Necip Hablemitoğlu´nun ?Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası? (2001 Bir Harf Yayınları) adlı kitabını okuyanlarınız bilir. Bergama´da altın madenleri o dönemde çıkarılmak istenmiş fakat birden pijamalı, atletli, yarı çıplak, bıyıklı, kasketli amcalar, şalvarlı teyzeler direnişe geçmişlerdi. Köylüler o kadar iyi organize olmuşlardı ki siyanürün etkisiyle çevre kirliği, doğal yaşam katledilecek diye yazılı ve görsel medyanın 90´lı yıllarda 10 yıla varan bir mücadele ile gündemdeki yerini korumuştu.
Hablemitoğlu, suikaste uğramadan önce Bergama tezgâhı üzerine kitabını henüz yayınlamış, Alman Vakıflarının Türkiye üzerinde sergilediği oyunu ifşa etmişti. Ardından ?Köstebek? isimli araştırma kitabını yazmaya başlamış (Gülen hareketinin! Örgütlenmesi) ve kitabını tamamlayamadan 2002 yılında faili meçhul olarak aramızdan ayrılmıştı. Kitap, vefatından sonra bitirilmemiş haliyle 2003 yılında yayınlanmıştır.
Uluslararası yasal görünümlü çeteler ve yerelde işbirlikçiler eliyle dün olduğu gibi bugün de kirli oyunlar ülkemizin güçlenmesi, gelişememesi üzerine derin manevralarına devam etmektedirler.
DÜNÜN BERGAMASI BUGÜNÜN TERMİK SANTRALİ...
Türkiye Enerji ithal eden bir ülke, aslında yapılmak istenen oldukça açıktır. YERLİ KÖMÜRDEN ENERJİ ELDE ETMEK ve bağımlılığı azaltmak.
Peki insan buna neden karşı çıkar?
-Toplumsal iletişim eksikliği ve karar verme mekanizmalarının şeffaf olmayışı olarak açıklanabilir.
Bu eksiklik hükümet kanadına aittir. Çözümü ise yerelde bilgilendirme daha etkin yapılmalıdır.
Peki, bu eksikliğin doğurduğu sonuç nedir?
-Dış güdümlü bilgisiz siyasal çevrecilik hareketi ile karşı karşıya kalan MİLLİ EKONOMİdir.
Halkımız doğal olarak yaşadığı yerin, soluduğu havanın, toprağın temiz olmasını isteyecektir. Akıllarda kalan en ufak bir şüpheye cevap verilecek şekilde organize bir çalışma ile bu endişeler giderilmelidir.
Ali Ceylan isimli okuyucum ?Kökten ?HAYIR?cılara HAYIR!? yazımın altına şöyle bir yorum yazmış:
?Selam Fatih bey herkesin görüşü değerlidir. Bu sebepten kendi görüşümü belirteceğim sadece Ereğli´ye sekiz adet termik santral yapımı için plan değişikliğine gidilmek istenmiştir Allah´tan mahkeme kararı ile durdurulmuştur şu an ne aşamada bilmiyorum, kıyı kentlerini belirtmişsiniz size katılıyorum fakat bunlar bizim kömürümüzle değil ithal kömür getirilerek yüzlerce dönüm arazilere cüruf dökülerek cüruf dağları oluşturulacaktır bu bir çevre felaketine sebep olacaklar. Yani sonuçta yine dışa bağımlı olacağız, ayrıca başka bir konuda bu Devlet şirketler adına milletin tapulu arazilerini kamulaştırıp yine bu şirketlere kiralanacak sonra bir yolu bulunup arazilerin üzerine üç kuruşa oturacaklardır yani zengin daha zengin fakir daha fakir olacak. Bu arada meclisten çıktığını sandığım bir kanuna göre Çevre ve şehircilik bakanlığı (ÇED)devre dışı bırakılarak işleri hızlandırmak adına milletin arazileri kamulaştırılacak olan yine gariban köylüye çiftçiye dar gelirliye olacak o sebepten Kökten hayır demeliyiz, ve alternatif yeşil enerjiye yani güneş ve rüzgar enerjisine destek vermeliyiz sizlerinde bu yönde yazılar yazarak desteklerinizi bekliyoruz. Saygılar?
Ali Ceylan beyin endişeleri haklıdır. Okuruma hassasiyeti için teşekkür ediyorum. Bu soruların cevabını yetkililerin vermesini ve kamuoyunu aydınlatmalarını bekliyor ve istiyoruz.
Ben sadece SALT KARŞIT OLMAK YERİNE MANTIKTAN YANAYIM!
Bilim ve Teknolojinin üstesinden gelemeyeceği bir şey yoktur dönemini unutmamamız gerekir.