedenimizin ve aklımızın emanet olduğunu unutmayalım, korunalım.. * Sabırlı ve tahammüllü olalım. * Kimsenin zevklerine, tavır ve edasına kınayıcı nazarla bakmayalım, gerekirse araya mesafe koyalım.. * İnsanlarla köprüleri atmayalım, selamı kesmeyelim. * Kimseyi hafife almayalaım, onlarla asla alay etmeyelim, arkalarından ve aleyhlerinde konuşmayalım.. * Bin yıldır Müslüman olan bu millet Türk Töresi ve İslam ahlakını öyle mükemmel kaynaştırmış ki bu değerlerin bozulmasına izin vermeyelim.. * İnsanların gururuyla ve haysiyetiyle oynamayalım, oynatmayalım. * Çoluk çocuğumuzun rızkını tehlikeye atmayalım, onları çaresiz bırakmayalım. * Kanaatkar olalım, tamah edenin elindekini de kaybetmesi tam bir akıl tutulmasıdır. * Allah hepimizi gafletten, şeytani aldanışlardan, akılsızca tercihlerden, mantıksız risk almalardan, açgözlülükten korusun.. Sizin de hayat tecrübelerinizle sıralayacağınız kırk madde daima vardır Geleneğimizde "Ey Oğul" diye başlayanYusuf Has Hacib'in, Dede Korkud'un, Şeyh Edebali'nin, Mevlana'nın, Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın, Gazali'nin ve diğer kıymetli zevatın nice söz incileri vardır ki unutmak bize yakışmaz. Sağlık ve afiyet temennilerimi sunuyorum. Zaman zaman, haftada bir gün Cumaları bu ve benzeri tespitlerimi 69. yılına girmekte olduğum hayatın bana öğrettiği derslerle dualarımı arz etmek niyetindeyim