Her yıl 16-18 Ağustos tarihleri arasında Hacıbektaş ilçesinde Hacı Bektaş-ı Veli Anma Günü ve Şenlikleri yapılmaktadır. Bu vesile ile Hacı Bektaş-ı Veli’yi özgeçmişini ve bazı görüşlerini anımsatarak anmak istiyoruz:

*Horasan, Nişabür, 1210'da doğan, asıl adı Seyyid Muhammed bin İbrahim Ata olan Hacı Bektaşı Veli Bektaşilik Tarikatı'nın kurucusudur. Bu tarikatta olanlara Bektaşi denir. Babası Seyit Muhammet, annesi Hatem Hatun'dur. Horasan'dan Anadolu'ya gelerek Amasya'ya yerleşti. Ahmet Yesevi'nin ilkelerini edindi, kendini yetiştirdi. Halka, doğru yolu göstermeye ve bir yandan da değerli öğrenciler yetiştirmeye başlayan Hacı Bektaş-ı Veli, kısa zamanda tanındı, büyük ilgi gördü. Bu sırada Anadolu'da dini, iktisadi, askeri ve sosyal bir kurum olan ve kendisinin de bağlı olduğu "Ahilik Teşkilatı"yla büyük hizmetler yaptı. Osmanlı sultanları tarafından sevildi, sayıldı. Anadolu Selçukluları'na karşı ayaklanarak 1240'ta idam edilen Baba İshak'ın halefi oldu. Kırşehir ve Kayseri'den sonra Sulucahöyük köyüne (Hacıbektaş ilçesi) yerleşti. Bugün türbesi ve müzesi Hacıbektaş'tadır. Kurduğu tarikat, Osmanlı imparatorluğuna yayıldı. Yunus Emre'ye hocalık yaptı. Hacı Bektaş'ın Arapça "Makalat" adında, tasavvuf yollarını öğreten eseri Türkçeye çevrildi. Öyküleri derlenerek Vilayetnamei Hacı Bektaş-ı Veli adıyla yayınlandı. (Hikmet Altınkaynak, Türk Edebiyatında Yazarlar ve Şairler, Hürriyet Kitap, 1.Baskı: Mart 2018) 1270 yılında Hacıbektaş'ta (Sulucahöyük) vefat eden Hacı Bektaş-ı Veli'yi bazı düşüncelerini anımsatarak anmak istiyoruz: Hünkar Hacı Bektaş Veli, diyor ki: "Eline, diline, beline sahip ol!" Buradaki el, yaşanılan il, yani yurttur. Dil, konuşulan dildir. Bel, ekim öncesi, toprağı kazan demirden yapılmış alettir. Bunlara sahip olanlar, yurduna, diline sahip çıkan, üreterek bağımsız ve onurlu yaşayan toplumu yaratan insanlar demektir. "Eline - Diline - Beline sahip ol!" uyarısı, yukarıdaki anlamın dışında Alevi - Bektaşi toplumunda daha çok ahlaksal anlamda kullanılmaktadır: eline sahip ol: elinle koymadığını alma, yani hırsızlık yapma! Diline sahip ol: Yalan söyleme, topluma nifak sokma, ikilik yaratma!.. Beline sahip ol: Eşinden başkasına kötü gözle bakma namuslu ol! Anlamlarını içermektedir. Hacı Bektaş Veli, İslam'ın beş şartından biri olan Hac için diyor ki: "Hararet nardadır, sacda değildir / Dervişlik baştadır, taçta değildir. / Her ne arar isen kendinde ara / Kudüs'te, Mekke'de, Hac'da değildir." Aptes almayı da şöyle yorumluyor: "Bir şişenin içine pislik doldurup ağzını kapatsanız ve o şişeyi bir deryaya sokup dışına durmadan yıkasanız, içindeki pisliği asla temizlemiş olmazsınız. İbadet temizliğinde esas olan el yüz yıkayarak aptes almak değil, gönül temizliğiyle donanımlı olup kul hakkına saygı duymaktır." Bir erkeği okutursanız, bir kişiyi aydınlatmış olursunuz. Ama bir kadını okutursanız, bir toplumu aydınlatmış olursunuz. En yüce servet bilimdir. Bilimle gidilmeyen yolun sonu karanlıktır! İnsanın temeli ahlaktır. Ahlakın özü bilgi, bilginin özü ise akıldır. Aklını kullanmayan yok olur. Dinine dizinle değil, özünle bağlan. İşini aydınlıkta gör, karanlığa bırakma. Asalet, duruluk ve doğruluktur.. Oturduğum yeri pak et, yediğim lokmayı hak et. Adalet, her işte hakkı teslim etmektir. Akıllı insan, sabırlı, utanan ve kanaatkar olandır. En büyük ibadet ve keramet çalışmaktır. Çalışmadan geçinenler bizden değildir. İnsanoğlunun en büyük düşmanları: Yalancılık, boğazına düşkünlük, mal ve mevki hırsı, dedikoduculuk, edepsizlik, ihanetçilik ve Hakk'ı inkardır. (Lütfi Kaleli, Anadolu'yu Aydınlatanlar, Berfin Yayınları, Birinci Baskı: Haziran 2016). Satırlarımıza bir Bektaşı fırkası ile son verelim: Bektaşi, ağzına kadar dolu bir otobüsün şoförüymüş, yolda radyoyu açmış. Softanın biri otobüste ayağa kalkıp bağırmış: "Kapat şu gavur icadını!" Yolcular da şaşırmışlar, Bektaşi radyoyu kapatmış. Bir akaryakıt istasyonunda otobüse durdurmuş. Softanın oturduğu koltuğun yanına gitmiş: "Affedersiniz, motorda arıza oldu. Kablo sizin koltuğun altından geçiyor, siz aşağı inin de arızaya bakayım," demiş. Softa otobüsten iner inmez Bektaşi gaza basmış: "Otobüs de gavur icadıdır," demiş, "Sen kağnıyla gelirsin!" (Öner Yağcı, Bektaşi Demiş ki, Cem Yayınevi, Birinci Basım: Ekim 2015).