Değer bilmeyenlere sakın emeğini sunma.

Yapabilenler Yapar Yapamayanlar Eleştirir İnsanlar, aileler, kurumlar ve toplumlar ilerlemek için yeni bir şeyler geliştirirler ve uygulamaya geçirirler. Bu, bir adım öteye gitmenin bir basamak yükselmenin en önemli aracıdır. Peki, neden farklılıklar oluşur, kimileri gelişirken kimileri geri kalır veya az gelişir? Bir hanımefendinin, bin bir güçlükle ve heyecanla hazırladığı yemeğin tadına bakan eşinin gözlerinin içine bakarken, eşinin hoşuna gitmeyen bir durum için yüzünü ekşitmesi, daha kötüsü bir takım eleştirilerde bulunmasının hanımefendi üzerindeki etkisini düşünün. Sekiz yaşındaki bir çocuğun, övgü bekleyerek yaptığı bir şeyi anlatırken öğretmenin, annenin veya babanın kayıtsız kalması veya "olmamış" demesi sizce nasıl bir durumdur? Çok sevdiğim bir aforizma geldi aklıma: " Yapabilenler yapar, yapamayanlar eleştirir." Eleştirmek ve yapmak ile ilgili bir hikayeyle sonlandıralım yazımızı. Usta bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış. Büyük usta, öğrencisini uğurlamış. Çırağına " Yaptığın son resmi, şehrin en kalabalık meydanına koyar mısın?" demiş. "Resmin yanına bir de kırmızı kalem bırak. İnsanlara, resmin beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi de unutma." diye de ilave etmiş. Öğrenci, birkaç gün sonra resme bakmaya gitmiş. Resmin üzerinde birçok çarpı görmüş. Üzüntüyle ustasının yanına dönmüş. Usta ressam, üzülmeden yeniden resme devam etmesini tavsiye etmiş. Öğrenci resmi yeniden yapmış. Usta, yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş. Fakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını söylemiş. Yanına da insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir not bırakmasını önermiş. Öğrenci denileni yapmış. Birkaç gün sonra bakmış ki resmine hiç dokunulmamış. Sevinçle ustasına koşmuş. Ustasının diyeceklerine kulak kabartmış. Usta ressam bu durumu şöyle özetlemiş: "İlkinde, insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı. İkincisinde, onlardan müspet, yapıcı, olumlu olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi." O yüzden hayatın boyunca şunları unutma: "Emeğinin karşılığını, ne yaptığını bilmeyen insanlardan alamazsın." "Değer bilmeyenlere sakın emeğini sunma." " Asla bilmeyenle tartışma."