SİYASETİN DİLİ

24 Haziran 2018 tarihinde yapılacak seçim için geri sayım başladı dersek yanlış olmaz. AKP iktidarının ?kesinlikle bir erken seçim olmayacak?açıklamalarına rağmen muhalefetin öngörüsü gerçek oldu. Erken değil bir baskın seçimle karşı karşıyayız.Çünkü yeni sistemle ilgili uyum yasaları bile çıkarılmamışken bu kadar erken bir tarihin açıklanmasını ancak baskın kelimesiyle sıfatlandırabiliriz. AKP´nin bu kadar aceleci davranmasını , muhalefetin bir araya gelmesini engellemek kurnazlığı ile açıklayabiliriz. Özellikle de İYİ Partiyi seçimin dışında bırakarak AKP ?yi ezici bir çoğunlukla tekrar iktidar yapmak gibi hesaplar şimdilik duman olmuş gözüküyor. Bunu hem iktidar sözcülerinin yüz ifadelerinden ve söylemlerinden,hem de Cumhur ittifakına katılan parti sözcülerinin konuşmalarından , rakip adaylar ve Millet ittifakına mensup partilere yaptıkları hakaret dolu açıklamalarından anlamak mümkün. CHP´li 15 Milletvekilinin İYİ Partiye geçici transferi demokrasimiz adına güzel bir sınav olmuş,AKP´yi ters köşe yapmıştır. Nitekim bu olaydan önce AKP´li Elitaş; ?İYİ Parti artık bundan sonraki seçimlere hazırlansın.?diyerek niyetlerini açık etmişti. CHP-İYİ PARTİ diyaloğu bütün oyunları bozmuş,diğer partilerle sağlanan MİLLET İTTİFAKI demokrasimizin önüne konulmaya çalışılan engelleri darmadağan etmişti. Meral AKŞENER buna rağmen 100 bin imza ile aday olmayı tercih etmiş,altı saatte de bu imzaları toplamayı başarmıştı.İnternette dolaşan bir video vardı. Vatandaşa mikrofon uzatılıp bir soru yöneltiliyor. 24 Haziran´da yapılacak seçimde ikinci tura kalınırsa kimin Cumhurbaşkanı olmasını istersiniz? A-Recep Tayyip Erdoğan, Diğer şıkkı beklemeden vatandaş ;?B şıkkı?diye yapıştırıyor cevabı.. Yani benim gibi düşünüyor; parlamenter sistemi savunan,yasama yürütme ve yargının birbirinden bağımsız olmasını isteyen ikinci adaya oy vereceğini söylüyor. Kim mi kazanır ? Benim anket şirketim yok,o nedenle bilemem.Eğer ikinci tura kalınırsa ikinci aday kim olur , o da şimdiden belli değil. Meral Akşener de olabilir, Muharrem İnce de. Hiç farketmez T.Karamollaoğlu da olabilir.Ben tercihimi parlamenter demokrasiden yana yapıyorum. Yani cevabım B şıkkı.Milletin kararına da saygılı olmak lazım. Millet TAMAM diyorsa tamamdır. Yeter ki seçim demokratik ve adil olsun. Bu konuda tereddütlerim var. Yandaş kanallar ve hatta Devlet Radyo ve Televizyonu TRT bile saatlerce ve orantısız biçimde AKP ve R.T.Erdoğan´a yer verirken diğerlerini neredeyse birkaç dakika ile geçiştiriyor. AKP´nin ilçe kongrelerinden bile canlı yayın yapılırken,bir bakan veya il başkanının konuşmaları canlı aktarılırken, İYİ Parti´nin binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen kongresi yok sayılıyor. Beyler bu sizin içinize siniyor mu Allah aşkına?Kazanmak için her yol mübah mı yani? Savaşa mı gidiyoruz,seçime mi? Biz savaşlarda bile mertlik ve dürüstlükten,adalet ve merhametten ayrılmamış bir milletin evlatları değil miyiz? Ne oldu haram helal kavramlarına? Yahu bırakın vatandaşlar tüm adayları ve onların projelerini eşit zaman dilimlerinde dinleyip iyice öğrensin,özgürce ve kıyaslayarak kendileri karar versin.Siyasetin dili de önemli. Sayın Erdoğan,hem de Muharrem İnci´nin kendisini ziyaretinin ardından;? CHP pisliktir,çöplüktür.?diyor. Sayın Bahçeli;?İp´lisi ipsizi??diyerek başlıyor sözlerine. Cumhurbaşkanı rakiplerine ; ? münafıklar çetesi?,Başbakan ;?benzemezler ittifakı? ,Bahçeli;?fetöcü?etiketini yapıştırıyor. Rakipleri aynı dille cevap verince bu sefer ne ahlaksızlıkları kalıyor ne de edepsizlikleri. M.İnce ;?Kavganın kralını yaparım ama biz barışın dilini geliştirelim.? diyor. M.Akşener;? Benim ağzımı bozdurmayın,sabrın da bir sınırı var.?diyerek yapıyor sitemini.Adayların bu kin,nefret,öfke ve hakaret dilini terketmesi gerekiyor. Kavga ve gerilim bir siyaset stratejisi olamaz.Kibir,ihtiras,kıskançlık,megalomani bir hastalıktır.Bizim gibi düşünmeyenleri düşman gibi görmek insanın ruh ve akıl sağlığını da bozar. Birlik ve beraberliğe giden yol sevgiden geçer.Çevremiz düşmanlarla çevrili iken huzur ve güvenliğimizin 80 milyonun kardeşliğine bağlı olduğunu unutmayalım. Siyaset millete hükmetmek için değil,hizmet için yapılmalıdır.Bu arada partiler milletvekili aday listelerine son şeklini vermek için hummalı bir çalışma içerisindeler.Her partide birbirinden değerli isimler var aday adayları içinde.Sıralama belli olmadan adaylar hakkında yorum yaparak algıları etkilemek istemiyorum. Yetkili kurullar paraya pula,şana şöhrete değil de liyakata,yeteneğe,birikime ve projesi olanlara listelerde yer verirse, hem partiler,hem halkımız,hem de ülkemiz için doğru karar vermiş olacaklardır diye düşünüyorum.Ahmet ACAROĞLU